Kadının gücü, toplumun geleceğini belirliyor

Kadının gücü, toplumun geleceğini belirliyor

Kadınların güvenliği, hakları ve toplumsal konumu, bir toplumun gelişmişlik düzeyinin en önemli göstergesi olarak öne çıkıyor. Toplumsal duyarlılık, kadınlara adalet ve eşitlik sağlama çabasıyla ölçülüyor.

Bir toplumun ilerleme seviyesi yalnızca fiziki altyapısıyla değil, kadınlara gösterdiği saygı ve adalet anlayışıyla ortaya çıkar. Kadınlar, toplumun yalnızca bireyi değil, düşüncesi, vicdanı ve geleceği olarak önemli bir rol üstlenir. Ülkemizde ve dünyanın birçok yerinde kadın hakları, güvenliği ve toplumsal statüsü hâlâ ciddi tehditler altında bulunuyor. Kadına yönelik şiddet ve ayrımcılık, bireysel zararların ötesinde toplumun ortak vicdanını da etkiliyor.

TOPLUMSAL DUYARLILIK VE KADINLAR

Toplumların gelişmişlik seviyesi; binalarının yüksekliğiyle, yollarının genişliğiyle değil, kadınlarına gösterdiği saygı, adalet ve duyarlılıkla ölçülür. Çünkü kadın bir toplumun sadece bireyi değil, düşüncesi, vicdanı ve geleceğidir. Ne yazık ki bugün hâlâ dünyanın pek çok yerinde olduğu gibi ülkemizde de kadın hakları, güvenliği ve toplumsal konumu üzerine ciddi sorunlar yaşanıyor. Bu yüzden toplumsal duyarlılık yalnızca bir kavram değil, acil bir ihtiyaçtır. Toplumda kadınlara yönelik her türlü şiddet ve ayrımcılık, sadece bireyleri değil, ortak vicdanımızı yaralıyor. Bir kadının güvenle yaşayamaması, özgürce konuşamaması, sokakta endişeyle yürümesi; toplumun duyarlılık eksiğinin en somut göstergelerinden biridir. Bu sorunların çözümü ise yalnızca yasal düzenlemelerle değil; zihniyet dönüşümüyle mümkündür. Duyarlılık, bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın anlayışıyla bağdaşmaz. Gerçek duyarlılık, tanımadığımız bir kadının yaşadığı haksızlığa sessiz kalmamayı gerektirir. Bir toplumda kadın özgünse, eğitimliyse, üretkense; orada yaşam da ileri gider. Fakat kadın baskı altında tutulduğunda, toplumun yarısı susturulmuş olur. Kadının sesi kısıldığında, adalet de gelişim de yarım kalır. Unutulmamalıdır ki: Kadının güçlenmesi, erkeğin zayıflaması değil, toplumun güçlenmesidir. Kadınların güven içinde yaşadığı bir toplum, geleceğine umutla bakar. Adaletin hüküm sürdüğü bir toplumda kadınlar güçlenir; kadınların güçlendiği bir toplumda ise barış, huzur ve merhamet çoğalır.

 Yazar
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.