Tripoliçe Katliamı

Tripoliçe Katliamı

Osmanlı Devleti ve halkı için bağımsız bir Yunanistan’ın kurulması birçok yönden sarsıcı olmuştur. Öncelikle imparatorlukta ilk defa bir gayrimüslim unsur isyan ederek bağımsızlığını kazanıyordu.

Böylece Avrupalı devlet-lerin müdahalesi ile Osmanlı’nın parçalanmasında yeni bir döneme geçil-mekteydi. Osmanlı devlet adamları, isyan süresince Mora’da ve Tripoliçe’de Türklere karşı yapılan katliamları kamuoyundan gizlediler. Bunun sebebi imparatorlukta çok sayıda Rum vatandaşının yaşıyor olmasıydı. Denilebilir ki imparatorluğun iç ahengi, bu büyük vahşete sessiz kalınmasına sebep olmuştur. Dolayısıyla Balkanlar’daki bu ilk büyük Türk katliamı, tarihin tozlu sayfalarında kaybolmuş ve unutulmuştur.

Yunanistan, 2021 yılını Osmanlı’dan bağımsızlıklarının 200. yılı etkinliklerini coşkulu etkinliklerle kutlamıştır. Kuruluşundan itibaren Yunanistan ile bir-çok alanda sorunlu ilişkiler yaşadığımız açıktır. Fakat bu sorunların boyutu, Yunanistan’ın Avrupa Birliğine girişi ile değişime uğramıştır. Yunanistan, Türkiye ile yaşadığı krizleri çözmek değil, bu krizleri Avrupa sorunu haline getirerek yararlanmak stratejisini yürütmektedir. Bunda başarılı olduklarını da söyleyebiliriz. Bilhassa Yunanlı siyasetçilerin, Avrupalıların bilinçaltların-da sürekli canlı tuttukları Türk düşmanlığı olgusundan fazlasıyla yararlandıklarını söylememiz yanlış olmayacaktır.

Son zamanlarda dikkat çeken bir başka gelişme, 1821 Mora İsyanı sürecinin Avrupa değerlerini de kapsayacak biçimde bir devrim olarak nitelendirilmesidir. Bu husus hangi taraftan bakıldığına göre elbette tartışılabilir. Fakat tartışılmayacak tek husus, isyan sürecinde Mora’da ve Tripoliçe’deki Türklerile Yahudilerin tamamen yok edildikleri gerçeğidir. Mora Yarımadası’nda dört asırlık Türk medeniyetinin izleri hunharca silinmiştir. Üstelik bu vahşet, medeni Avrupa’nın yanı başında ve gözlerinin önünde gerçekleşmiştir.

1821 tarihi bir Yunan devrimi olarak anılabilir. Fakat bu devrimin masum Türklerin kanları üzerinden doğduğunun bilinmesi gerekir. Kaldı ki Türklere yapılan vahşeti öven bir şiirden ilham alınan Yunan milli marşı, bu gerçeği kabul eder niteliktedir.

 Muhabir
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.