Özgür Özel: “Terörsüz Türkiye siyasi rekabet konusu değil”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM’deki grup toplantısında yaptığı konuşmada, “Terörsüz Türkiye” hedefinin siyasi çekişme alanı olmadığını belirterek barış ve demokrasi vurgusu yaptı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki grup toplantısında iç ve dış gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Terörle mücadele konusuna değinen Özel, söz konusu hedefin siyasi rekabet başlığı olarak ele alınamayacağını ifade etti. Barışın ve demokratik değerlerin korunmasının öncelikli olduğunu belirten Özel, silahların bırakılması ve toplumsal sorunların çözümü konusunda kararlı bir tutum sergileyeceklerini dile getirdi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin haftalık grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Özel'in açıklamalarından başlıklar özetle şöyle: "Değerli milletvekillerimiz, Türkiye'nin dört bir yanından grubumuzu onurlandıran arkadaşlarımız, televizyonlarından bizi izleyen, radyolarından bizleri dinleyen tüm yurttaşlarımızı saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Pazar günü Karabük'te meydanlara sığmayan bir miting gerçekleştirdik. 4 Mayıs itibariyle, 81 il, 973 ilçede sahaya çıktık ve seferberliğimizi başlattık. Bütün örgütümüzün iktidar yürüyüşümüzü nasıl anlattığını görmek istiyoruz.
TÜİK, 4.18 olarak Nisan ayı enflasyonunu açıklandı. Yıllık enflasyon ise yüzde 32'ye çıktı. Merkez Bankası'nın yılsonu enflasyon beklentisi ise yüzde 16'ydı. 4 ayda yıllık enflasyona ulaştık. Milletimiz hayat pahalılığı altında eziliyor. Ama her şeyi ben bilirim diyen birisi dün bir açıklama yapmış: Açıklanan kritik veriler, Türkiye ekonomisinin küresel krizlerini yönetme kapasitesini ortaya koymuştur diyor. Allah'tan kork. Dünyada 100 ülkenin yıllık enflasyonu yüzde 5'in altında, Türkiye'nin bir aylık enflasyonu ise yüzde 4.18'e çıkmış.
Vatandaşın aklıyla, vicdanıyla dalga geçiyor. Asgari ücret 4 bin 100 TL eridi, en düşün emekli aylığı 3 bin lira eridi. Ne diyordu, 3 yıl öncekinden daha az ekmek alıyorsanız bana beddua edin diyordu. 3 yılı geçtim Sayın Erdoğan, 3 ayda millet daha az ekmek alır duruma gelmiş. Bu millet sana beddua etmiyor ama senden kurtulmak için Allah'a dua ediyor.
Türkiye yüzde 32.5 enflasyona sahip Avrupa'da yüzde 9 ile Romanya ikinci sırada ve tek haneli. Bizden daha kötü 4 ülke var: Venezuela, Güney Sudan, İran ve Arjantin. Bu 4 ülkeden başka ülke yok enflasyonu bizden yüksek olan. Bütün dünyada gıda enflasyonu yüzde 2.4, ama Türkiye'de yüzde 35 gıda enflasyonu.
İşin kötüsü AK Parti'nin kara düzenine göre; son 5 yılda 30 milyon dolar ve üzerinde serveti olanların sayısı Türkiye'de, 4 bin 208 kişiye çıktı. Anadolu'da 30 milyon dolarla, 500 tane daire alınıyor. Devletten iş alanları, AK Parti'nin semirttikleri. Ant olsun bitireceğiz bu kara düzeni. Her şeye zam geliyor.
Tarlada elmanın tanesi 3.75'iken markette fiyatı 40 TL'ye ulaşmış durumda. Fiyat farkı yüzde 806 olmuş. Domatesin bir yıl önce kilosu 40 liradan şu an 200 TL'ye çıkmış. Yüzde 400 enflasyona ulaşmış. 48 Trilyon lira vergi ödeyeceğiz. Kişi başına 558 bin TL vergi vereceğiz ama bu vergi yoksulun sırtında. Bu ülkede 40 bin TL maaş alan yılda 12 maaşından 2'sini vergiye veriyor. Böyle bir vergi düzeni var.
Ülkede bir vergi düzeni yok, soygun düzeni var. Siz kaptan köşkünde oturuyorsunuz millet bodrumda farelerin olduğu yerde oturuyor. Bu gemi böyle yüzmez, kaptan değişecek kardeşim. 1.2 milyon TL'lik bir aracın, ÖTV ve KDV ile vergiler toplamı 1.6 milyon TL, arabanın fiyatı sana oldu 2.7 milyon lira. Kendi çıkarları için adaleti yok sayanlar, milleti algılarla yönetebileceklerini, milleti kandırabileceklerini sanıyorlar. Bu milletin algı operasyonlarına karnı tok.
Millet tüm saldırılara rağmen CHP'yi bütün anketlerde birinci parti olarak destekliyor. Ancak varlıkları yok pahasına satıyorlar ve yarınları düşünmüyorlar. Dış politikada Türkiye'yi bir yalnızlığa sokup onarılması güç zararlar veriyorlar. TV'lerde 24 saat dış politika yayını yaptırıp millete açlığını unutturmaya çalışıyorlar. Bugün ülkeyi yönetenlerin bir dış politikası yoktur önce şahsını, sonra ailesini en son da milleti düşünmektedirler.
Bölgemiz de dünyamız da değişiyor. Ülkeler, yeni ittifak girişimleri kurmaya çalışıyorlar. Ülkemiz yeni küresel sistemden dışlanmaktadır. Ülkemiz tek bir kutba bağımlı hale gelmiştir. O kutup da Trump yönetimidir. Erdoğan'a 'Avrupa'da yoksun, Rusya'da yoksun, Çin'de yoksun, sen bize muhtaçsın biz de seni tercih ediyoruz' diyorlar. Bu yıl bitmeden ABD'de topal ördek olması beklenen Trump'a bütün umutlarını bağlayan Erdoğan'dan bahsediyorum.
Trump, otoriter liderlerle çalışmayı tercih ediyor. Trump'ın Suriye'de Şara, Türkiye'de Erdoğan dediğini tüm dünya görüyor. Bu iktidar Avrupa'nın ona sunabileceği fırsatı göremiyor Trump'ın çizdiği yoldan çıkamıyor. Dış politika Trump'a endekslendiği için Türkiye, Avrupa'dan dışlanıyor. Fransa'nın ardından Almanya'da, Yunanistan'a destek veriyor. Putin mesafeyi koruyor.
ABD'nin elçisi, 'burada otoriter liderler muteberdir' diyerek Türkiye'yi İran'la, Katar'la, BAE ile bir tutuyor. Ülkemiz, Avrupa Güvenlik Mimarisinden de dışlanıyor. Türkiye, Çin ve Rusya ile yan yana konarak Avrupa'dan dışlanıyor. Antalya'da diplomasi forumu düzenliyorlar övünüyorlar ancak Avrupa Birliği'nden bir tek ülkenin temsilcisi katılmıyor. Avrupa perişan diyorlardı, dün Erdoğan, Türkiye'nin Avrupa'nın bir parçası olduğunu dile getirdi. Avrupa'ya Türkiye'yi hatırlatıyor. Bu durumdan nasıl çıkılacağının da bir özeleştirisini yapmalılar.
Rusya Ukrayna savaşının barış görüşmeleri Suudi Arabistan'da, İran ile İsrail ABD savaşının barış görüşmeleri Pakistan'da yapılıyor. Takip edenler Doğu Akdeniz'den nasıl dışlandığımızı görüyorlar. ABD, İngiltere, Fransa, Mısır karşımızda çok güvendiği Katar, Rumlarla Doğu Akdeniz'de sondaj çalışması yapıyor. Yunanistan adaları silahlandırıyor ve arkasına da Avrupa'yı alarak bunu yapıyor. En yakın Türk Cumhuriyetler, KKTC'yi değil Güney Kıbrıs Rum kesimini tanıdılar. Smud Filosu'na saldırı oldu. Bekliyorsun ki İsrail'i kınayacaklar.
Sumud Filosu'na saldırı oldu. Bekliyorsun ki İsrail'i kınayacaklar. Ne Filistin hassasiyeti vardır ne Smud filosu var. Türkiye'nin dış politikada yalnızlaşması hepimize kaybettirir. Şu an Trump teslimiyeti, Avrupa hasta adam boş ver gitsin hatası vardır. Atatürk döneminden bir denge politikası vardır. Ama Erdoğan Sarkaç politikasına gitmiş ya Trump ile birlikte Putin'e el uzatıyor ya da Putin ile birlikte Trump'a el uzatıyor. Sayın Bahçeli de Türkiye, Rusya ve Çin ittifakından söz ediyor. Burada hep birlikte dememiz gereken Türkiye Cumhuriyeti'nin çıkarlarıdır. Dünya, çok kutupluluğu konuşmaktadır. O yüzden at pazarlıkları, sığınmacı pazarlıkları dönemi bitmiştir.
CHP, Türkiye'nin AB'nin tam üyesi olmayı, Rusya ve Çin ile doğru bir müttefiklik ilişkilerini, Trump ile değil ancak sonrasında ABD ile var olan ilişkileri dengeli biçimde yürütmekten yanadır. CHP, asla Trump'ın politikalarına teslim olmayacak. Türkiye genç nüfusuyla Avrupa'yı güçlendirecek ve AB'nin taşıyıcı kolonu olacaktır.
Terörsüz Türkiye meselesi bir rekabet alanı değildir. Bir muhalefet alanı olarak da görmüyoruz. CHP olarak hem barışı hem demokrasiyi savunan, hem de PKK'yı silahsızlaştırıp içerdeki sorunu bitiren bütün Kürtlerin yaşadıkları ülkelerde barış içinde yaşamaları için düşüncelerimizi teyit edip altına bir kere daha imza atıyoruz. Attığımız her adımı kararlılıkla atarız, önce Türkiye Cumhuriyeti'ni, ardından partimizi en son olarak da kendimizi düşünürüz. Her türlü sorunu da çözmeye hazırız.
Dış politika ve ekonomideki bu ağır tablonun nedeni adaletteki çöküştür. İBB'de 37, Ankara'da 97 yolsuzluk davası İçişleri Bakanlığı'na sunulur ancak üzeri örtülür. Melih Gökçek ile ilgili 97 suç duyurusu vardır ve hepsinin üzeri örtülür. İçişleri Bakanı 600 AK Partili belediyeye yönelik soruşturma başlatıldığını söylemişti. Millet de bir tane AK Partili belediye başkanının kapısının şafak vakti çalınmadığını söyledi. Kayyum olarak atanan Halfeti Belediye Başkanı'na operasyonu, AK Parti'ye operasyonmuş gibi köşe yazarları, basın yazdı.
Kırıkkale Keskin Belediye Başkanı görevde, suçlama rüşvet almak. Eve baskın yok, tutuklama yok. Müteahhid, belediye başkanının hesabına 1.2 milyon TL EFT yapmış. Belgesi var. Ceza verilirse suç ispatlanacak. Ama tutuksuz yargılanıyor. Ben Keskin Belediye Başkanı tutuklansın demiyorum. Ekrem İmamoğlu'nda bunun yüzde biri olmasa da tutuklu yargılanıyor. Ekrem başkan 12 metrekarede bir hayat sürüyor şu an.
Cumhuriyet tarihinde hukuk, hiç bu kadar ayaklar altına alınmamıştı. İstanbul'dan diğer kentlere operasyon yapıyorlar. Kumanya diye kuru ekmek veriyorlar. Duruşma salonunda bir şişe su vermiyorlar. Cep telefonunun içindeki görüntüyü yandaş basına servis ediyorlar. Sen İstanbul Cumhuriyet Başsavcısısın. İnsanların eşiyle, çocuklarıyla görüntüyü, alem yaptıkları görüntüler çıktı diye veriyorsunuz. Yanımızdaki eşlerimize, ailelerimize alem yapıyorlar diye yapıştırılan yaftanın hesabını milletimiz size soracak. Milletin vermediğini, delegenin vermediğini saraydan dilenenlere söylüyorum. Ayağa kalktınız yok artık oturmak, yürüyelim arkadaşlar."
Kaynak:HABER MERKEZİ / AJANSLAR

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.