Ali İLKBAHAR

Ali İLKBAHAR

24 Haziran neden önemli

24 Haziran neden önemli

Teslimiyetçi, başkalarının hesabının muhasebecisi, varlığını, yerli değerleri yok kabul eden, ülkem ne zaman ayağa kalkmaya gayret etse takoz olan, 60'lı, 70'li, 80’li, 28 Şubatçılardan darbe yiyen ülkem...
Milletimin bağrından çıkan, dipten kaynayarak gelen yerli milli çıkışların her önlenişinde emperyalistler ve yandaşları bir adım geriye gitmiştir.
Tarihi ve milli damarları kurumamış, zaman zaman Menderes, Özal, Erbakan, Türkeş ve Recep Tayyip Erdoğan ile gün yüzüne çıkmıştır.
Bu yeniden diriliş 200 yıllık gösterilmeyen inanç ve değerleri hasır altı edilen, yok sayılan milletimin var oluş mücadelesidir.
Anadolu’ya sıkıştırılmış aziz milletimin en büyük varlık mücadelesidir.
Bir taraf sol, sosyalist, komünist olan; bir taraf faşist olan kardeş kavgaları ile emperyalistler hep kendilerine muhtaç olsun diye bu acımasız bize ait olmayan kavgaları körüklediler, desteklediler.
Ayağa kalkışımızı, köklerimize dönüşümüzü, engellediler. Sömürülerini devam ettirdiler.
Biz ki dünyanın  en büyük medeniyetini, imparatorluğunu kuranız. Evliyaları,  ilim adamları ile ''insanların en hayırlısı insanlığa faydalı olanıdır'', '' severiz yaradılanı yaradandan ötürü'' anlayışı sonucu yüzlerce buluş yurt dışına gitmiş, bizede yeni imiş gibi sattılar.
Bunu alkışlayanlar yerli görünen yabancılaşmışlardır.
Yeni nesli zehirleme, inkar etme, devam etti. İnkar ve yok etme için her yol denendi. Esrar partileri, balolar, eğlenceler, devlet eli ile içki fabrikaları, kumar eğlence kuruluşları...
Haç, hilalden intikam alıyordu, milletim bitiyordu. İdam sehpaları, zindanlar vatanını terk eden Nazımlar, hele hele tüylerimizi diken diken eden İstiklal marşının yazarı Akif göz yaşları ile mısıra gidiyordu.
Aziz milletim sahipsiz, çaresiz kurtarıcı lider arıyordu. Her gelen ya idam edildi ya zehirlendi yada post-modern oyunlarla bertaraf edildi.
Bütün bunları izleyen milletim, yüreği kan ağlaya ağlaya Rabbimden bir çare, kurtuluş için gece gündüz demeden Allah'a yalvarıyordu.
Kendine çare arayan milletim Osmanlının yıkılışı ile Anadolu dışında kalan Müslüman Türkler ya Hristiyanlaştırılıyor ya da toplu toplu katlediliyordu. Hala da devam ediyor.. Emperyalistler nefes aldırmıyordu. Milletim mahsun, bir ışık bekliyordu.
Osmanlının yıkılışından sonra o büyük harita, imparatorluk, devasa medeniyet bizden saklanırken oralarda bulunan kardeşlerimiz emperyalizmin zulmü altında yok olurken;  onlar, Osmanlı bizleri gelip kurtaracak inancını hiç yitirmedi. 
Aziz milletim bu diriliş başka; eğer bir yerlerde kardeşlerimiz katlediliyor, analar, bacılar, yavrular diri diri yakılıyor öldürülüyorsa, camiler yıkılıyor ezan susturuluyorsa çığlıklar feryatlar buralara kadar geliyorsa dünyada sadece Müslüman katlediliyor sömürülüyorsa kurtuluş bekleyen kardeşlerimize bir şey yapamıyorum diyemezsin. Samimi isen bu diriliş büyük imtihandır.
Ya susacak, inkarlarınla karanlığınla yok olacaksın, ya da kendinle birlikte seni bekleyenlerle yeniden dirileceksin.
24 Haziran kendimizle birlikte mazlumların sevinç günü olacaktır. 24 Haziran, 15 Temmuz’un meyvesidir. Büyük köklü milletimizin tarih sahnesine çıkışlarından en anlamlısıdır.
Bu Parti, şahıs seçimi değil 200 yıllık zulmün hesabının sorulacağının habercisi olacaktır. Suriye, Afrika, Myanmar, Filistin, Bosna -Hersek velhasıl bütün mazlumların gözü kulağı ümidi çaresi 24 Hazirandır.
24 Haziran samimiyet, yerli ve milli duruşun imtihanıdır. Büyük Selçuklu'nun, Osmanlının mirasının sahiplenilmesinin en belirgin göstergesidir.4 tarafımızda bekleyen sırtlanlara, emperyalistlere Selçuklu, Osmanlı adına milletimiz ve dünyadaki mazlumlar adına 24 Haziran sınav günüdür.
Diriliş günüdür...
 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
SON YAZILAR