• BIST 104.828
  • Altın 271,259
  • Dolar 5,7478
  • Euro 6,3289
  • Ankara 4 °C
  • İstanbul 14 °C
  • İzmir 21 °C
  • Konya 8 °C

Pabuç bırakmayız

Emrah ÖZCAN

Barış Pınarı Harekâtı başladı. Tüm dünyanın gözü bu harekâtın üstünde. Türk Silahlı Kuvvetlerinin her harekâtta olduğu gibi bu harekâttan da başarı ile çıkacağından şüphemiz yok. Allah ordumuzu muzaffer eylesin. Harekât başladığı günden itibaren birçok dünya ülkesi harekâta karşı çıktığını açıkladı. Bu da yetmezmiş gibi uluslararası medya kuruluşlarında ülkemize yönelik algı operasyonları yürütülmeye başlandı.

Harekât bizim için ne kadar elzem ise AB ve diğer ülkeleri de o kadar korkutur durumda. Korkuyorlar ve bu yüzden sınır güvenliğimiz için gerekli olan harekâtı işgal diye nitelendiriyorlar. Yıllardır PKK ve diğer terör örgütleri ile mücadele ediyoruz. PKK bitti bitecek duruma geldi. Bu harekâttan sonra terör örgütüne büyük bir darbe vurulacak. AB bu yüzden korkuyor. Türkiye’nin rahat bir nefes almasını istemiyor. Suriye’de 5 ülke direkt, 23 ülke ise dolaylı olarak savaşın içinde yer alıyor. Birçoğu özel ordu mensubu olmak üzere 82 ülkeden binlerce asker bulunuyor. 

Binlerce kilometre uzaklıktan gelip ordusu ile Suriye’ye giren ülkeler barış ve huzur için geliyor, en uzun sınıra sahip komşu ülke olan Türkiye terör tehdidi yüzünden harekât düzenleyince işgalci oluyor? Yerseniz tabi… Bu söyledikleri insanların aklıyla dalga geçmekten başka bir şey değil. Zaten AB’ye gereken en güzel cevabı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan verdi. Cumhurbaşkanı  elimizde değerlendirilebilecek en büyük koz olan mültecileri öne sürdü. Cumhurbaşkanı, “Bizim şu andaki operasyonumuzu 'işgal hareketi' diye nitelendirmeye çalışırsanız işimiz kolay; kapıları açarız, 3,6 milyon mülteciyi sizlere göndeririz" diye konuştu. 

AB’nin tehdidine tehdit ile karşılık verdi. Gerekliydi. Yapılması gerekiyordu. AB ülkeleri Türkiye’ye silah sevkiyatına askıya almaya başladı. Eğer bu tarz yaptırımlar artmaya devam ederse, mülteci kozumuzu daha iyi kullanmamız gerekli diye düşünüyorum. İşi biraz daha ileri boyuta götürerek kapıların açılması dahi düşünülebilir. AB’nin hiçbir zaman samimi olmadığı bilinir durumda. Biz en azından bu konuda ne kadar ciddi ve samimi olduğumuzu göstermeliyiz. Göstermeliyiz ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin tehditlere pabuç bırakmayacağını tüm dünyaya bildirmeliyiz. 
 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73