• BIST 98.415
  • Altın 277,449
  • Dolar 5,7824
  • Euro 6,4409
  • Ankara 20 °C
  • İstanbul 21 °C
  • İzmir 22 °C
  • Konya 21 °C

Mekke’de ikinci cahiliye devri yaşanıyor  

Ahmet Sefa DİKTEPE

Hadim’ul-Haremeyn’eş-Şerifeyn… Ne kadar yakışmıştı şanlı ecdadımıza bu sıfat… Nasipsizliğimiz o kadar büyük ki bırakın harem-i şerife hizmetkar olmayı onu gözü dönmüş Vehhabilerin tasallutundan dahi koruyamıyoruz…
İslam tarihi okuyanlar, az da olsa siyer karıştırmış olanlar cahiliye devrinde müşriklerin Efendimiz’e (sav) neden bu kadar mukavemet gösterdiğini az çok görmüşlerdir. Bu mukavemetin dini, siyasi yönleri olduğu gibi aynı zamanda büyük bir ekonomik yönü de vardı…

Kâbe o zamanlarda içinde putların olduğu, herkesin kendi inancında ibadet ettiği, büyük bir ticaret şehri olan Mekke’nin gözbebeğiydi. Yarımadanın birçok yerinden buradaki putları ziyaret etmeye akın akın insanlar gelir, aynı zamanda burada kurulan pazarlarda putlar da satılırdı. Kabileler Kâbe’deki putları kendilerine bir geçim kapısı yapmışlar ve onlar üzerinden tabiri caizse dışarıdan turist çekerek para kazanmaya başlamışlardı. Kâbe onlar için sapık inançlarını pazarlayarak paraya çevirdikleri eşi bulunmaz bir mekândı… 

Kısaca o gün Efendimiz’e (sav) karşı çıkanlar tebliğ ettiği dinin hak din olduğunu bildikleri halde kazançları zarar görmesin diye onun getirdiklerini reddettiler. Ve onu Mekke’den hicret etmek zorunda bıraktılar… Hatta bilinen hikâyesiyle Efendimiz (sav), onu da bu kazanca ortak etmek istediklerinde o muhteşem cevabı vermişti; “Bir elime ayı, bir elime güneşi verseniz vallahi davamdan vazgeçmem!” 

Bugün Mekke’nin idaresini elinde bulundurarak Kabe’ye mihmandarlık yaptığını zannedenlerin dudaklarından dökülmese de kalplerinin ihbar ettiği cümle ancak şu olabilir; “bir elime ayı bir elime de güneşi de verseniz vallahi doymam!”

Bugün Kabe, Müslümanların inanç ve ibadet merkezi olduğu halde onun idaresini elinde bulunduranlar yine onu bir kazanç kapısına dönüştürmüş haldeler… Çevresine dikilmiş edebe sığmayan gökdelen otellerle Kâbe manzaralı odalar satarak cahiliye Araplarıyla aynı mesleği icra ediyorlar… Onlar içinde Kâbe, Ebu Cehil dedeleri gibi sadece bir ticarethane…

Şimdi bunlar nereden çıktı, nereden aklına geldi de böyle bir şeyler yazmaya ihtiyaç duydun derseniz… Bu hafta salı günü Suudi Arabistan’ın veliaht Prensi Selman, Kâbe etrafındaki çalışmaları denetlemek için Kâbe’nin üstüne çıkmış… Beyefendinin kendi diktiği kibir kulelerinin üzerinden göremediği çalışmaları Kâbe’nin tepesine çıkarak denetlemesini garipsedim de ondan yazdım… 

Efendimizin (sav) ruhaniyeti rahatsız olmasın diye demiryoluna keçe döşeyen Hadim’ul-Haremeyn’eş-Şerifeyn ecdadımıza layık olmak namına, Kabe’yi ayaklayan Vahhabileri Mekke’den çıkaracağımız günlere selam olsun…

Selam ve dua ile… 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73