AYTHESOD Başkanı Akpınar: “Hasılat esaslı vergi sistemine geçmek istiyoruz”
Kuryelerin sektörde yaşadığı sorunlar hakkında Ulus’a konuşan AYTHESOD Başkanı Ramazan Akpınar, kuryelerin vergisel açıdan ciddi sıkıntılar yaşadığını belirterek, “Gerçek usulde vergi ödüyoruz.” dedi. Hasılat esaslı vergi sistemine geçmek istiyoruz
Kuryelerin sektörde yaşadığı sorunları Ankara Yük Taşımacılığını Destekleyici Hizmet Verenler Esnaf Odası (AYTHESOD) Başkanı Ramazan Akpınar, Ulus’a değerlendirdi. Kuryelerin vergisel açıdan ciddi sıkıntılar yaşadığını belirten Akpınar, “Gerçek usulde vergi ödüyoruz. Ancak biz, hasılat esaslı bir vergi sistemine geçmek istiyoruz” dedi. Bu konuda Maliye Bakanlığı ile iki yıldır görüşmeler yürüttüklerini ancak sürecin askıya alındığını dile getirdi. E-ticaret firmalarının kuryeleri kâğıt üzerinde esnaf gibi gösterip sahada işçi gibi çalıştırdığını vurgulayan Akpınar, “Sözleşmeler tek taraflı hazırlanıyor ve bizi adeta köle gibi çalışmaya zorluyorlar” diye konuştu. Akpınar, firmalar tarafından hız baskısı yaşadıklarını, mont ve çanta gibi ekipmanların kuryelere parayla satıldığı gibi sıkıntılara da değindi. sorunların bir an önce çözüme kavuşmasını gerektiğini ifade eden Akpınar, “Firmalar mevcut yasalara uysun, yeterli denetim yapılsın ve haklarımız gasp edilmesin” diyerek çağrıda bulundu.

“HASILAT ESASLI VERGİ SİSTEMİNE GEÇMEK İSTİYORUZ”
Kuryelerin vergisel anlamda ciddi sıkıntılar yaşadığını anlatan Ankara Yük Taşımacılığını Destekleyici Hizmet Verenler Esnaf Odası Başkanı Ramazan Akpınar, mevcut vergi sisteminin esnafı zorladığını belirtti. Gerçek usulde vergi ödemek zorunda bırakıldıklarını sözlerine ekleyen Akpınar, yapının sürdürülebilir olmadığını vurguladı. Hasılat esaslı vergi sistemine geçmek istediklerini dile getiren Akpınar, “Vergisel anlamda ciddi sıkıntılarımız var. Gerçek usulde vergi ödüyoruz. Ancak biz, hasılat esaslı bir vergi sistemine geçmek istiyoruz. Bununla ilgili iki yıldır Maliye Bakanlığı ile görüşmelerimiz sürüyor. Geçen yıl talebimiz kabul edilmiş ve çalışmalar başlatılmıştı; fakat daha sonra iptal edildi” şeklinde konuştu. Akpınar, uygulamanın yeniden gündeme alınmasını talep etti.
“BİZİ ADETA KÖLE GİBİ ÇALIŞMAYA ZORLUYORLAR”
E-ticaret firmalarının kuryeleri kâğıt üzerinde esnaf gibi gösterdiğini, ancak sahada işçi gibi çalıştırdığının altını çizen Akpınar, sistemin hukuki ve vicdani açıdan sorunlu olduğunu söyledi. Ne işçi haklarına sahip olduklarını ne de gerçek anlamda esnaf özgürlüğü yaşadıklarını belirten Akpınar, bu ikili yapının sektörde büyük mağduriyetlere yol açtığını dile getirerek şunları kaydetti:
“E-ticaret firmaları kâğıt üzerinde bizi esnaf kurye olarak gösteriyor ama sahada işçi gibi çalıştırıyor. İşe girdiğimizde “15 gün önceden haber vermeden çıkamazsın, yoksa ceza uygularız” deniliyor. Oysa biz işçi değiliz; ister çalışırız ister bırakırız. Ancak sözleşmeler tek taraflı hazırlanıyor ve bizi adeta köle gibi çalışmaya zorluyorlar.”

FİRMALARIN SÖYLEMLERİ SAHADA ÇÖKÜYOR
Firmaların sahada “hız baskısı yok” söylemlerine rağmen sistemlerin kuryeleri fiilen hızlı teslimata zorladığını vurgulayan Akpınar, “Bir saat içinde dört paket atan sistemler var. Bu da 15 dakikada bir teslimat demek. Bu baskı sürücüleri hız yapmaya, trafik kurallarını ihlal etmeye zorluyor ve kazalara sebep oluyor. Özellikle kırmızı ışık ihlalleri ve tehlikeli sürüşler bu yüzden artıyor” diyerek bu durumun ciddi güvenlik sorunlarına yol açtığını kaydetti. Kuryelerin kış şartlarında çalışırken kullanmaları gereken ekipman maliyetlerinin çok yüksek olduğunu söyleyen Akpınar, firmaların kendi mont ve çantalarını zorunlu tuttuğunu, üstelik bunları kuryelere parayla sattığını şu sözlerle aktardı:
“Kış şartlarında kullanmamız gereken bot, mont, eldiven gibi ekipmanlar oldukça pahalı. Ancak firmalar, kendi montlarını giymemizi zorunlu tutuyor ve bunu da bizlere parayla satıyor. Üstelik satılan montlar kalitesiz; su geçiriyor, rüzgâr alıyor. Dışarıdan alacağımız ürünler çoğu zaman daha kaliteli olmasına rağmen bunları kullanmamıza izin verilmiyor. Taşıma çantalarında da aynı dayatma var. Kendi çantamızı kullanamıyoruz. Firmanın çantasını satın almak zorundayız. Üstelik bu çantayı ayrıca işletiyoruz, notere gidiyoruz, ruhsat alıyoruz; tüm masraflar bize ait.”
“FİRMALAR MEVCUT YASALARA UYSUN”
Kuryelerin talebinin çok net olduğunu ifade eden Akpınar, “Ya bizi işçi statüsünde çalıştırın, İş Kanunu’na göre sigortamızı yapın, kıdemimizi, izin hakkımızı verin; ya da 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Kanunu’na göre gerçekten esnaf olarak kabul edin. Bu çifte standart sömürüdür ve buna Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın acilen müdahale etmesi gerekiyor. Biz esnaf olmaya da razıyız, işçi olmaya da. Ama şu an ne işçiyiz ne esnaf; ortada bırakılmış durumdayız” diye konuştu. Durumu ticari taksicilerle kıyaslayan Akpınar, taksicilerin birden fazla uygulamayla çalışabildiğini, çalışma saatlerini ve kıyafetlerini kendilerinin belirlediğini hatırlatarak, “Eğer bir kurye sabah 8 akşam 10 bir firmanın önünde durmak zorundaysa, çalışma saatini firma belirliyorsa, kıyafetini firma dikte ediyorsa; bu kişi fiilen işçidir. O zaman sigortası yapılmalı, işçi hakları verilmelidir” dedi. Sorunun kanun eksikliğinden değil, mevcut kanunların uygulanmamasından kaynaklandığını vurgulayan Akpınar, “Biz istiyoruz ki firmalar mevcut yasalara uysun, yeterli denetim yapılsın ve haklarımız gasp edilmesin” diyerek sözlerini tamamladı.
Kaynak:ANKARA ULUS GAZETESİ

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.