• BIST 1.391,740
  • Altın 497,52
  • Dolar 8,8130
  • Euro 10,3050
  • Ankara 11 °C
  • İstanbul 17 °C
  • İzmir 23 °C
  • Konya 16 °C

Gereğini Yapın!

Ahmet Sefa DİKTEPE

Türkiye’de siyaset sağlıklı dinamikler üzerine oturtulmuş tutarlı bir yapı izlenimi vermiyor çoğu zaman… Nedendir bilinmez milletçe ayan beyan malum olan, siyaset mekanizması içerisinde de yüksek perdeden dillendirilen çoğu mesele çözüm noktasında sıkışıp kalıyor. Bugün Sn. İçişleri Bakanımız dahil hükümetin birçok üyesi ve siyasi parti genel başkanları düzeyinde dillendirilen terör organizasyonunun bir parçası olan HDP adlı bölücü yapının kapatılması yönündeki görüş birliği bu yönde bir davanın açılmasını mümkün kılamadı. Hain terör örgütü PKK ile iş tuttuğu tüm delilleriyle ayan beyan ortada olan üstüne üstlük yöneticilerinin de kendi ifadeleriyle bunu doğruladığı HDP’nin kapatılması için hala Anayasa Mahkemesine bir başvuru yapılmış değil.

Değişmesini ümit ettiğimiz, birçok yönüyle de eksik bulduğumuz Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, bugünkü eksik haliyle dahi bu tür bölücü şebekelerin Türkiye’de meşru zemine taşınma çabalarına karşı gayet açık ve nettir.

Anayasa’nın 68. Maddesinin 4. Fıkrası bu hususta aynen şunları içermektedir “Siyasi partilerin tüzük ve programları ile eylemleri, Devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına, eşitlik ve hukuk devleti ilkelerine, millet egemenliğine, demokratik ve laik Cumhuriyet ilkelerine aykırı olamaz; sınıf veya zümre diktatörlüğünü veya herhangi bir tür diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi amaçlayamaz; suç işlenmesini teşvik edemez.” Bu maddeyi esas alarak parti kapatma hususunda amir hükümler içeren 69. Madde ise aynen şöyledir; “Bir siyasi partinin 68 inci maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı eylemlerinden ötürü temelli kapatılmasına, ancak, onun bu nitelikteki fiillerin işlendiği bir odak haline geldiğinin Anayasa Mahkemesince tespit edilmesi halinde karar verilir. (Ek cümle: 3/10/2001-4709/25 md.) Bir siyasî parti, bu nitelikteki fiiller o partinin üyelerince yoğun bir şekilde işlendiği ve bu durum o partinin büyük kongre veya genel başkan veya merkez karar veya yönetim organları veya Türkiye Büyük Millet Meclisindeki grup genel kurulu veya grup yönetim kurulunca zımnen veya açıkça benimsendiği yahut bu fiiller doğrudan doğruya anılan parti organlarınca kararlılık içinde işlendiği takdirde, söz konusu fiillerin odağı haline gelmiş sayılır. (Ek fıkra: 3/10/2001-4709/25 md.) Anayasa Mahkemesi, yukarıdaki fıkralara göre temelli kapatma yerine, dava konusu fiillerin ağırlığına göre ilgili siyasî partinin Devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakılmasına karar verebilir. Temelli kapatılan bir parti bir başka ad altında kurulamaz. Bir siyasi partinin temelli kapatılmasına beyan veya faaliyetleriyle sebep olan kurucuları dahil üyeleri, Anayasa Mahkemesinin temelli kapatmaya ilişkin kesin kararının Resmî Gazetede gerekçeli olarak yayımlanmasından başlayarak beş yıl süreyle bir başka partinin kurucusu, üyesi, yöneticisi ve deneticisi olamazlar.” 

Bu maddeler esas alındığında HDP’nin kurulduğu gün kapatılması gerekirken HDP hala seçim yardımlarından faydalanmakta ve HDP’li sözde vekiller milletimizin cebinden çıkan vergilerle hala maaş almaktadır. Eğer Anayasa, sade bir vatandaştan devletin en üst kademelerinde görev yapan yetkililere kadar kapsayıcı ve bağlayıcı bir metin ise HDP bir gün dahi açık kalmamalıdır! Ayrıca HDP’nin kapatılması ülke siyasetinde önemli bir turnusol kağıdı etkisi gösterecektir. Bugün HDP ile görüşmelerini “ülkemizde bulunan meşru bir siyasi parti” parantezinde takdim edenlerin gerçek yüzlerini de ortaya çıkaracaktır! Dün Sn. Cumhurbaşkanına Anayasal sınır hatırlatması yapanların bugün Anayasa’nın amir hükümlerini çiğneyerek teröre teşne olmuş HDP ile görüşmeleri manidardır! Ne özgürlük ne demokrasi ne de başka bir şey bu ülkeyi bölmeye cehd etmiş bir cinayet şebekesinin mensuplarını meşrulaştırmaz! Siyaset mekanizmasından beklentimiz bir an önce sözlerin icraata dönmesi ve milletimizin meclisinden terörle iltisakı alan kim varsa sökülüp atılmasıdır. Bugün dağdaki teröriste aman vermeyen kahraman Mehmetçiğimizin mücadelesini, bölücüleri nerede urlaşmışlarsa oradan söküp atarak nihayete kavuşturabiliriz!

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73