Kırşehir Fayların Kıskacında mı?

Kırşehir Fayların Kıskacında mı?

Kırşehir, jeolojik olarak “Kırşehir Bloğu / Kırşehir Masifi” üzerinde yer alır. Bu masif yapı, bazı bölgelerde zemin büyütmesini sınırlayarak avantaj sağlasa da çevresindeki aktif faylardan tamamen bağımsız değildir.

Kırşehir, jeolojik olarak “Kırşehir Bloğu / Kırşehir Masifi” üzerinde yer alır. Bu masif yapı, bazı bölgelerde zemin büyütmesini sınırlayarak avantaj sağlasa da çevresindeki aktif faylardan tamamen bağımsız değildir. Kentin deprem tehlikesinde en belirleyici unsurlardan biri, il merkezinin kuzeydoğusunda uzanan ve yaklaşık 25–30 km uzunluğa sahip Seyfe Fay Zonudur. Sağ yanal ve normal bileşenli karakter gösteren bu diri fay, son 10 bin yıl içinde hareket etmiş olup gelecekte de deprem üretme potansiyeli taşır.

Bölgede ayrıca Salanda ve Keskin fayları da sismik risk açısından önemlidir. Keskin Fayı, 1938 depremine kaynaklık eden sistemle ilişkilendirilir. Türkiye’nin en büyük tektonik hattı olan Kuzey Anadolu Fayı ise Kırşehir’in yaklaşık 90–100 km kuzeyinden geçer; burada oluşabilecek büyük depremler kentte hissedilir sarsıntılara ve özellikle zayıf zeminlerde hasara yol açabilir. Batıda yer alan Tuz Gölü Fay Zonu da bölgesel deprem tehlikesini artıran bir diğer unsurdur. Bu nedenle Kırşehir’in deprem riski, yerel ve bölgesel fayların ortak etkisiyle şekillenir.

deprem.jpg

Zemin Yapısı ve Büyütme Etkisi

Kentin zemin yapısı iki ana karakter gösterir. Eski yerleşimler ve yüksek kesimler; mermer, şist ve granit gibi sağlam kayaçlardan oluşan masif zemin üzerindedir. Bu alanlar sismik dalgaları sönümlediği için daha güvenli kabul edilir.

Buna karşılık Kılıçözü Deresi vadisi ve ova tabanları; kum, kil ve çakıldan oluşan alüvyon zeminlidir. Bu gevşek yapılar deprem dalgalarını büyüterek sarsıntıyı 2–3 kat artırabilir. Yeni yerleşim ve sanayi alanlarının bir kısmı bu zeminlerde bulunduğundan, parsel bazlı zemin etütleri ve zemin iyileştirme uygulamaları büyük önem taşır.

İlçe Bazlı Deprem Riski

Kırşehir Merkez: Kayalık ve alüvyon alanların birlikte bulunması ve Seyfe Fayı’na yakınlık nedeniyle orta-yüksek risklidir.

Akpınar: 1938 depreminin merkez üssüdür; KAF’a yakınlığı riski artırır.

Kaman: Masif zemin avantajlıdır ancak yerel kırıklar etkili olabilir.

Mucur: Seyfe Fay Zonu’na yakın konumu nedeniyle dikkat gerektirir.

Çiçekdağı: KAF ve Yozgat-Yerköy faylarına yakınlığıyla en riskli ilçelerden biridir.

Boztepe: Seyfe Gölü havzasındaki alüvyon zemin, büyütme ve sıvılaşma riski taşır.

Akçakent: Kuzeydeki konumu ve KAF’a yakınlığı sismik tehlikeyi yükseltir; heyelan riski de vardır.

Kaynak:Haber Merkezi

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.