• BIST 1.331
  • Altın 460,153
  • Dolar 7,7608
  • Euro 9,4277
  • Ankara 5 °C
  • İstanbul 8 °C
  • İzmir 8 °C
  • Konya 6 °C

Beşikten Mezara kadar eğitim

Ahmet Aydınsoy

Okul, sadece hayatın belli bir dönemine sıkıştırılmış, dört duvarla çevrili bir yer değildir. Çünkü her insan, daha anne karnından başlayarak, son nefesine kadar hayat boyu bir şeyler öğrenen ve aynı zamanda öğreten hem öğrenci hem de öğretmendir. Bu süreç istisnasız en şerefli ve üstün bir varlık olan her insan için geçerlidir. 

Dünyanın en değerli işi olan eğitimi belli bir zaman dilimine, adı okul olan dört duvara hapsetmek, hayatı ve insanı anlamamak olur. 

“Her şerde bir hayır vardır” gerçeği kimi zaman en zor zamanlarımızda can simidi olup bir çıkış yolu bulmayı, krizleri fırsata çevirmeyi, hiçbir zaman umudumuzu kaybetmemeyi öğretir bize. Yani yaşanan sıkıntılar, acılar, felaketler dahi insana bir şeyler öğreten  OKULDUR ASLINDA. Gereken dersi almayı ve okumayı bilen herkes için...

İnsanın kişiliğini, kimliğini, inançlarını, alışkanlıklarını, hayata bakış açısını, umutlarını, hayallerini, kısaca hayata dair her şeyini ilmek ilmek dokuyup oluşturan içinde yaşadığı toplum ve özellikle ailedir. Okul bunun önemli ve vazgeçilmez bir parçasıdır.

İnsan hayatına yön veren, kişiliğini oluşturan her şey okulla başlamadığı gibi, okulla da bitmeyecektir. Bu günlerde tüm dünyayı etkileyen korona salgını, bir çok açıdan insanlığa ders verecek boyutta bir etkiye sahiptir.

Biz de eğitimci gözüyle kendi penceremizden bakıp bu günlere ışık tutmak zorundayız. Bu pencereden baktığımız da gördüğümüz ilk ve en önemli şey hayatın her anının eğitimin bir parçası olduğu gerçeğidir.
Bu günlerde okuldan uzak kalmak bir yana, zorunlu olarak evde kalmamız gereken şu günler, unutmaya yüz tutan, elimizin altından kayıp giden değerlerimizi yeniden keşfetme imkanı sunabilir, yediden yetmişe hepimize.

Zor zamanlarda, dayanışmayı, felaketlerle mücadele etmeyi, tedbir almayı, alışkanlıklarımızı gözden geçirmeyi öğretebilir, şu koronalı günler.  Yetişmek için peşinden koşup gittiğimiz tüm telâşlarımız yüzünden, ihmal ettiğimiz, evimiz, ailemiz, çocuklarımız ve tüm sevdiklerimizin yeniden farkına varabiliriz belki de.

Tüm ihtişamıyla, düzeni ve dengesiyle bizi bağrına basan “yaşlı" dünyamızın kurulu düzeninin çok hassas bir denge de olduğunu fark ederek, bir nefes sıhhatin ne kadar değerli ve vazgeçilmez olduğunu, hırslarımızın ve sonu gelmeyen tatminsizliklerimizin ne kadar da boş olduğunu durup düşünmek için bir fırsattır, zorunlu inziva günlerini...
İlk emri “oku" olan inancımız gereği, ailecek okuma saatleri, günleri bir yana, okumanın bütün anlamlarını içine alıp kuşatan bir hayat inşa etmek, salim bir kafayla durup düşünmek ve derin bir nefes alıp, hayatı okumak için, önemli bir fırsattır, şu izole günleri. 

 Geleceğimiz, her şeyimiz olan öğrencilerimize, çocuklarımıza, çağın getirdiği teknolojik imkanlarla uzaktan eğitimle ulaşmaya çalışmak bir yana, yakın ilgi ve sevgiyle onların yüreğine dokunarak, onları sanal esaretin aldatıcı dünyasından çekip çıkarmak için çareler aramak, kendi çocukluğumuzun masum günlerini, oyun ve eğlencelerini, imkansızlıkların aslında ne büyük imkan olduğunu, onların dünyasına girerek birlikte yaşamak için harika bir fırsat, şu karantina günleri.

İş güç bahanesiyle en değerli hazinemiz olan zaman sermayesinin şu zorunlu günlerini cömertçe sevdiklerimize harcayarak, aile olmanın hazzını hep birlikte yaşamak, yaşatmak.

Nerede olursa olsun, ne iş yaparsa yapsın, ne kadar uzakta kalırsa kalsın, her günün sonunda, insana hiç bir şeyin veremeyeceği kadar güven ve huzur veren şey acaba nedir? Diye bir soru sorsak. Ve bunun cevabını siz değerli okurlarımızdan şu şekilde istirham etsek. 

-    Her günün sonunda insana güven duygusu veren şey . . . . . . . . . . . dır. Çünkü . . . . . . . . . . .

Sonra da gelen cevapları haftaya bu köşede paylaşsak, nasıl olur?
Bekliyoruz efendim...

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73