Bakan Tekin, Nevşehir'de "muharrem Ayı Oruç Açma Ve Lokma Paylaşımı Programı"nda Konuştu:
"Yıllardır bütçeden en büyük payı ısrarla maarife ayırıyor oluşumuz, bilinçli bir tercihin ifadesidir. Bütün bu gayreti yöneten asıl pusula ise milletimizin birliği, dirliği ve kardeşliğidir."
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Yıllardır bütçeden en büyük payı ısrarla maarife ayırıyor oluşumuz, bilinçli bir tercihin ifadesidir. Bütün bu gayreti yöneten asıl pusula ise milletimizin birliği, dirliği ve kardeşliğidir. Şunu gönül rahatlığıyla ifade edebilirim ki AK Parti hükümetlerimizin en büyük davası, baştan beri kardeşliği ayakta tutmak olmuştur." dedi.
Bakan Tekin, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Horasan Erenleri Dernekler Federasyonuna bağışladığı arsada inşa edilen Hacıbektaş Horasan Erenleri Dergahı Cemevi Külliyesi'nde düzenlenen Muharrem Ayı Oruç Açma ve Lokma Paylaşımı Programı'na katıldı.
Bakan Tekin, burada yaptığı konuşmada, geçen yıl açılışında bulunduğu dergaha, bugün aynı lokmayı bölüşmek ve orucunu vatandaşlarla açmak için yeniden gelmiş olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Göreve geldiği günden itibaren Alevi-Bektaşilerin çağırdığı her kapıyı kendi kapısı bilerek gittiğini belirten Tekin, şöyle devam etti:
"Mübarek günlerinde, sevinçlerinde ve hüzünlerinde yanlarında bulunmaya, aynı sofraya oturmaya, sözlerine ve taleplerine gönül açıklığıyla kulak vermeye olağanüstü bir özen gösterdim. Bu akşam da muharrem ayının bereketi bizi aynı sofrada buluşturdu. Malumunuz her muharrem bizi yüzyıllar öncesine, Kerbela’nın o kavurucu çölüne götürür. Oraya her dönüşümüzde kendi çağımızın vicdanıyla yüzleşir, hakkın ve haksızlığın hala aynı keskinlikle karşı karşıya durduğunu yeniden idrak etmeye çalışırız."
Tekin, Anadolu irfanının Kerbela'yı yüreğinde taşırken onu kuru bir feryadın ötesine taşıyarak bir ahlak mektebine dönüştürdüğünü ifade etti.
Tutulan orucun insanı nefsiyle hesaplaşmaya, çekilen matemin başkasının acısını kendi acısı bilmeye, dökülen her damla gözyaşının da kalbi merhametle yoğurmaya çağırdığını dile getiren Tekin, şöyle konuştu:
"Ecdadımızın asırlar önce kazıdığı bu ölçü, bugün bizim de omuzlarımızdaki emanetin ta kendisidir ve bu emaneti taşımak, her şeyden evvel bir devletin kendi milletiyle kurduğu hukukta tecelli eder. Hepimizin malumu, bizim medeniyetimiz asırlar boyunca farklı inançları ve farklı sesleri aynı vatan toprağında kardeşçe yaşatmayı başarmış engin bir hikmetin üzerinde yükselmiştir. Alevi-Bektaşi canlarımız da bu hikmetin kurucu ortaklarından, milletimizin asli ve ayrılmaz mensuplarındandır. Onların inancı, irfanı, ocağı ve erkanı, ortak medeniyetimizin en kadim hazineleri arasında yer alır. Madem öyle, bu hazineye sahip çıkmak da ilkin devlete düşen bir vecibedir. Zira bir devletin asaleti, her evladına aynı şefkatle kucak açmasında, her vatandaşının hakkını bir adalet borcu bilerek gözetmesinde belli olur. Vatandaşımızın inancını gönül huzuruyla yaşaması, ibadetini serbestçe eda etmesi, geleneğini istikbale taşıması, devletimizin hakkaniyetle yerine getirmekle mükellef olduğu en tabii vazifelerdendir. İşte biz bu vazifeyi, hakkın teslimi ve kardeşlik hukukunun gereği bilerek yürütüyoruz. Hiç şüphesiz bir devleti büyük kılan, sahip olduğu toprağın genişliği kadar, her bir evladının gönlünde açtığı yerin derinliğidir. Nitekim Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığımızın tesisiyle, asırlara uzanan bir meselede kalıcı ve kurumsal bir zemin inşa edilmiştir. Bugün cemevlerimizin hizmetleri, ihtiyaçları ve hakları, devletimizin çatısı altında müesses bir nizam içinde karşılanmaktadır."
- Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli
Bakan Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin kadim Anadolu irfanının günümüzdeki tecellisi olduğunu söyledi.
Bakanlık olarak yürüttükleri bu modelin, kadim irfanı çağın pedagojisiyle buluşturan bir üst çerçeve olarak yol gösterdiğini vurgulayan Tekin, "Bu doğrultuda müfredatımızı, kendi medeniyetimizin ahlak kaynaklarıyla ve hikmet birikimiyle yeniden buluşturacak şekilde zenginleştiriyoruz. Bütün gayemiz, çocuklarımızın kendi köklerinden beslenerek, ait olduğu irfanı tanıyarak ve özümseyerek geleceğe yürümesidir. Esasında bu gayeyi, yürüttüğümüz bütün eğitim politikalarının da merkezine yerleştirdik. Şöyle ki bir çocuğumuzun hangi şehirde doğduğu, hangi inancı taşıdığı, hangi kökenden geldiği yahut ailesinin imkanının ne olduğu, onun eğitim hakkının önünde bir engele dönüşmesin diye çalıştık. Bu uğurda kapsayıcı eğitimi ve fırsat eşitliğini attığımız her adımın ölçüsü haline getirdik. Köyündeki okula ulaşamayan çocuğumuzun yolunu kısalttık, imkanı dar ailelerimizin yükünü hafiflettik, engelli evlatlarımızı eğitimin tam merkezine aldık." diye konuştu.
Aynı hassasiyeti çocukların bu ülkenin bütün renklerini doğru kaynağından tanıyabilmesi için de gösterdiklerini vurgulayan Tekin, şunları kaydetti:
"Bu maksatla din kültürü ve ahlak bilgisi derslerini, Alevilik ve Bektaşilik dahil bu coğrafyanın inançlarına hakkaniyetle ve sahih bilgiyle yer veren bir anlayışla yeniden kurguladık. İstedik ki bir evladımız kendi inancını da kardeşinin inancını da doğru ve özgür biçimde öğrensin. Zira insan tanımadığından ürker, tanıdıkça o ürküntünün yerini hürmet alır. İşte ötekileştirmenin önüne çekilebilecek en sağlam set, erken yaşta atılan bu tanıma ve anlama zeminidir. Bu zemini biraz daha sağlamlaştırmak için seçmeli dersler arasına 'Klasik Ahlak Metinleri' dersini de yerleştirdik. Bu dersin muhtevasının mühim bir kısmı ilmiyle, adaletiyle ve cömertliğiyle bütün bir İslam ahlakına kaynaklık etmiş Hazreti Ali Efendimizin irfanından besleniyor. Bu akşam Ehl-i beyt muhabbetiyle bir araya gelmiş bizler için, o yüce mirasın çocuklarımızın gönlüne bir ahlak tohumu olarak ekiliyor olması ayrıca kıymetlidir."
- "Hiç şüphesiz bu noktaya kolay gelinmedi"
Bakan Tekin, yaklaşık 2,5 yıldır farklı illerden akademisyenlerle, öğretmenlerle ve dedelerle bir araya geldiklerini anlattı.
Bu süre içerisinde "Anadolu İrfanın Eğitime Katkıları" başlığıyla çalıştaylar, sempozyumlar organize ettiklerini, bu sempozyumlar neticesinde Alevi Bektaşi canların kendi inanç ve kültürlerini öğrenebilmeleri için ihtiyaç duydukları eksikliği gidermek üzere Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü bünyesindeki Halk Eğitim Merkezleri'nde iki farklı kategoride 8 modül oluşturduklarını ve kurslar açacaklarını belirten Tekin, "13 yaş üzeri vatandaşlarımız için 'Alevilik ve Bektaşiliğin Temel Esasları, 'Alevilik Bektaşilikte Yol Erkan', 'Alevi Bektaşi Tarihi', 'Alevilik Bektaşilikte Toplumsal Kurumlar', 'Alevi Bektaşi Edebiyatı', 'Alevilik Bektaşilikte Ocaklar ve Dergahlar', 'Alevi Bektaşi Hak Aşıkları ve Ulu Ozanları', 'Alevi Bektaşi Müziği' modüllerini belirledik. 13 yaş altındaki çocuklarımızın için 'Alevilik Bektaşilikte Edebiyat ve Sanat', 'Alevilik Bektaşilikte Semah', 'Alevilik ve Bektaşiliğe Giriş', 'Yolun İzinde', 'Değerler Dostluk ve Gönül Bağı" başlıklarıyla modülleri hayata geçirmiş olacağız." ifadelerini kullandı.
Bir zamanlar Türkiye'de maarifin, vesayetin gölgesinde bir kuşatma altında olduğuna dikkati çeken Tekin, şöyle konuştu:
"Hiç şüphesiz bu noktaya kolay gelinmedi. Yıllardır bütçeden en büyük payı ısrarla maarife ayırıyor oluşumuz, bilinçli bir tercihin ifadesidir. Bütün bu gayreti yöneten asıl pusula ise milletimizin birliği, dirliği ve kardeşliğidir. Şunu gönül rahatlığıyla ifade edebilirim ki AK Parti hükümetlerimizin en büyük davası, baştan beri kardeşliği ayakta tutmak olmuştur. Bir zamanlar bu ülkede koca coğrafyalar kaderine terk edilmiş, milletin bir kısmı ötekileştirilmiş, kimi kimliklerin kimi inançların adı dahi anılamamıştı. Bizler ise yola çıkarken, bu milletin tek bir ferdini dahi geride bırakmamaya ahdettik. Devletin şefkatli elini, yıllarca ihmal edilmiş en ücra beldelere kadar uzattık. Yolu, hastanesi, okuluyla hizmeti bu ülkenin her karışına ayrım gözetmeksizin taşıdık. Bu kardeşlik ikliminin bugün daha da güçlenmesinde emeği geçen herkese minnettarız. Bu vesileyle, milletimizin birliğini her türlü siyasi hesabın üstünde tutan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a, devlet aklını millet sevgisiyle yoğuran Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'ye ve parti farkı gözetmeksizin bu kutlu birlikteliğe emek veren bütün milletvekillerimize, siyasetçilerimize, sivil toplum örgütlerimize bir kez daha yürekten şükranlarımı sunuyorum."
Bakan Tekin, programı düzenleyen Türkiye Uzlaşı ve Toplumsal Kalkınma Vakfı ile Hacıbektaş'taki araziyi bağışlayarak mekanın vücut bulmasına vesile olan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye de gösterdiği vefa için teşekkür etti.
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.