• BIST 95.734
  • Altın 271,249
  • Dolar 5,5633
  • Euro 6,1703
  • Ankara 20 °C
  • İstanbul 21 °C
  • İzmir 25 °C
  • Konya 20 °C

Taklit milleti kurutur

Yusuf Akoğul

Milletimizin ebedi devamını sağlamak gayesinde olanların, özelliklerini yaşamak ve yaşatmak, atiye aktarmak mecburiyetinde oldukları tartışmasız bir şekilde aşikârdır. Bu gayret içerisinde olanların değerlerimize, bizim “biz” olmamıza, varlık kurmamıza kaynak olan her ne varsa oradan esinlenmesi gerekir. Yani içimizde uyuyan güce yönelerek oraya kulak vermesi gerekir.

Bu sayede özünü ihtiva eden kendisini yüceltecek mananın özelliklerini bulma gayretine girecek, nihayetinde ona erişecektir. Bunu zamanla bünyesine alacak ve geleceğe aydınlık saçan bir ışık gibi ulaşacaktır.

Üzerinde durma gereksinimi hissettiğimiz manaya insan maddeyi basamak haline getirerek ulaşır. Zira Yunus yıllarca odun taşıdıktan sonra maddeyi küçümseyebilmiş “bana seni gerek seni” diyebilmiştir.

Ruh, kendi manasını taşıyan aidiyet hissi yükleyebileceği toprağı yurt edinir. O toprağa akseden milletin ruhudur.

Milletler bu ruh ile o toprağa değer verir, orada varlık kurar ve kendini orada bulur.

Misal gurbette olan bir insanın memleketine karşı sıla hasreti çekmesindeki sebep orada bulduğu değerdir, oraya hissettiği aidiyettir.

Bizim son asırlarda ruhumuz örselenmiş durumdadır. 

Bu örselenmenin sebebini rahata düşme, gayretsizlik ve en önemlisi taklitçilik teşkil etmektedir. 

Taklit milleti kurutur, anlamsızlaştırır, basitleştirir ve yavaş yavaş yok eder. 

Taklitçiliğe düşülerek millete has olan değerler ehemmiyetini kaybeder.

Bundan dolayı ele alınmayan her ne varsa bunlar birey ve toplumu zamanla aslına yabancılaştırır.

Eğer taklide sebebiyet veren unsurlara müdahale edilmezse tıpkı insan vücuduna yayılan hastalık gibi topluma nüfuz eder.

Bir milletin yapacağı hamle elbette maziye sahip çıkmakla, tezahür edeni anlamakla, yani kendini okumakla mümkündür. Bu okumak kendini yetiştirmekle olacaktır. 

Milletimiz de bunun için daha çok çaba sarf etmeli ve uzun zamandır mesken edindiği zihni rehavetten kurtulmalıdır.
Bilgilerin ve ruhun kanalize edeceği dinamizmle yol yürümek gerekir.

Ancak bu sayede topluma sirayet eden taklit hastalığı defedilebilir.

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73