İlber Ortaylı namaz kılar mıydı? Yusuf Halaçoğlu açıkladı
Tarihçi yazar Yusuf Halaçoğlu, Prof. Dr. İlber Ortaylı için yapılan “namazla ilgisi yoktu” yorumlarına tepki gösterdi. Halaçoğlu, İlber Ortaylı namaz kılar mıydı sorusuna “bizzat şahit oldum” diyerek, cevap verdi.
Tarihçi, Yazar ve Siyasetçi Yusuf Halaçoğlu, vefat eden dünyaca ünlü tarihçi yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı için yapılan “namazla ilgisi yoktu” yorumlarının art niyetli olduğunu ve gerçeklerle bir ilgisinin bulunmadığını söyledi.
BİZZAT ŞAHİT OLDUM
Halaçoğlu, İlber Ortaylı namaz kılar mıydı sorusuna “bizzat şahit oldum” diyerek, cevap verdi. Türk Tarih Kurumu (THK) Başkanlığı ve İyi Parti’den Kayseri Milletvekilliği yapmış bir isim olan Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, “Buna bizzat şahit olmuş biri olarak söylüyorum. O inancını reklâm olsun diye yerine getiren bir kişi değildi. Ankara kalesindeki Selçuklu camileri imamları ve cemaatleri onu iyi tanırlar. O, birlikte kendisiyle namaza gidenlere Uludağ lokantasında yemek ısmarlardı” dedi.
Halaçoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı “Bir Alimin ardından” başlıklı açıklamasında, İlber Ortaylı ve Ortaylı’ya yönelik ithamlarla ilgili şunları kaydetti:
“BİR ÂLİMİN ARDINDAN
İlber Hoca Hakka yürüdü. Biliyoruz ki her canlı ölümü tadacaktır. Fakat üzülmemek mümkün değil.
Pazartesi günü ikindi namazı sonrası Fatih Camiinde kılınacak cenaze namazı sonrası defnedilecek. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun.
Yıllarca bir dost, meslektaş olarak yurt dışında ve yurt içinde çeşitli etkinliklerde yer aldık. Gerçek bir vatansever, ama aynı zamanda objektif iyi bir tarihçimizdi ve yabancı bilim adamları onun olduğu toplantılarda hep çekingen davranır, ileri geri konuşamazdı. Yeri zor doldurulur.
Ancak vefatından sonra bazı kendini bilmez, üstelik Prof. titrini de taşıyan tarihçi sıfatlı boş kişiler, onu, yok siyonizmin adamı, yok namazla ilgisi olmayan, kötü bir tarihçi gibi ahlâksızca kötülemeye çalışıyor.
Altın altındır. Yere düşmekle değer kaybetmez. Ama eşeğe altın semer taksan da eşektir. Kedi uzanamadığı ete mundar dermiş. Bu gibiler, İlber Hoca’nın toplum nezdindeki sevgisine ve uluslararası camiadaki itibarına ulaşmaları bir yana, onun insanlığına ve inancına da ulaşmaları da mümkün değildir.
Buna bizzat şahit olmuş biri olarak söylüyorum. O inancını reklâm olsun diye yerine getiren bir kişi değildi. Ankara kalesindeki Selçuklu camileri imamları ve cemaatleri onu iyi tanırlar. O, birlikte kendisiyle namaza gidenlere Uludağ lokantasında yemek ısmarlardı.

İFTİRA EDİYORYAR
Bugün maalesef ona iftira edenler, hem insanlık, hem de ilim adına bir utanç âbideleridir.
Yazık. Ölmeden yüzüne konuşamayanlar, ilmî acziyetin ne denli mensubu olduklarını gösteriyorlar.
İlber kardeşim. Senin ortaya koyduğun eserler, insanların doğru bilgileri öğrenmelerine vesile olarak amel defterinin kapanmamasını sağlayacak, iftira eden ve sırf ideolojilerine hizmet eden güruh için ise, huzur-ı mahşerde, insanlara gerçekleri anlatmadıkları için en ağır cezayı hak edeceklerdir.
Ruhun şâd, mekânın Cennet olsun. Nurlar içinde yat.”

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.