• BIST 110.477
  • Altın 275,921
  • Dolar 5,8011
  • Euro 6,4759
  • Ankara 10 °C
  • İstanbul 13 °C
  • İzmir 14 °C
  • Konya 8 °C

Ezan ve değişen toplum

Alperen Aydın

Geçtiğimiz günlerde Taksim’de yapılan ahlak dışı eylemin kendisi çirkin olmakla beraber daha da çirkinleşen bir görüntünün yayılması vatanımızın tüm hudutlarında derin bir tesir bıraktı. Eylem alanının hemen yanındaki camiden yükselen ezan sesine karşılık göstericiler çığlık, düdük, ıslık gibi gürültülü eylemlerini durdurmak şöyle dursun bazı gruplar daha da coşkuyla arttırdılar. Islıklar o kadar şiddetli idi ki ezan sesini bastırıyordu.

Herkes bilir ki bu toprağın insanları, ezan duyduğunda hafifçe tekrar eder, bir şey dinliyor ya da izliyorsa kapatır, ezana hürmet eder. Yatıyorsa doğrulur, oturuyorsa toparlanır. Bu toplum ne zaman bu kadar değişti? Tabii bu eylemcileri bu vatanın evlatları olarak görmek istemeyen çoktur fakat o gün eylemde başörtülü onlarca bacımız da vardı. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu? 28 Şubat zihniyetine karşı başörtüsü mücadelesi nasıl kazanıldı, şimdi nasıl kaybediliyor? Başlarında bir ayetin buyruğunu taşıyan hanım kardeşlerimizin ellerindeki pankartlarda yazan ifadeler Müslümanları sarsacak cinsten; “Allah mısınız? Aileniz batsın” gibi. Resulullah’ın (s.a.v) övmüş olduğu aile kurumu için çok yanlış cümleler kullanılmış.

Gerçekten nereden nereye doğru gidiyoruz? Aileler özellikle milliyetçi, maneviyatçı kesim çocuk yetiştirme noktasında çok ciddi davranmalı. Şuursuz öğretilen ve yapılan ibadetler, eksik ya da yanlış düşünceler zaten bir buhranda olan toplumu iyice saptırıyor. Geçmişten bugünümüze bakalım. Başörtüsü boyları kaç senede ne derecede kısaldı? Tesettüre moda kırbacı ile kaç bacımız şuurundan saptırıldı? Gerçekten şapkayı önümüze koyup düşünmek, ders çıkarmak ve buna göre hareket etmemiz gerekiyor. Her şey maddeleşiyor. Gerçekten tesettürün hakkını vermek isteyen herhangi bir bacımız tesettürüne uygun kıyafet, dış elbise bulmakta zorlanıyor. Bu proje öyle bir işliyor ki sahip çıkmadığın milli ve manevi değerlerin bir sonraki nesile maddeleşerek intikal ediyor.

Ne yazık ki ezan konusu sadece Taksim’deki eylemde gündem buldu. Seçimler yaklaşıyor, seçim araçlarının ezan okunduğunda seçim müziklerini kesmediklerine şahit oluyoruz. Buna kendilerini muhafazakâr olarak niteleyenler de dâhil. Hadi bunlar bireysel sorunlar olabilir. Daha geçtiğimiz pazar günü Eryaman Stadında oynanan futbol maçı öncesi ezan okunuyor, ezan duyulduğu hâlde yetkililer oyuncu ve taraftarları ezan okunurken saygı duruşu ve İstiklal Marşına çağırıyor. Hadi bu işi neresinden tutarsan tut! Kimsenin milli ve manevi değerleri çatıştırmaya hakkı yoktur. İsterse başlama zamanı belli olsun, isterse başlamış olsun mevzuu bahis milli ve manevi değerlerse bir çekidüzen verilmesi gerekir.

Şehadetinin yıldönümü yaklaşan Muhsin Yazıcıoğlu Başkanımız kürsülerden kükreyerek hareketimiz için demişti ki; “Hareketimiz; Ezan söz konusuysa, bayrak söz konusuysa kimse yoksa ben varım! Haksız kalabalıkların önünde sultan olmaktansa haklı bir davada tek başıma yürürüm diyenlerin hareketidir!” İşte biz bugün Yazıcıoğlu’nun Alperenleri olarak ezanın maneviyatına isteyerek ya da isteyemeyerek kıyan toplumun her merciine isyan ediyoruz! Diyoruz ki bu yanlıştan dönülsün; toplantılar, kongreler, mitingler, maçlar, şunlar bunlar biraz edebe riayet edilerek programlansın. Hatta otobüs seferlerinde bile namaz için mutlaka mola verilsin. Her ne kadar özünden kopartılmaya çalışılmışsa da bu topraklar İslâm topraklarıdır. Müslümanlar rahat etmeyecek de kim edecek? Kendi öz yurdumda ben miyim garip? Yaşasın İslâmca, hakça bir düzen! Kahrolsun batıl sistem ve işbirlikçileri!

Yazımı Rad Suresinin 11. Ayeti kerimesiyle bitiriyorum; “Her insan için önünden ve arkasından takip edenler vardır. Allah'ın emrinden dolayı onu gözetirler. Allah bir kavme verdiğini, o kavim kendisini bozup değiştirmedikçe değiştirmez. Allah bir kavme de kötülük murad etti mi artık onun geri çevrilmesine de imkân yoktur. Onlar için Allah'dan başka bir veli de bulunmaz.”

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73