Ankara’da belediyeye 500 bin liralık “tayt” davası açıldı
Ankara’da belediye iştirakinde görev yapan bir spor antrenörü, kıyafet dayatması ve psikolojik baskıya maruz kaldığını öne sürerek iş mahkemesine başvurdu. Eğitmen, 500 bin lira manevi tazminat talep ediyor.
Ankara’da bir ilçe belediyesine bağlı şirkette çalışan 38 yaşındaki spor eğitmeni Ö.Ş., görev yaptığı tesiste belirli kıyafetleri giymeye zorlandığını ve uzun süredir sistematik baskıya maruz bırakıldığını iddia ederek dava açtı. Ankara Nöbetçi İş Mahkemesi’ne sunulan dilekçede, son iki yılda tayt ve şort giymesi yönünde sürekli yönlendirme yapıldığı, daha önce kullanabildiği alanların kapatıldığı ve ders süresince oturmasına izin verilmediği öne sürüldü.

Dava dosyasında ayrıca güvenlik kameralarıyla sürekli takip edildiği, mesai saatleri ile görev yerinin değiştirildiği, mola zamanlarında diğer çalışanlarla görüşmesinin engellendiği ve haftalık programların sık sık yenilendiği iddialarına yer verildi. Eğitmen, uygulamaların iş-özel hayat dengesini bozduğunu ve istifaya zorlamayı amaçladığını savundu. 500 bin liralık manevi tazminat talebiyle açılan davada, iddiaların yargı sürecinde değerlendirileceği bildirildi.
'ARKADAŞLARIMLA GÖRÜŞMEM YASAKLANDI'
Dava açtıktan sonra işten çıkarılan Ö.Ş., "7 yıldır çalıştığı iş yerinde son 2 yıldır mobbinge maruz kaldım. Çalışma şartlarım korkunç şekilde zorlaştırıldı. Tayt giyme zorunluluğu getirildi. Molalarımda arkadaşlarımla görüşmem yasaklandı. Yılık izinlerim verilmedi. Çocuğuma bakmakla zorunlu olduğumu söylememe rağmen, çalışma şartlarımda çözüm olmadı. 'Herkesin çocuğu var, ne yapalım' diyerek, sürekli terslendim. Kurumda müdürler değiştiği için biri geliyor 'Şort giyeceksiniz' diyor; ama bayağı kısa bir şort. Şort giyiyoruz bu sefer öbürü çıkıyor 'Hayır şort olmaz tayt giyeceksiniz' diyor. Kameralardan çok fazla izleniyorduk. Bu çok rahatsız edici. Elimizi kolumuzu koyacak yer bulamıyoruz. Mesela arkadaşımla şakalaşıyorum hemen telefon geliyor, 'Dokunmayın birbirinize.' Kameradan izleyip sürekli 'ayakta duracaksınız, oturmak yasak, yürüyeceksiniz, havuzun etrafına bakacaksınız' gibi söylemlerde bulunuyorlardı" dedi.

'MOBBİNG, YILDIRMAK AMACIYLA YAPILIR'
Avukat Senem Yılmazel, müvekkilinin haklarını arayacaklarını belirterek, "İş yerinde kasıtlı sürekli sistematik olarak uygulanan psikolojik şiddete biz mobbing diyoruz. Aslında devletin bununla ilgili bir yardım hattı da var; 170 hattı. Burayı kişiler arayarak psikolojik destek de alabiliyorlar. Önemli hukuki hakları var. İşçilik alacakları, işçilik hakları ayrı. Biz mobbingden kaynaklı manevi tazminat davası açtık. İlk duruşması bu ay olacak. Bir davranışın mobbing olarak kabul edilebilmesi için kasıtlı, sürekli ve sistematik olması lazım. Bir kez kötü davranış ya da kötü sözü biz mobbing diyemeyiz. Bir davranışın mobbing olarak kabul edilebilmesi için belli bir süreye yayılması lazım. Örneğin müvekkilim yaklaşık 2 yıldır böyle psikolojik şiddet uygulanmış kendisine" diye konuştu.
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.