Uzmanı uyardı: İzmir’de barajlar doluyor ama risk hala devam ediyor
Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, İzmir’de yaşanan su krizine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu
Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, İzmir’de yaşanan su krizine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Temiz Toplum Temiz Gelecek Platformu’nu ziyareti sırasında konuşan Yaşar, kentteki su sorununun temel nedeninin kuraklık değil; plansız kentleşme, yetersiz denetim ve bilimsel verilerden uzak yönetim anlayışı olduğunu söyledi.
Son yıllarda İzmir’de yağış miktarlarının yüksek seviyelere ulaştığını hatırlatan Yaşar, buna rağmen yeraltı sularının yeterince beslenemediğine işaret etti. Betonlaşma nedeniyle yağmur sularının toprağa süzülmek yerine hızla denize ulaştığını belirten Yaşar, “Yağmur yağıyor ancak su yeraltına inmiyor. Buna karşın binlerce yıllık yeraltı su rezervlerini tüketmeye devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.
“Körfez böyle temizlenmez”
İzmir Körfezi’ndeki kirlilik ve koku probleminin teknik değil, yönetimsel bir mesele olduğunu savunan Yaşar, arıtma tesislerinin etkin işletilmediğini ve sanayi tesisleri ile derelerin yeterince denetlenmediğini dile getirdi. “Drone görüntüleri de var, numuneler de alınıyor ancak sistematik yaptırım uygulanmıyor. Bu yöntemle körfez temizlenemez” dedi.
Ceza yetkisine ilişkin tartışmaların sorunun özünü yansıtmadığını belirten Yaşar, asıl meselenin denetimlerin düzenli yapılması ve verilerin kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılması olduğunu ifade etti. “Mevzuatta gerekli yaptırımlar zaten var. Sorun yetki değil, uygulama iradesi” değerlendirmesinde bulundu.
“Bilimsel dayanağı yok”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay tarafından gündeme getirilen deniz suyunun arıtılarak kullanılması ve yağmur bombası gibi önerilere de değinen Yaşar, bu projelerin bilimsel açıdan yeterince temellendirilmediğini savundu. Deniz suyunun arıtılmasının ekosistem üzerindeki etkileri ve maliyetinin göz ardı edildiğini ifade eden Yaşar, yağmur bombası yönteminin ise dünyada büyük ölçüde terk edildiğini söyledi.
“Tehlike geçmedi”
İzmir’in önemli içme suyu kaynaklarından Tahtalı Barajı’ndaki doluluk oranlarındaki artışın kısa vadeli bir rahatlama sağladığını belirten Yaşar, asıl tehlikenin yeraltı akiferlerinin hızla tükenmesi olduğunu vurguladı. “Barajlar dolabilir ancak yeraltı sularının yeniden oluşması çok uzun yıllar alır. Tuzlanma ve zemin çökmesi riski ciddi bir tehdit oluşturuyor” dedi.
Yaşar, İzmir’de yaşanan sürecin temelinde bilimin karar alma mekanizmalarından dışlanmasının yattığını savunarak, “Doğa bilimciler sürece yeterince dahil edilmiyor, veriler şeffaf paylaşılmıyor. Sorun su değil, yönetim anlayışı” ifadelerini kullandı.
Kaynak:Haber merkezi

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.