Erdoğan’dan üniversitelere yapay zekâ mesajı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, üniversitelerde yapay zekâ kullanımının artmasıyla birlikte eğitim süreçlerinde insan faktörünün geri plana itilmemesi gerektiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni’nde üniversitelerin geleceğine ilişkin mesajlar verdi. Yapay zekâdaki hızlı gelişmelerin yükseköğretim açısından yeni bir sınama oluşturduğunu ifade eden Erdoğan, bilgiye erişimin kolaylaşmasının beraberinde farklı sorunları da getirdiğini dile getirdi.
Erdoğan, üniversitelerin yalnızca mevcut bilgiyi öğrencilere aktaran kurumlar olmadığını, araştırma yoluyla yeni bilgiler üretmesi ve elde edilen bilgileri toplumsal sorunların çözümünde kullanması gerektiğini belirtti. Yapay zekâ teknolojilerinin eğitim alanındaki etkisine değinen Erdoğan, akademik süreçlerde insan unsurunun korunmasının önemine işaret etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni'nde konuştu. Erdoğan'ın konuşmasının satırbaşları şöyle: "2026-2027 Akademik Yıl açılış töreninde sizleri milletin evinde ağırlamaktan memnuniyet duyuyorum. Yeni akademik yılın, ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Öğrencilerimizin yeni bilgi ve tecrübeler edineceği, hocalarımızın yeni araştırmalar gerçekleştireceği verimli bir yıl geçirmenizi diliyorum.
Az önce Harran Üniversitemizin çok sesli korosu bir dinleti icra ettiler. Yaşam ve eğitim hakkı ellerinden alınan Gazzeli çocuklara ithaf edilen bu beste bizleri ziyadesiyle etkiledi. Son 3 yıl annelerini, babalarını, kardeşlerini, arkadaşlarını toprağa veren evleri, okulları Siyonistler tarafından yerle yeksan edilen tüm Gazzeli öğrencilere, bölgemizin ve dünyanın dört bir yanındaki mazlum ve mağdurlara en güçlü dayanışma mesajlarımı iletiyorum. Barbarlar unutsa da Fırat'ın öte yakasındaki çocukları asla unutmayacağımızı, haklı davalarını savunacağımızı özellikle ifade ediyorum.
Burada bir hususun altını çizmekte fayda görüyorum. Dün Antalya'da ev sahipliği yaptığımız Uzay Kongresi'ndeki hitabımda da ifade ettim. Merkezinde yer aldığımız coğrafya sayısız hazinelerle dolu. Bağdat'tan İstanbul'a Buhara'dan Bursa'ya kadar çok geniş bir coğrafyayı adım adım ihya etmiştir. Bizim zihin haritamızda bilginin odağında anlam, anlamın çekirdeğinde hakikat vardır. Bilgi bu yönüyle derinleşme, tefekkür etme noktasında yegâne araçtır.
İlmi ve âlimi baş tacı eden ecdat da bu kavrayışla hareket etmiştir. Geçmişte üniversitelerin öncelikli aracı eldeki bilginin aktarılmasıydı. İlave olarak araştırma faaliyetleri de ağırlık kazanmaya başladı. Devam eden süreçte ise milyonlara üçüncü görev olarak ekonomik ve toplumsal katkı da eklendi. Bugünün üniversiteleri var olan bilgiyi öğrencilere aktaran, araştırma faaliyetleriyle yeni bilgilere ulaşan, bu bilgileri de toplumla paylaşıp meselelere çözüm üreten kurumlardır.
Üniversitelerimizin kendilerinden beklentimiz bunlardır. Ancak yapay zekâda baş döndürücü gelişmeler üniversitelerimiz için sınayıcı pay almıştır. Bilgiye erişim kolaylaşmıştır. Bilgiyi karşılaştırmalı ele almanın, sorgulamanın, değerlendirme yapmanın önemi giderek azalıyor. Kaynağa giden yollar kısalırken, eforun kıymeti, bereketi, getirisi de unutuluyor. Akademide yolda olmak kimi zaman menzile ulaşmaktan daha faydalıdır.
Tıpkı karanlık fabrikalarda gördüğümüz gibi akademik süreçlerde de insan faktörü azalıyor. Yapay zekânın sunduğu bilgilerin sıhhati çoğu zaman sorgulanıyor. Burada dikkat etmemiz gereken en hayati nokta şurasıdır; öğrenci ile akademisyen arasındaki bağ sadece bilgi aktarımından ibaret değildir. Ona bilimsel bir kültür aşılar. Burada ana aktör insan olmazsa aktarılan bilgi de kalıcı olmaz. Hiçbir çaba harcanmadan edinilen bilgi anında unutulur.
Üniversitelerimizin yapay zekâ ve yeni teknolojiler bağlamında bu sorunlara etraflıca kafa yormaları gerektiğine inanıyorum.”
Kaynak:HABER MERKEZİ

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.