Erdoğan’dan Meclis’te yeni yasama yılı mesajı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM’nin 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında Genel Kurul’a hitap etti. Erdoğan, Meclis’in milli iradenin merkezi olduğunu vurgularken siyasi rekabetin toplumsal ayrışmaya dönüşmemesi gerektiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 28. Dönem 5. Yasama Yılı’nın açılış programında milletvekillerine seslendi. Meclis’in tarihsel sorumluluğuna dikkat çeken Erdoğan, yeni dönemde farklı görüşlerin karşılıklı saygı çerçevesinde ortaya konulması gerektiğini belirtti. Türkiye’nin bölgesel savaş ve krizlere rağmen ekonomik büyüme hedefini sürdürdüğünü ifade eden Erdoğan, sermaye piyasalarında yaşanan sorunların da kurallar ve adalet ilkeleri doğrultusunda çözüme kavuşturulduğunu kaydetti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM'de 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Programı'nda Genel Kurul'a hitap etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
"Yeni yasama yılının tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Dünyada gazilikle iki kez müşerref olan tek meclis, Türkiye Büyük Millet Meclisi'dir. Bu meclis, milletimizin ayağına pranga geçirmeye çalışan işgalcilere karşı kurulmuştur. Bu meclis mazlum milletlere örnek oldu. 15 Temmuz gecesi bombaların altında milletin emanetini savunan Gazi Meclis, ağır sınavı alnının akıyla vermiştir.
Milli iradenin tecelligahı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin itibarını her şeyin üzerinde tutmamız gerektiği açıktır. Siyasetçiler olarak birinci vazifemiz, emanetini taşıdığımız aziz milletimize layıkı veçhile hizmet etmektir. TBMM dünyanın çalışma temposu en yüksek parlamentolarından biridir. Meclis'imiz yoğun ve meşakkatli bir mesai dönemi geçirdi. Yeni yasama yılı fikir, tenkit ve tekliflerin özgürce fakat karşılıklı saygı içinde dile getirileceği bir yıl olmalı.
Bölgemizdeki savaş ve krizlere rağmen Türkiye'yi kalkınma ve büyüme rotasında tutmayı başardık. Fon piyasasının belli bölümünde ortaya çıkan sorunun da üstesinden başarıyla geliyoruz. Sermaye piyasası kuralları çerçevesinde, hakkaniyet ve adaleti gözeterek, kimsenin hakkını kimseye yedirmeden, bu meseleyi süratle çözüyoruz. Bu konunun, iktisadi güvenliğimize ve toplumsal barışımıza yönelik bir tehdit unsuruna dönüşmesine inşallah fırsat vermeyeceğiz.
Günümüzde siyasetin çözüm üretmesi gereken meselelerin en başında toplumda 'iç kanamaya' sebep olan yapay kutuplaşma yer alıyor. Siyasette tabii ki rekabet olacaktır fakat bunun kutuplaşma yoluyla çatışmaya götürülmesi siyasetin varlık sebebiyle uyuşmaz. Binlerce yıldır bir arada varlığını sürdüren milletimizin kutuplaştırılması sadece iç dinamiklerle açıklanamaz.
Türkiye'nin ayarlarının bozulması, siyasetin işine yaramaz, sadece ve sadece Türkiye'nin hasımlarının işine yarar. Ne Türkiye'nin ne de Türk milletinin artık kaybetmeye tahammülü yoktur. Hiç kimsenin de Türkiye'ye ve Türk milletine kaybettirmeye hakkı yoktur. Türkiye'de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu 'cephe siyasetinin' raf ömrü dolmuştur.
Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır. Ya kutuplaşmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz ya da asgari müşterekte buluşmayı esas alan yeni siyaseti Türkiye'ye hakim kılacağız. Türkiye'nin milli menfaatlerinde, milletimizin her bir ferdini ilgilendiren konularda, siyaset tam bir mutabakat zemininde buluşabilmelidir.
Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye'nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye'nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir. Terör bitme noktasına gelmiştir. Çerçeve yasa Türkiye'nin hasımlarını üzmüştür. Çerçeve yasada vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır."
Kaynak:HABER MERKEZİ

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.