Ülkücü fikir adamı Hakkı Öznur BBP’nin 33. yılında Muhsin Yazıcıoğlu’nu anlattı

Ülkücü fikir adamı Hakkı Öznur BBP’nin 33. yılında Muhsin Yazıcıoğlu’nu anlattı

Büyük Birlik Partisi’nin 33. kuruluş yıl dönümünde; BBP kurucularından Ülkücü fikir ve siyaset adamı Hakkı Öznur, merhum lider Muhsin Yazıcıoğlu’nun siyasi çizgisi, ilkeleri ve mücadelesine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

Büyük Birlik Partisi’nin kuruluşunun 33. yılı dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Öznur, partinin 29 Ocak 1993 tarihinde mücadele sahalarında doğduğunu ifade etti. BBP’nin bir dava hareketi olarak ortaya çıktığını belirten Öznur, Muhsin Yazıcıoğlu’nun siyasi anlayışında bağımsızlık, milli duruş ve ahlaki hassasiyetin temel unsurlar arasında yer aldığını dile getirdi. Yazıcıoğlu’nun siyaset anlayışında güç merkezlerine bağlılığın bulunmadığı, millet iradesinin esas alındığı vurgulandı.

VESAYETLERE KARŞI NET DURUŞ

Yazısında Muhsin Yazıcıoğlu’nun askeri, bürokratik ve siyasi vesayetlere karşı sergilediği tavra dikkat çeken Öznur, 28 Şubat sürecinde demokrasi dışı girişimlere karşı açık bir tutum ortaya konulduğunu aktardı. Yazıcıoğlu’nun “namlusunu millete çeviren tank alkışlanmaz” sözünü hatırlatan Öznur, merhum liderin milli iradeyi esas alan yaklaşımını dile getirdi.

hakki-oznur-1.jpg

ADALET VE MİLLİ İRADE MESAJLARI

Öznur, Muhsin Yazıcıoğlu’nun siyaset anlayışında adalet kavramının merkezde yer aldığını belirtti. Yazıcıoğlu’nun iktidar hedefinden önce ilke ve değerleri öncelik haline getirdiği, makam ve mevki arayışına girmediği ifade edildi. Demokrasi, hukuk ve özgürlük vurgusunun hayatı boyunca sürdüğü kaydedildi.

ALPEREN HAREKETİ VE VEFA ANLAYIŞI

Yazıda Alperen hareketinin temelinde vefa, sadakat ve dava bilincinin bulunduğu aktarıldı. Öznur, Muhsin Yazıcıoğlu’nun dava arkadaşlarına olan bağlılığı ve fedakârlık anlayışının hareketin karakterini şekillendirdiğini söyledi. Yazıcıoğlu’nun, milletin ve devletin bekasını önceleyen yaklaşımıyla hafızalarda yer aldığı ifade edildi.

İşte Hakkı Öznur’un Muhsin Yazıcıoğlu ve Alperen davasına ilişkin yazısından bazı kısımlar:

“Muhsin Yazıcıoğlu çizgisi askeri vesayete, bürokratik vesayetlere karşı olduğu gibi parti vesayetine de, yargı vesayetine de, parti devletine de karşıdır. Liderimiz Yazıcıoğlu 55 yıllık yaşamında hep ‘Anadolu kimliği’ ile hareket etti. Millî ve manevi değerleri savundu, milletin değerlerine sahip çıktı. Milletin inançlarına, değerlerine saldıran, savaş açanlara karşı, hep milletinin yanında yer aldı.

Şehit liderimiz bir konuşmasında “Ne kaderime küstüm ne devletime küstüm! Çünkü inanmak iman etmek varsa bir şeye bedel neyse katlanıp; Yarabbi kahrında hoş lütfunda dedik” demişti. Davasına, inanmış bir iman ve ahlak adamı söyler bu sözleri.

muhsin-yazicioglu-2.jpg

Muhsin Yazıcıoğlu, milli iradeyi ortadan kaldırmaya yönelik demokrasi dışı arayışlarda bulunan ve 28 Şubat 1997’de bir dikta rejimi kurma çabasına girenlere karşı ilkeli bir duruş sergilemiş; “Namlusunu milletine çevirmiş bir tankı asla alkışlamam”. “Türkiye, İran olmayacak, Cezayir olmayacak, Suriye yapılmasına da biz asla müsaade etmeyeceğiz” diyerek, karşı çıkmıştır.

Milletin adamı Muhsin Yazıcıoğlu için önemli, olan iktidar vizesi değil, yüce Rabbimizin rızasıydı. Muhsin Yazıcıoğlu hiçbir zaman benliğini, nefsini davanın önüne geçirmemiştir. “Ben siyaseti Allah rızası ve içinden çıkmış olduğum Türk Milleti için yaptım" sözünü Muhsin Yazıcıoğlu ağzından asla eksik etmemiştir.

Şehit liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu, “Kimseye diyet ödemedik! Biz milletle varız, milletimizle var olmaya devam edeceğiz” demiştir.

Muhsin Yazıcıoğlu “Ben size bir şey vaat ediyorum: Adalet!” demiştir. Adalet, demokrasi ve özgürlük çağrıları yapmış her zaman “Haksızlarla beraber olmaktansa yalnız da olsak hakkı savunuruz “ demiştir.

Oğuz’un evlatlarından Türkoğlu Türk Muhsin Yazıcıoğlu her zaman adaletten, demokrasiden ve milletten yanaydı, Muhsin Yazıcıoğlu devletin kilit noktalarında görev yapmadı. Ne Cumhurbaşkanı oldu ne başbakanlık yaptı ne bakanlık… Ne iktidara geldi ne de hükümete ortak oldu. Hep milletin ve devletin bekasını savundu. Hep “Türk devleti ve milleti yaşasın,” dedi. Türkiye’nin milli direnç merkeziydi, meclisin sigortasıydı. Yetkili ve etkili makamlardan hiç birini işgal etmeden milletin iltifatına mazhar olmak her faniye nasip olmaz.

muhsin-yazicioglu-3.jpg

Alperenler, hesap adamı değil, dava adamıdırlar. Alperenler, parti devletine “hayır” dediler; hayır demeye de devam edecekler. Alperenlerin yönü, istikameti, çizgisi bellidir.

Alperen kadrolar her türlü hukuksuzluğun ve vesayetçiliğin karşısındadır. Adaletin, demokrasinin, hukukun yanındadırlar. Yanında olmaya da devam edeceklerdir.

İLKELERDEN, DEĞERLERDEN TAVİZ VERİLMEZ!

Zor bir dönemden geçiyoruz… Bu süreçte Alperenlik, ülküdaşlık ilişkilerini zedelemeyelim. Bu zorlu süreci birlik ve beraberlik içerisinde aşmaya gayret edelim ve her şart altında saygınlığımızı, saflığımızı koruyalım.

Alperen hareketi, ilkeler ve değerler hareketidir. Önceliğimiz, ilkelerimiz ve değerlerimizdir. Alperenler olarak kadim geleneğimize, tarihimize, misyonumuza uygun hareket etmeli, yanlış anlamalara sebebiyet verecek tavır ve davranışlardan kaçınmalıyız. Hatalı olunan hususlarda birbirimizi kardeşlik hukuku içerisinde uyarmalı, hassasiyet sahibi olmalıyız. Her zaman yapıcı olmalıyız.

Liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu’nun şehadeti ile başlayan ve sistematik olarak devam eden Alperen hareketini yıpratma, zayıflatma ve yok etme politikası bütün çıplaklığıyla ortadadır.

Bugünün hayallerini yarının gerçeklerine dönüştürmek bizim irademize, çabalarımıza ve kararlılığımıza bağlıdır. İrade savaşını mutlaka kazanmalıyız.

Ateşler içinden geçen kavgayı, nehirlerin denizlere kavuşması sabrıyla bugünlere taşıyanlar asla yılgınlığa düşmezler. Endişe ve karamsarlığa kapılmazlar. Zahmetleri rahmetler takip edecektir. Çile varsa, zafer de vardır.

Can verilerek, kan dökülerek, nice ağır bedeller ödenerek biriktirilen yüce değerlerin içimizden bazı kişi ve grupların zaaflarına, hatalarına, kibrine, hırsına ve marazi duygularına yenik düşerek heba edilmesine hiçbir Alperen izin vermemelidir.

Dava arkadaşlığı sorumluluk gerektirir, vefa gerektirir, fedakârlık gerektirir. Alperenlik hukuku çiğnenmeyecek, çiğnetilmesine göz yumulmayacak büyük, tarihi ve kutlu bir bağdır. Bu bağ kırılmaz, kopmaz, koparılamaz.

muhsin-yazicioglu-4.jpg

ZOR ZAMANLARIN YİĞİTLERİNE SELAM OLSUN

Cennet mekân Liderimiz Şehit Muhsin Yazıcıoğlu’nun Türkiye’nin geleceği ve teminatı olarak gördüğü, inandığı, güvendiği, benim gözbebeğim dediği, milletimizin medarı iftiharı Yiğit Alperenler…

Zor dönemlerde davaya, inançla, azimle, kararlılıkla sahip çıkan kahraman Alperenlerimize ve dava arkadaşlarımıza selam olsun!

Alperenlerimiz Anadolu kıtamızın vücut bulmuş halidir. Bizler dünyalık menfaati, şahsi ikbâli ayaklar altına almış, hakikaten hakikâte râm olmuş bir hareketin müntesipleriyiz. Allah’ın davasının davacısı olmanın şerefiyle şereflenmiş Alperen hareketimiz, gücün değil hakkın yanında olmayı kendine her daim vazife bilmiştir. Memleketimizin her zorlu sürecinde, tüm netameli dönemlerde tavizsiz bir şekilde milletinin yanında, şer şebekelerinin karşısında olmuştur. Din–ü devlet, mülk–ü millet uğrunda İ’lây-ı Kelimetullah için Nizam-ı Âlem yolunda Alperen Hareketimiz var olsun.

DAVA ADAMLARI KAZANIR

Şehit Liderimizin söylediği gibi: “Hesap adamları kaybeder, dava adamları kazanır.”

Sabır, tevekkül ve çelikleşmiş irademizle her türlü kumpasların, operasyonların, kirli ve karanlık oyunların üstünden dün olduğu gibi, bugün de Cenabı Hakk’ın izniyle geleceğiz.

Biz Alperen Hareketinin mensupları, Allah şahittir ki çok ezber bozduk, çok oyunları boşa çıkardık. Alperen hareketi açık ve şeffaftır.

YİĞİT ALPERENLER, ASLA YALNIZ DEĞİLSİNİZ! ALLAH, SABREDENLERLE BERABERDİR

Yiğit Alperenler!

Emanetimizi, kimsenin kirle emellerine alet etmeyeceğiz. Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim, büyük imtihanlar karşısında sabır der. Sabır ile verilecek olan tüm mücadelelerde ise Kur’an kesin bir galibiyet vaat eder. Zira “Allah sabredenlerin yanındadır!”

Sabır yoksa zafer de yoktur. Sabredenler için ise, zafer mukadderdir. Bu zor ve sıkıntılı dönemi de birlik ve beraberlik içerisinde, sabır ve tevekkül ile aşacağız.

Alperenin tarihi görevi bugün için, dünden daha ağırdır. Yarın daha da ağır olacaktır. Her Alperen, yapısı gereği kolaya değil zora, rahata değil çileye talip olmuştur. Her Alperen zorluklara göğüs gerebilecek inanca sahiptir. Alperen Ülkücü, çelikten bir iradeye ve hepsinden daha da önemlisi, sabır ve tevekküle sahip olmalıdır.

Çıkar ve menfaat eksenli davranışlar zaten kısa ömürlüdür, gelecek de vaad etmez. Alperen tavır adamıdır. Sisteme muhaliftir. Alperen ikiyüzlü davranmaz. Devamlı surette hakikat ve inandığı değerler ışığında davranır. Samimiyeti sadece sözlü değil davranışlarla da ifade etmek veya yeri geldiğinde kalpte var olan samimiyeti fiiliyatla ortaya koymak gerekir.

Allah’a, kitabı Kur’an’a ve Resul-i Zişan’ına (s.a.s.) ölesiye bağlılık, samimiyet ve ihlâs şiarımızdır.

muhsin-yazicioglu-5.jpg

ALPEREN VEFA ADAMIDIR

Vefa, bizi biz yapan, bizi ayakta tutan önemli bir hasletimizdir. Güzel bir duygu, uygulanması şart olan büyük ehemmiyete haiz âli bir düstur, yüce bir sıfat, terk edilmemesi ve mutlaka yaşatılması elzem olan ulvî bir vasıftır.

Vefa, bir mü’min vasfıdır. Vefa, sadâkat, samimiyet, kadirşinaslık gibi değerlerimiz, yüce dinimizin de yaşanmasını istediği ve terk edilmesinin Gayretullaha dokunduğu ulvî hasletlerdir.

Peygamber efendiniz vefaya çok önem vermiştir. Ümmeti olarak bizler de hayatımızın her alanında ahde vefa ilkesini gözeterek emin, ahdine sadık, sözüne güvenilir insanlar olmalı ve bunu karakterimizin bir parçası haline getirmeliyiz.

Vefa samimiyettir, vefa doğruluktur, vefa sadâkattir, vefa ahdinde durmak, ahde bağlı olmak, emanete riayet etmektir. Vefası olmayanların davası da yoktur, geleneği de yoktur; geçmişi, geleceği de yoktur.

Dava adamlarının vefası vardır. Büyük davalar, davaya adanmışlık ve vefa üzerinde yükselir ve zaferle taçlanır. Onlar, sonsuzluğun sahibinin yolundadırlar. Ve ötelerin ötesini düşlerler, düşünürler.

Alperenlik, davaya adanmışlıktır, vefadır, kadirşinaslıktır.

Alperenlik Davası; sözünde duranların, ahde vefa gösterenlerin davasıdır. Kula vefası olmayanın Hakk’a vefası olmaz. Vefa imandandır, vefası olmayanın imanı da olmaz.

Vefa, davaya adanmışlık, kadirşinaslık deyince ilk akla gelen şüphesiz şehit liderimiz Muhsin Başkandır. O bir vefa ve iman dava adamıydı.

ÖNDE GİDENLERİMİZE SELAM OLSUN

29 Ocak 1993 den bugüne 33 yıl geçti. Başta hareketimizin lideri, cennet mekân Muhsin Başkan olmak üzere davamıza öncülük yapmış, unutulmaz büyük hizmetlerde bulunmuş davamıza, şerefle hizmet eden üzerlerimizde hakları ve emekleri olan dava büyüklerimizden, gönül insanları, Ahmet Er ağabeye, Abdürrahim Karakoç ağabeye, Ökkeş Şendiller Ağabeye, Prof. Dr. Ahmet Hamdi Turgut hocamıza, Tahsin Yaprak hocamıza, Prof. Dr. Turan Güven hocamıza, Hilmi Güneş ağabeyimize, Ferhat Tüysüz, Mehmet Öztepe, Cihan Yenişehirlioğlu, Hüseyin Aras, Hacı Bayrak, İsmail Hakkı Tekin, Ozan Fethi Kayman, Hasan Hüseyin Baysal, Bayram Ali Şahin, Rüştü Arıtan, Ahmet Turan Günaltay, Ahmet Akman, Abdullah Alptekin Has, Yılmaz Aydoğan Selahattin Şenliler Erol Dok, İsa Armağan, Mustafa Karakaş, Aytekin Kurmaç, Ahmet Polat gibi dava arkadaşlarımıza, kardeşlerimize ve ismini burada zikredemediğimiz Hakk’a yürüyen, sonsuzluğun sahibine uğurladığımız aziz dava arkadaşlarımıza rahmet olsun. Hepsini rahmetle, minnetle, saygıyla, sevgiyle anıyoruz. Ruhları şad, mekânları cennet olsun. Onları asla unutmadık ve unutmayacağız.

Acımız hale taptaze, tarifi mümkün değil. Acımız, hüznümüz devam ediyor. Muhsinlerle de hüznümüz Allah’adır bizim… Biz Allah yolunda, Kur’an yolunda, millet yolunda şehit düşen Muhsin Başkan’la beraber olduk. İyi ki onun gibi yiğit bir liderle, adam gibi adamla yol ve dava arkadaşı olmuşuz. Ne mutlu bizlere…

Bu aziz millet kendisine hizmet edenleri, şehitlerini kahramanlarını asla unutmaz.

Ey Şehit liderim;

Davan davamız, yolun yolumuz kavgan kavgamız, sevdan sevdamızdır.”

Kaynak:HABER MERKEZİ

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.