Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gaziler Günü’nü tebrik ediyorum

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gaziler Günü’nü tebrik ediyorum

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da 'Şehit Yakınları, Gazi ve Gazi Yakınlarımızın Kamu Kurumlarına Yerleştirilmesi Kura Töreni'nde önemli açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da 'Şehit Yakınları, Gazi ve Gazi Yakınlarımızın Kamu Kurumlarına Yerleştirilmesi Kura Töreni'nde önemli açıklamalarda bulundu.

Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin "Yeni fitne ateşleri yakarak kardeşi kardeşe kırdırma planları ülkemizin gayreti sayesinde hamdolsun boşa düştü" diyen Erdoğan, "Şehitlerimizin asil ve aziz ruhlarını incitecek, gazilerimizin emeklerini boşa düşürecek şehit ve gazi yakınlarını rencide edecek hiçbir şeye bu zamana kadar müsaade etmedik, etmeyeceğiz. Allah'ın izni ile bunlara umdukları fırsatı vermeyeceğiz" şeklinde konuştu.

Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları;
"Kıymetli şehit yakınlarımız, muhterem gazilerimiz ve gazi yakınlarımız, hanımefendiler, beyefendiler; hepinizi en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Aziz İstanbul'umuzda böylesine anlamlı bir törende sizlerle bir arada olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum. Gaziler Günü'nde bizleri onurlandıran siz kıymetli kardeşlerime ayrı ayrı teşekkür ediyor, hepiniz hoş geldiniz, şeref verdiniz diyorum. Bu kıymetli merasimi düzenlemek suretiyle buluşmamıza vesile olan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımıza ayrıca teşekkürlerimi iletiyorum.

Sözlerimin hemen başında ebet müddet devletimiz ve aziz milletimiz için, milli ve mukaddes değerlerimiz için, istiklal ve istikbalimiz için canlarını feda eden tüm şehitlerimizi rahmetle yâd ediyorum. Peygamberlikten sonraki en yüce makama erişen aziz şehitlerimizin her birinin ruhları şad, mekânları cennet olsun. Rabbim bizleri Hâtemü'l-Enbiyâ Efendimizin Livâü'l-hamd sancağı altında şehitlerimizle inşallah haşru cem eylesin.

"KENDİLERİNE ÇOK ŞEY BORÇLUYUZ"
Şehitlerimizin kanlarıyla sulanan bu cennet vatanda milletimiz özgürce yaşasın diye bedel ödeyen gazilerimize bilhassa şükranlarımı sunuyorum. Hayatta olan gazilerimize bereketli ömürler diliyor, ebediyete irtihal eden gazilerimize Cenab-ı Allah'tan rahmet niyaz ediyorum. Buradaki kardeşlerimin şahsında kendilerine çok şey borçlu olduğumuz tüm gazilerimizin ve kıymetli ailelerinin Gaziler Günü'nü şahsım ve milletim adına yürekten tebrik ediyorum.

Bu önemli günün birliğimizin, beraberliğimizin, 86 milyonun vahdet ve uhuvvetinin güçlenmesine vesile olmasını yürekten temenni ediyorum. Birazdan çekeceğimiz kuralar neticesinde yeni görev yerleri belli olacak tüm kardeşlerime şimdiden üstün başarılar, hayırlı hizmetler diliyorum.

Öncelikle burada bir hususu altını çizerek ifade etmek istiyorum. Bizler şehitleriyle yaşayan, şühedanın emanetini baş tacı eden, ona gözü gibi bakan bir milletiz. Her şeyden önce şehitlerin ölmediğini, onların Allah katında nimetlerin en güzeliyle visale erdiklerini müjdeleyen bir inancın müntesipleriyiz. Bayrağımız rengini şehitlerimizin al kanından alıyor. Devletimiz yolunu ve yönünü şehitlerimizin canlarını ortaya koyduğu değerlere, ülkülere, hedeflere göre tayin ediyor. Milletimiz aynı şekilde şühedanın muazzez hatırasını daima kalbinde, zihninde, belleğinde yaşatıp her şartta muhafaza ediyor. Bunun için Cenab-ı Allah'a ne kadar hamdetsek azdır. Şahsen böyle vefakâr, böyle yüce gönüllü bir milletin evladı olduğum için Rabbime hamdediyorum.

"BİZİM ŞANLI TARİHİMİZ..."
Şunun da bilinmesini isterim ki bizim zaferlerimiz emperyalistlerin lütfuyla değil, asırlardır şehit ve gazilerimizin mübarek kanlarıyla kazanılmıştır. Bizim şahsiyetimiz şehit ve gazilerimizin mücadelesiyle güç bulmuştur. Bizim şanlı tarihimiz şehitlerimizin mezarlarından yayılan destanlarla yazılmıştır. Hicaz'dan Yemen'e, Mohaç'tan Kudüs'e, Kut'ül-Amare'den Preveze'ye gönül ve kültür coğrafyamızın tamamında şehit ve gazilerimizin kahramanlıklarının, fedakârlıklarının, asaletlerinin silinmez izleri vardır.

Hani merhum Osman Yüksel Serdengeçti diyor ya;

"Dedem kayıp olmuş Yemen çölünde,

Amcam şehit olmuş Rum elinde,

Babamın ruhu Çanakkale'de,

Beşikte bırakmış beni pederim,

Elimde süngüm, cenge giderim.

Mübarek gaza, cenk, dövüş, sefer...

Böyle buyurmuş ulu peygamber,

Demiş ki:

Yurt için can veren erler,

Mahşerde benimle beraber.

Tanrı'nın buyruğu, buna ne derim?

Elimde süngüm, cenge giderim."

Evet, cenk meydanlarında, vatan müdafaasında, İ’lâ-yi Kelimetullah yolunda ve terörle mücadelede bugüne kadar nice şehitler verdik. Tam bin yıldır onurumuzla, gururumuzla, vakarımızla bu topraklarda yaşayabilmek için; mazlum ve mağdurlara umut olabilmek için nice koçyiğitleri, nice civanmertleri içimiz kan ağlayarak toprağa verdik. Ama ne olursa olsun ümidimizi yitirmedik. Şehitlerimizin uğruna canlarını feda ettikleri o davayı yaşatmak için her türlü badireyi milletimizle birlikte göğüsledik.

Tabii en büyük acıyı sizler yaşadınız. Evladınızı, eşinizi, anne babanızı içiniz yana yana ebediyete uğurladınız. Kimi zaman bayramlarda, kimi zaman düğünlerde, kimi zaman Anneler, Babalar Günü'nde, şehitlerimizin doğum ve şehadet yıl dönümlerinde onların hasretiyle, sızısıyla, hatırasıyla baş başa kaldınız. Biz ne kadar çabalarsak çabalayalım, sizlerin çektiği bu acıları asla tam olarak idrak edemeyiz. Ama şunu da çok iyi biliyoruz ki şehit ailelerimizin, gazilerimizin ve gazi yakınlarımızın gösterdikleri sabır, sahip oldukları dirayet ve taşıdıkları metanet takdirlerin en yükseğine layıktır.

"SİZLERİN HAYATINI KOLAYLAŞTIRACAK ADIMLAR ATTIK"
Devlet ve hükümet olarak şehitlerimizin emanetleri olan siz kardeşlerimiz için, aynı şekilde gazilikle müşerref olan kahramanlarımız ve yakınları için ne gerekiyorsa yaptık ve yapıyoruz. Şurası bir gerçek ki sizlerin fedakârlıklarıyla bizlerin sunduğu hizmetler kuşkusuz kıyas edilemez. Sizlerin ödediği bedellere bu dünyada hiçbir paha biçilemez. Fakat biz yine de imkânlarımız nispetinde sizlere en güçlü desteği vermeye özen gösteriyoruz. İstihdam hakkından mali ve ekonomik muafiyetlere, eğitim ücretlerinin karşılanmasından farklı alanlardaki indirimlere, pek çok sahada sizlerin hayatını kolaylaştıracak adımlar attık.

2012'de yaptığımız düzenleme ile terörle mücadele şehitlerimizin yakınlarına tanınan istihdam hakkını 1'den 2'ye çıkardık. Terör mağduru sivil vatandaşlarımız ile şehitlerimizin anne ve babalarına aylık bağladık. 2013'te hayata geçirdiğimiz düzenleme ile istihdam hakkı bulunmayan vazife ve harp malullüğü kapsamında hayatını kaybedenlerin yakınlarına 2, malul olanlara ise 1 istihdam hakkı sağladık. Yine diğer kamu kurumlarındaki vazife malulleri ile terör saldırılarında hayatını kaybeden vatandaşlarımızın yakınlarına veya engelli hâle gelen terör mağduru sivil vatandaşlarımıza bir istihdam hakkı sağladık.

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.