Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Vatandaşlarımızın mağduriyeti giderilmeli”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Vatandaşlarımızın mağduriyeti giderilmeli”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrası yaptığı açıklamada Ramazan coşkusuna değinirken, Katar’daki helikopter kazasında şehit düşen personele başsağlığı diledi ve Nevruz’un önemine işaret etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı’nın ardından kameraların karşısına geçerek önemli mesajlar verdi. Erdoğan, Ramazan ayının birlik ve beraberlik ruhunu 86 milyonun kalbinde hissettiğini vurguladı. Okullarda gerçekleştirilen “Maarifin Kalbinde Ramazan” programlarına değinen Erdoğan, çocukların Ramazan coşkusunu gözlemlemekten mutluluk duyduğunu belirtti.

Erdoğan, bayramın ikinci gününde yaşanan Nevruz coşkusuna da dikkat çekerek, Anadolu, Kafkasya, Orta Asya ve Ortadoğu’daki kardeş halklar tarafından kutlanan bu geleneğin önemini vurguladı. Cumhurbaşkanı, terör ve provokasyonlara karşı gerekli adımların atılacağını ifade etti.

Katar’dan gelen acı haberle ilgili de konuşan Erdoğan, eğitim faaliyetleri yürüten helikopterin kaza kırıma uğraması sonucu 7 personelin şehit olduğunu hatırlattı. Şehitler için Allah’tan rahmet dileyen Cumhurbaşkanı, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı mesajı iletti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 17 aydır yürütülen süreçte büyük bir sağduyu sergilendiğini belirterek, ülkenin önünün açık olduğunu ve yarınların aydınlık olacağını ifade etti. İşte Erdoğan’ın konuşmasından satır başları:

“Ramazan sevincimize gölge düşürmeye çalışanlara rağmen 86 milyon olarak birbirimize derman olmanın, birbirimize dost kardeş, komşu ve arkadaş olmanın sıcaklığını kalplerimizde hissettik.

Milletle ve milletin değerleriyle kavgalı çevrelerin hedef aldığı Maarifin Kalbinde Ramazan programımızda benzer şekilde okullarımızda Ramazan'ın farklı atmosferinde teneffüs edilmesine katkı sağladık. Çocuklarımızın Ramazan coşkusunu görmekten büyük mutluluk duyduk. 86 milyon biriz, beraberiz, ezelden ebede kadar kardeşiz. Bu topraklarda yaşadığımız müddetçe tek yürek tek bilek olmaya devam edeceğiz.

Bayramın üçüncü günü Katar'dan aldığımız acı haber hepimizin yüreğini dağlamıştır. Eğitim faaliyetleri icra eden helikopterin kaza kırıma uğramasıyla 4'lü Katarlı olmak üzere 7 personel şehit oldu. Şehitlerimize Cenab-ı Allah'tan rahmet, şehitlerimizin kederli ailelerine, yakınlarına başsağlığı dileklerimi iletiyorum.

Bu yıl Ramazan bayramının ikinci günü baharın müjdecisi tabiatın dirilişinin sembolü olan Nevruz gününe tekabül etti. Nevruz Anadolu, Kafkasya, Orta Asya, Ortadoğu'da kardeş halklar tarafından asırlardır bayram havasında kutlanıyor. Diyarbakır ve İstanbul'da olduğu gibi milletimizin sinir uçlarıyla oynayan alçaklarla ilgili gerekeni yapıyoruz. Bugünlerde stratejik önemi daha iyi anlaşılan terörsüz Türkiye sürecimizi baltalamayı amaçlayan bu tarz tahrikler bizden gerekli cevabı alacaktır. Türkiye'yi bu yoldan döndürmeye ne provokatörlerin ne de ağababaların gücü yetmeyecekti.

17 aydır büyük bir sağduyu ile yürüttüğümüz süreci inşallah menziline ulaştıracağız. Yolumuz yokuş olabilir ama ülkemizin önü, ufku açıktır. Allah'ın izniyle yarınları aydınlıktır.”

Toplam 47 ülkeyle yüksek düzeyli işbirliği konseyleri tesis ettik. Afrika ve Latin Amerikalı ülkelerle ticari ve beşeri münasebetlerimizi ilerlettik. 182 yeni organize sanayi bölgesi, 85 yeni teknopark kurduk. İHA'dan füze ve roketlere elektronik harp sistemlerinden hava savunma yeteneklerine, savaş gemilerinden top, tank, helikopter, zırhlı araç ve obüslere kadar geniş skalada yerli ve milli imkanlarla büyük işler başardık. Yolumuza konulan takozlar tek tek kaldırarak, örülen duvarları bir bir yıkarak bugünlere geldik. Darbe girişimlerinden sokak olaylarına, depremden bölgesel çatışmalara kadar tek başına bir ülkeyi yere serecek badireleri olabilecek en az hasarla atlattık. Türkiye büyüklüğünün bilincinde ülke olarak duruşu ve tutumu, söylem ve icraatlarıyla temayüz etmektedir.

Türkiye bölgemizi kan ve barut kokusuna boğan süreci ilk günden itibaren doğru okuyan, devlet aklının temsilcisi olarak adından övgüyle söz ettiren ülkelerin en başında yer alıyor. Tarihimizin hiçbir döneminde oyuna gelmedik. Bugün de birilerinin bizi çekmek istediği tuzaklara düşmüyoruz. Sükuneti elden bırakmadan kardeşlik ve komşuluk hukukuna riayet ederek bu süreci yönetiyoruz. Ülkemizi bu ateş çemberinin dışında tutmakta kararlıyız.

Savaş sadece şehirlerde ve üretim tesislerinde değil gönüllerde açtığı tahribatla da derin izler bırakmaktadır. Körfez'deki ülkelere yönelik misillemelerin böyle bir riski vardır. Savaş uzadıkça başka komplikasyonlar da ortaya çıkıyor. Dünya enerji ticaretinin yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nın kapanması küresel ekonomiyi ciddi bir krize sokmuştur. Günden güne kabaran ekonomik fatura karşısında savaşın bir an önce sona erdirlimesine yönelik çağrılar hız kazanmıştır. Savaş İsrail'in savaşı olmakla birlikte bedelini tüm dünya ödüyor. Netenyahu'nun katliam şebekesi insanlık adına derhal durdurulmamalı, her ülke cesur ve ön alıcı tutum sergilemelidir. Daha fazla yıkım olmadan, kan dökülmeden tüm bunların yanısıra küresel ekonomide telafisi yıllar alacak tahribat oluşmadan bu anlamsız ve hukuksuz savaş bitmeli, diyalog kapısı açılmalı, müzakere sürecine süratle başlanmalıdır.

Dünya barışı ve istikbaline önem veren hiçbir ülke İsrail'in yaktığı ateşe odun taşımamalıdır. Türkiye tüm gücü ve imkanlarıyla barışın, adaletin, istikrarın tesisi için çalışmaya devam edecektir. Trafik güvenliğinden enerjiye, bölgesel gelişmelerden dış politikaya pek çok konuyu enine boyuna değerlendirdik. Plaka, görüntü ve ses sistemleriyle ilgili uygulama sürecinin vatandaşlarımızda yeni mağduriyetlere yol açmadan İçişleri Bakanlığımızı talimatlandırdık. Piyasalardaki sebep olan damgaları yakından takip ediyoruz. Küresel şokun hiç kuşkusuz Türkiye ekonomisine de yansımaları olmaktadır. Beklenmedik şoklar karşısında Türkiye ekonomisinin direnç eşiği şu an tarihinin en yüksek seviyesidir.

Siyasette güveni ve istikrarı koruduğumuz sürece Allah'ın izniyle her türlü engeli aşar, her türlü sıkıntının üstesinden geliriz. Bir zafiyet oluşursa hep beraber zorluk çekeriz. Biz asırlara sari tarihinde feleğin çemberinden geçmiş, akrebin kıskacında boğulmuş bir milletiz. Devlet ve millet olarak bu dönemde de güçlenerek çıkacağımızdan en küçük şüphe duymuyorum. Rabbim Türkiye'nin yolunu, ufkunu açık etsin diyorum."

Kaynak:HABER MERKEZİ

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.