• BIST 1.329
  • Altın 462,227
  • Dolar 7,7967
  • Euro 9,4780
  • Ankara 1 °C
  • İstanbul 10 °C
  • İzmir 13 °C
  • Konya 3 °C

Şimdiye kadar neredeydiniz?

Ferit Atmaca

Kamuoyunda “hobi bahçeleri düzenlemesi” olarak bilinen kanun teklifinin Meclis Genel Kurulu’ndaki görüşmeleri sürüyor.

Teklifin 18 maddeden oluşan birinci bölümü geçti.
İkinci bölümün görüşmelerine ise Salı günü başlanması bekleniyor.
Hobi bahçeleriyle ilgili düzenlemeler içeren 24 ve 25. maddeler, bu ikinci bölümde yer alıyor.
Hobi bahçesi sahiplerinin gözü kulağı şuan için Salı gününde. 

-Hükümet teklifinde ısrarcı olacak mı? 

-Muhalefetin “En azından düzenlemeden mevcutlar muaf tutulsun, bunca yapının ne yıkımı mümkün, ne de eskiye dönüş” görüşüne kulak verilecek mi? 

-Elinde Çevre Bakanlığı’nın verdiği Yapı Kayıt Belgesi olan hobi bahçesi sahiplerinin durumu ne olacak? 

-Kooperatiflerle tapulu hobi bahçeleri arasında ayrım yapılacak mı? 

-“Tapulu tarlamda, meyve sebze yetiştirirken kafamı sokacak bir ev inşa ettim, kime ne zararım var” diyen tapulu hobi bahçesi sahiplerinin feryadı duyulacak mı?

Bekleyip göreceğiz… 
***
Meclis Genel Kurulu’nda teklifin görüşmelerine başlandığı geçen Salı günü, Ankara Milletvekilimiz Nevzat Ceylan Bey de bir konuşma yaptı.

Hem şahsen hem de gazete olarak görüşlerine önem verdiğimiz bir isim olduğu için Nevzat Ceylan Bey’in, hobi bahçeleriyle ilgili sözlerini sizlerle de paylaşmak istiyorum. 

Sayın Ceylan’ın Meclis tutanaklarında yer alan konuşması şöyle:
“NEVZAT CEYLAN (Ankara) – Malumunuz, hobi bahçeleri gerçekten bir ihtiyaçtan doğmuş ama şunu yaşayarak gördük ki o kadar istismar edilecek bir konu hâline geldi ki bütün şehirlerin etrafları, tarım alanları sanki yeni bir gecekondu bölgesi hâline getirildi. Evet, gerçekten ihtiyaç var, gerçekten bu konuda insanların ihtiyaçlarının giderilmesi gerekecek bir süreç yaşıyoruz özellikle bu pandemi sürecinde ama şunu gördük ki bunun bir disipline edilmesi lazım, bir şekle sokulması lazım. Bu amaçla hobi bahçeleriyle ilgili yeni bir düzenleme getirildi. Hobi bahçelerinin, inşallah bundan sonra belediyelerin organize ettiği, belediyelerin uygun gördüğü imar planlarına uygun yerleşim alanlarında, tarım alanlarının dışındaki yerlerde, özellikle birinci sınıf tarım alanlarının dışındaki yerlerde yapılmasının sağlanması konusunda da hep beraber makul bir noktada birleşilmesi konusunda da önemli maddeyle bu süreci hep beraber tamamlayacağımızı düşünüyoruz.”
*** 
Görüldüğü üzere milletvekilimiz de, “hobi bahçelerinin ihtiyaçtan doğduğu” hakkını teslim ediyor.
Sonra “ama” deyip, “buraların yıkılmasını istemelerine” gerekçe olarak “Şunu gördük ki bunun bir disipline edilmesi lazım, bir şekle sokulması lazım” ifadelerini kullanıyor. Ve hobi bahçelerinin bundan sonra belediyelerin organizesinde, uygun görülen alanlarda yapılmasının önünün açılacağından söz ediyor.  

Bu ifadelerden benim anladığım şu:
“Buralar vatandaşlar için evet ihtiyaç ama mevcut hobi bahçeleri yıkılacak, daha sonra belediyelerin organizesinde yeniden yapılabilecek.” 

Bu noktada sormak isterim:
Devlet, hükümet, belediyeler şimdiye kadar neredeydi?

Bu ihtiyaç başından itibaren bir düzen içinde karşılanamaz mıydı?

Örneğin bir gazeteci olarak benim düşünüp, yazıp çizdiğimi devlet, hükümet bu güne kadar neden düşünmedi, görmedi. 

Bu sütunu takip edenler bilir, yıllardır hobi bahçeleri üzerine yazılar kaleme alıyorum; hep söylediğim şu: 
“Doğa ve doğala ilgi yıldan yıla artmakta. Devlet, hükümet, belediyeler bu işe el atmalı, vatandaşın önünü açmalı, belli bir tertip düzen içinde ihtiyacı karşılamalı.” 

Bu yapılmayınca vatandaş ihtiyacını kendi kendine karşılamaya çalıştı. 

Büyük çoğunluğunu orta ve dar gelirli vatandaşların oluşturduğu bu vatandaşlardan kimi kooperatiflere üye olarak, kimi tapulu küçük hisseler satın alarak hobi bahçesi kurup, meyve sebze yetiştirdi. Bu arada da herkes bütçesine göre bahçesine başlarını sokacak bir yer yaptı. Ve hükümetin çıkardığı İmar Barışı kapsamında Çevre Bakanlığı bu yerler için Yapı Kayıt Belgesi verdi. Ayrıca bu bahçelerin tümünün DSİ ruhsatlı suları var, ENERJİSA’nın çektiği elektriği var. Belediyeler tarafından yapılmış yolları var. İzinse izin, müsaade ise müsaade yani… 

Durum bu iken hükümet bugün çıkmış “Buralar ruhsatsız, izinsiz, yıkacağız” diyor. 

Gel de bunu o bahçe sahiplerine anlat! Gel de bunu bana anlat! 

Adama sormazlar mı “Devlet üzerine düşeni yapıp ihtiyacı karşılamadı, vatandaş da talebine çare buldu, şimdi bu yıkılacak öyle mi? Şimdiye kadar neredeydiniz” diye?

Düşünün;
Örneğin siz bir bahçeniz olsun istiyorsunuz. Devletin, hükümetin, belediyelerin organize ettiği bir yer mi satın alırsınız, yoksa herhangi bir emlakçının, tarla sahibinin sattığı ve akıbeti belirsiz yeri mi?

Akıl var mantık var…

Devlet dururken, izinsiz yerler tercih edilir mi? Nitekim devletten satılık hobi bahçesi vardı da vatandaş almadı mı? 
Son söz: Hobi bahçesi sahiplerini bugün içinde bulundukları duruma düşüren yine devletin kendisidir düşüncesindeyim. Buna rağmen yıkımda ısrarcı olunması, devletin ikinci büyük yanlışı olacaktır. 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73