Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Türkiye Yüzyılı’nda teröre, şiddete yer yok

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Türkiye Yüzyılı’nda teröre, şiddete yer yok

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, AK Parti Mardin İl teşkilatının bir otelde düzenlediği 'Vefa iftarı' programına katıldı.

Programa ayrıca Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, AK Parti Mardin Milletvekilleri Faruk Kılıç ile Muhammed Adak, Mardin-Diyarbakır Metropoliti Saliba Özmen, bölgenin tanınmış din adamlarından Şeyh Seyda Mihdi Seydaoğlu, AK Parti'li ilçe belediye başkanları, sivil toplum kuruluşları yöneticileri, partililer ve çok sayıda vatandaş katıldı.

‘TÜRKİYE DÜNYADA ADALETİN SESİ, BÖLGESİNDE İSE OYUN KURUCU BİR GÜÇTÜR’

Burada konuşan Bakan Işıkhan, Türkiye’nin artık masada da sahada da çok büyük bir güç haline geldiğini ifade ederek, “AK Parti hareketi bir vefa hareketidir. Bu milletin özlemi, bu toprağın duasıdır. Sayın Cumhurbaşkanımızın ellerinde; bu milleti millet yapan ve dili, dini, ırkı ne olursa olsun herkesi kucaklayan bu harçla hamuru yoğurulmuştur. Bugün Türkiye, sadece kendi sınırlarını koruyan bir ülke değil; dünyada adaletin sesi, bölgesinde ise oyun kurucu bir güçtür. Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyoner liderliğiyle, Türkiye; artık masada da sahada da çok büyük bir güç haline geldi. Kurulan kirli tezgahları bozan, mazlumun elinden tutan ve ‘Dünya beşten büyüktür’ diyerek, küresel adaletsizliğe meydan okuyan bir irademiz var. Bu irade, milletinden aldığı güçle Türkiye’yi devler ligine taşımıştır. Şimdi önümüzde daha büyük bir hedef var: Türkiye Yüzyılı. Biz bu vizyonu, Mardin’in çok kültürlü mirasıyla, hoşgörüsüyle ve çalışkan insanıyla birlikte inşa edeceğiz. Mardin; dillerin ve dinlerin barış içinde yaşadığı, tarihsel derinliğiyle dünyaya örnek olan bir huzur adasıdır. Mardin’in potansiyelini, teşkilatımızın bu enerjisiyle birleştirerek şehrimizi kalkındırmaya devam edeceğiz. Hedefimiz; Mardin’in her bir ferdinin, gencinin ve emekçisinin bu büyük vizyondan payını almasıdır” dedi.

‘GÜVENLİ BİR ORTAM AYNI ZAMANDA BİR YATIRIM ORTAMI DEMEKTİR’

Huzur ve güvenliğin olduğu ortamda kalkınmanın hızlanacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ise, “Bugün kardeşliğin asırlardır kök saldığı, farklılıkların bir arada yaşama iradesiyle anlam kazandığı bu şehirde ne yazık ki bölgemizde yaşanan çatışmaları ve artan gerilimleri de konuşmak durumundayız. Oysa ülkemizin terör belasından kalıcı biçimde kurtulmasını hedefleyen ‘Terörsüz Türkiye’ vizyonu aynı zamanda bölgemizde huzurun ve istikrarın güçlendiği ‘Terörsüz Bölge’ anlayışını da içinde barındırmaktadır. Terörün gündem olmaktan çıktığı sivil siyasetin, demokratik siyasetin ve huzurun egemen olduğu bir ortam aynı zamanda temel hak ve hürriyetlerimizi çok daha rahat bir şekilde yaşayacağımız, kalkınmamızı çok daha hızlı bir şekilde gerçekleştireceğimiz bir ortam demektir. Ben her zaman söylüyorum. Bugün de altını çizmek isterim. Güvenlik, demokrasinin de kalkınmanın da temelidir. Huzurlu, güvenli bir ortamınız olmalı ki demokratik haklarınızı da en güzel şekilde yaşama imkanı olsun. Yine huzurlu, güvenli bir ortam aynı zamanda bir yatırım ortamı demektir. Huzurun olmadığı yerlerde bırakın başka yerlerden sermaye ve yatırım gelmesini, mevcut sermaye başka yerlere kaçabilir. Nitelikli insan tutamazsınız. Dolayısıyla huzurun, güvenin olduğu ortam aynı zamanda kalkınmanın hızlandığı ortamdır” diye konuştu.

‘BÖLGEMİZDE YAŞANAN GELİŞMELER BU HEDEFİN NE KADAR HAYATİ OLDUĞUNU GÖSTERDİ’

‘Terörsüz Türkiye’ sürecinin önemine değinen Yılmaz, şunları söyledi:

“Yıllar yılı teröre büyük kaynaklar harcandı. Bir hesaba göre 2 trilyon doların üzerinde bir ekonomik kayıptan bahsediyoruz. Şimdi inşallah tam tersine bu kayıpları bir tarafa bırakıp kaynaklarımızı çocuklarımızın, gençlerimizin geleceği için harcamamız gereken bir dönemdeyiz. Ve inşallah hem ‘Terörsüz Türkiye'yi hem de ‘Terörsüz Bölgeyi’ başaracağız. Hep birlikte gerçekleştireceğiz. Bu hedef farklı kimliklerin, inançların ve kültürlerin bir arada yaşadığı bu coğrafyada barışın, güvenliğin ve kardeşliğin daha güçlü şekilde kök salması anlamına gelmektedir. Ancak son dönemde bölgemizde yaşanan gelişmeler bu hedefin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha bizlere göstermiştir. ‘Terörsüz Türkiye’ sürecinin başlangıcından bu yana belli bir vakit geçti. Belki bazı insanlar ‘Nereden böyle bir şey gelişti’ diye düşündüler. Ama son dönemde yaşadıklarımız herhalde bu inisiyatifin, bu çabanın ne kadar anlamlı olduğunu herkesin daha iyi idrak etmesini sağlamıştır.”

‘ATEŞKES BİR AN ÖNCE SAĞLANMALI’

ABD-İsrail ve İran arasında yaşanan gerilimin son bularak bölgede ateşkesin bir an önce sağlanmasının gerektiğini ifade eden Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İran’a yönelik saldırılar ve ardından yaşanan karşılıklı misillemeler, ABD-İsrail ve İran arasında tırmanan gerilimle birlikte bölgesel istikrar açısından ciddi riskler doğurmuştur. Şu anda bölgemiz maalesef bir ateş içerde ve bunun içinde ülkemiz adeta bir istikrar adası konumunda. Cenabı Allah Bu istikrarımızı, bu huzurumuzu muhafaza edenlerden eylesin. Bunu temenni ediyoruz. Bu süreçte Türkiye olarak başından beri ihtilaflıların savaş yerine, çatışma yerine diplomasiyle, müzakereyle çözülmesi noktasında her türlü gayreti gösterdik ve göstermeye devam ediyoruz. Mardin'den, bu barış şehrinden, bu farklılıkları bir arada kardeşçe yaşatan şehirden bir kez daha sesleniyoruz; bu ateşkes bir an önce sağlanmalı. Taraflar sorunlarını masada müzakere yoluyla, diplomasi yoluyla çözmelidir. Savaşın hiç kimseye faydası yoktur. Adil bir barış ise herkesin lehinedir. Bu çerçevede birçok insani, ekonomik ve çevresel maliyet üreten bu çatışmaların, bölgesel yayılma riski ortaya koyan, bölgemizin refahını ve istikrarını, küresel aynı zamanda istikrarı tehdit eden bu sürecin bir an önce sona ermesini ve bölgemizin normalleşmesini arzu ediyoruz.”

‘DİPLOMASİ YOLUNU TERCİH EDERLERSE TÜRKİYE OLARAK KATKIYA HAZIRIZ’

Ortadoğu’da tarafların diplomasi ve müzakere yolunu tercih etmesi durumunda Türkiye Cumhuriyeti’nin süreçlere katkı vermeye hazır olduğunu belirten Yılmaz, şöyle konuştu:

“Bu noktada Sayın Cumhurbaşkanımız son derece tecrübeli, dirayetli bir lider olarak her türlü gayreti sarf ediyor. Liderler diplomasisi yoluyla büyük bir çaba sarf ediyor. Dışişleri Bakanlığımız, İlgili tüm kurumlarımız her türlü gayreti sarf ediyorlar. Taraflar bir diplomasi müzakere yolunu tercih ettikleri noktada Türkiye Cumhuriyeti olarak bu süreçlere her türlü katkıyı vermeye de hazır olduğumuzu ifade etmek isterim. Diğer yandan tabii ki ülkemizi, sınırlarımızı, insanımızı birinci önceliğimiz olarak korumaya, gözetmeye milli hassasiyetlerimizi gözetmeye devam edeceğiz. Böyle bir dönemde, böyle hassas bir dönemde Türkiye'nin güçlü duruşunu sahada en iyi şekilde temsil eden yapıların başında teşkilatlarımız gelmektedir. Milletimizle kurduğumuz güçlü bağ AK Parti'nin en büyük gücüdür. Biz gücümüzü birtakım uluslararası güç odaklarından almıyoruz. İçerideki bazı güç odaklarından da almıyoruz. Biz başından beri gücümüzü halktan aldık, milletten aldık. Bundan sonra da bu anlayış içinde devam edeceğiz inşallah.”

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.