• BIST 103.200
  • Altın 196,867
  • Dolar 4,7083
  • Euro 5,4926
  • Ankara 16 °C
  • İstanbul 19 °C
  • İzmir 22 °C
  • Konya 14 °C

“İslamsız dünya” ve Ramazan-ı Şerif

İsmet TAŞ

Graham E.Fuller; ABD de VIP olarak kabul edilen en önemli insanlardan biri. CIA Ulusal İstihbarat Konsey Başkan Yardımcılığı, CIA yine Orta Doğu Masası Şefliğini yapmış, yazar, düşünür, tarih profesörü, siyaset bilimci, Türk Tarihine ve Osmanlıya hâkim, Türk-İslam Sentezi yapan bir devlet adamı. 
Fuller’in son dönem yazdığı, “İslamsız Dünya” kitabi, yaşadığımız bugünün şifrelerini veriyor.  İslam’ın doğuşundan Roma'nın yıkılışına, Osmanlı İmparatorluğu'nun yükselişinden çöküşüne kadar olan dönemi ince bir üslupla anlatıyor. Terörizmin kökenlerini, İsrail'deki çatışmayı, anti-emperyal mücadeleyi destekleme ve harekete geçirmede İslam'ın rolünü inceliyor ve analiz ediyor. Provakatif bir şekilde birçok politikacının, düşünürün, ilahiyatçının ve askerin aksine İSLAMSIZ Dünya’nın bugünkü dünyadan çok da farklı olmayacağını, hatta daha kötü olacağını iddia ediyor.
Yani iyi polisi oynuyor.  Bu insanların ne söylediğini bilmeden, bugünü ve geleceği anlamamız mümkün değil. Çünkü emperyal güçlerin politikaları bu tip insanların söyledikleri ile şekilleniyor. 
 Fuller kitabında; “ABD’nin Orta-Doğu politikalarını oluşturan ve yürüten kadroların, gelişmeleri analitik olarak değerlendirmeleri ve nesnel yaklaşımdan uzaklaşmamaları için ilginç olduğu kadar da doğru bir yöntem kullanır. Bu kesimleri gazete manşetlerinden, televizyon ve radyo haberlerinden, bilgisayar ekranlarından ve siyasi tartışmalarda İslam’a ait ne varsa onlardan kendilerini kurtararak, yaşanan tüm gelişmeleri İslamsız bir dünya düzleminde düşünmeye ve değerlendirmeye davet eder Orta-Doğu’da, İslam dünyasında ortaya çıkan şiddetin de kaçınılmazlığına vurgu yapar. Bu şiddetin İslam’dan değil, emperyalist saldırıdan kaynaklandığını söyler. Dünyanın başka bölgelerinde yaşayan başka halkların emperyalizmin saldırılarına karşı gösterdikleri direnç gibi Orta-Doğu halklarının da direnç gösterdiğini söyler.
Füller‘…” Ortadoğu’nun Batı emperyalizmine karşı verdiği mücadelenin nasıl geliştiğini ve antiemperyalist düşünme biçiminin Ortadoğu’nun bugünkü dünya görüşünde önemli bir noktayı teşkil etmeye devam ettiğini rahatlıkla görebiliriz. Ayrıca, Batı dünyasının emperyalist müdahaleciliği konusunda Müslümanların görüşlerinin diğer Asya kültürleriyle aynı olduğunu göstermek adına Çin de dâhil olmak üzere birkaç farklı kültürün antiemperyalist söylemleri ve deneyimleri ile Müslümanlarınkiler arasındaki benzerliklere dikkat çekmek istiyorum.’  Der Emperyalist yönetim anlayışının Müslüman ülkelerindeki yönetim yapılarını parçalayarak, geleneksel kurumları yıkarak ve kültürel kalıpları altüst ederek Müslüman dünyasının doğal gelişimini bozduğunu, kültürel yapılarını alt-üst ettiğini, sömürdüğünü söyler. Bu durumun farkında olan Orta-Doğu halklarının da sömürgeci Batı’ya tepki duyduklarını belirtir. Soğuk Savaş sonrası ABD’nin Orta Doğu’da giriştiği askeri müdahalelerin bölgedeki tepkileri daha da arttırdığına dikkat çeker. 
Fuller, “Doğu-Batı ilişkilerindeki veya Batı ile “İslam” arasındaki mevcut kriz durumunun aslında dinden daha çok siyasî ve kültürel anlaşmazlıklar, çıkarlar, rekabetler ve çatışmalarla ilgili olduğuna ikna edebilmeyi umuyorum. … Oysa mevcut gerilimlerin merkezinde dinin yer almadığı sonucuna vardığımız takdirde ne kadar karmaşık olsalar da bu sorunlarla mücadele etme, hatta çözme olasılığımız oldukça artar. … Neticede anlaşmazlıklar yaşayan dinler değil, devletlerdir” der.
(Peki tarih, ideolojilerin çatışması değil midir?  Papanın, “üçüncü bin yılda Asya Hristiyanlaşacaktır” sözünü nereye koyalım? Bunun adı hedef saptırmaktır.)
Yer ve zaman darlığı nedeniyle, kitabın özetin özetini bir sayfaya sığdırmaya gayret ettim. Fuller şöyle düşünmemizi sağlamaya çalışıyor, “Aslında biz İslam’a falan karşı değiliz, tam aksine İslam olmalı, hatta İslam ülkeleriinn karşı koymalarını da anlıyoruz. Haklılar. Ancak Radikal İslam’dan, Ilımlı İslam’a yönelmeli. Kültür çatışmalarına girmemeli. Haklarını savunsunlar ama İslam’ı da Hristiyan Batının kültür yapısına uyarlasınlar.” 
Özetle, “İslamsız bir dünya asla istemiyoruz. Ama dinler arası diyaloğa açık Ilımlı İslam istiyoruz.
Yani, “İslam olsun ama biz hangi İslam’a inanmanızı istiyorsak o İslam’a inanın”
Bugün Hıristiyan Batının bütün ideologları, yazar çizer takımı, devlet politikalarını yönlendiren, belirleyen akıl hocalarının yaptığı tam da bu. Son dönem Fransızların, “şu ayetleri çıkartın şunlar kalsın “  demelerinin altındaki neden de bu. 
Bu oyunu, bu tezgâhı göremeyenle ve maksatlı düşünenler; “Bakın görüyor musunuz adamlar aslında İslam’ı yok etmek falan istemiyorlar ne kadar doğru laflar ediyorlar.  Sadece biraz ılımlı olsun istiyorlar. Ne var bunda haklı değiller mi?” noktasındalar maalesef. Ve bu düşünceyi dillendirme cesaretini rahatlıkla gösterebiliyorlar. Şurası bilinen bir gerçek ki, istisnasız her ülkede kendi düşüncelerinin mücadelesini veren, yardakçıları, hainleri, ajanları bulunmaktadır. Bizde de bol miktarda var. 
Allah nasip etti, Ramazan-ı Şerif’e kavuştuk. Bu Ayın Rahmetinden, Bereketinden, Feyzinden, Mağfiretinden istifade etmek için her türlü gayreti göstereceğiz. 
Bunlar bizim ödememiz gereken borçlar ve Allah’ın vaat ettiği Cennete girmek için göstereceğimiz gayretler. 
Ancak bu Mübarek Ay da, ibadetlerimizi kadar önemli bir şeyi daha yapalım. DÜŞÜNELİM! SORGULAYALIM!!! . VE MÜCADELE EDELİM.
İnandığımız dine kurulan tezgâhları, oyunları, tuzakları düşünelim. Kendimizi sorgulayalım inandığımız dini ne kadar biliyoruz?  Ve İlahi Kelimatullah için ne kadar mücadele ediyoruz. 
Bu satırları okuyan her birinizin Mübarek Ramazan Ayının önemini çok iyi bildiğinize inanıyorum. 
Dilek, temennim ve duam o dur ki, Bu Mübarek Ay bizim Miraç’ımız olsun. 
Bu Mübarek Ayın, Milletimize, İslam Alemine, Esir Müslüman Türk İllerine Kurtuluş Vesilesi Olmasını, Aileniz ve Sevdiklerinizle Birlikte Daha Nice Ramazanlar Yaşamanızı Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.
 

  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (312) 311 53 73