• BIST 1.321
  • Altın 465,652
  • Dolar 8,0243
  • Euro 9,5328
  • Ankara -1 °C
  • İstanbul 10 °C
  • İzmir 12 °C
  • Konya 4 °C

Hile Her Yerde!

Göknur Çekinmez

İnsanın yaşamını sürdürebilmesi ve sağlığın korunması için besinlere ve doğru beslenmeye gereksinim duyar. Besinler hayatımızın tamda merkezinde diyebiliriz. Besin eşittir insan yaşamıdır.

Besinin değeri bu kadar büyükken şimdilerde besinlerin organikliği en çok tartışılan konular arasında ilk sırada. İnsan yaşamını tehlikeye atan gıdalar üzerinde yapılan hileler günümüzde isminden çokça bahseder olmuştur. Son yıllarda gıda üretimindeki hile haberleri kaygı verici. İnsanların oynamadığı gıda kalmıştı ki onu da oynadılar. Şimdilerde organik adı altında aslında hiç de organik olmayan ürünler revaşta. 

Bizler de organik diyerek ilk onlara koşuyoruz. Ama diğer gıdalardan bir farkı olmadığını her gün haberlerde duyar olduk. Peki nedir insanların hile karşısında iştahlarını kabartan? Toprak, su, hava, çevre kirliliği, küresel değişimler gibi faktörler pek çok gıdanın yetişmesini engellemiştir. Bunu fırsat bilen insanoğlu hilelerden medet ummuştur. Sadece gıda ile kalmamış pek çok konuda da hileler mevcuttur. Bunlara örnek verecek olursak hayvancılık üzerinde de pek çok hileler mevcut. Baktığımızda hayvan üzerinde nasıl bir hile olabilir diye düşünmemiz çok normal. 

Ama hayvana yapılan hormon iğneleri, ilaçlar, yapay yemler zaten onların DNA'sı ile oynanıyor. Bu hileler süte, yumurtaya, ete geçiyor ve dolayısıyla bizlere de kolayca ulaşabiliyor. Bu koşullara rağmen sağlıklı beslenmeden söz edebilir miyiz? Bunca yapılan hile tam olarak terör ünvanını hak etmiştir. Sadece bununla mı kalmakta? Hayır. Hijyenden mi bahsedelim? Koruyucu gıda katkılarından mı? Kimyasal katkılardan mı?

Sağlıklı beslenmede günlük yaklaşık olarak 50 ayrı besin öğesine gereksinim duyulur. Karbonhidrat, vitamin, mineral vs. Tükettiğimiz besinlerin bedenimize uygun ve yararlı olması öte yandan hiçbir zararlı etki oluşturmaması önemlidir. Bunu insan sağlığı için bir şart olarak görebiliriz. Ne kadar bu durum pek mümkün olmasa da! Aşırı kazanç hırsı insan sağlığının hiçe sayılmasına neden oluyor. Gıda teröründe "hileler" tehlikenin seviyesini artırıyor. 

Örneklerle konuyu genişletecek olursak eğer; zeytinyağına motor yağı katmak, tereyağına margarin, köftelere soya unu veya domuz eti karıştırmak, şekerden bal elde etmek, pirinçleri plastik maddeden yapmak, pul bibere kırmızı boya ile talaş karıştırmak gibi korkunç gerçeklerle karşı karşıyayız. Yoğurda bitkisel yağ ve jelatin katmak, salama tavuk kemikleri eklemek, üretim tarihi geçmiş, küflenmiş peynirin yeniden eritilip kalıplara dökülerek kaşar, krem peynir, eritme peynirin dönüştürülmesi, deri, bağırsak, paça ve sakatatlar tavuk dönerde kullanılması... 

Daha da pek çok örnek verilebilir. İnsan sağlığı bu denli ucuz olmamalı. Bu işi kazanç uğruna kullanan insanlar asıl tehlikenin baş kahramanlarıdır. Bilinçli olmak düşse de vatandaşa hangisine karşı olmalı? Zor bir konu olması nedeniyle yeterince önlem alınıyor mu? Zannediyorum ki bundan sonraki yaşantımızda adından sıkça bahsedeceğimiz günler bizleri bekliyor. Sevgiyle kalın...

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73