Kosova'daki yüzyıllık gelin geleneği “Nazarın Renkleri” ile beyaz perdede

Kosova'daki yüzyıllık gelin geleneği “Nazarın Renkleri” ile beyaz perdede

Kosova'nın Zupa bölgesindeki Boşnakların kuşaktan kuşağa aktardığı gelin yüzü boyama ritüeli, belgesel yönetmeni Fatih Diren'in yeni filminde kayıt altına alındı.

Balkanlar'da yaşayan Boşnakların yüzyıllardır devam ettirdiği geleneksel gelin yüzü boyama ritüeli, “Nazarın Renkleri” belgeseliyle sinema izleyicisiyle buluşmaya hazırlanıyor. Yönetmenliğini Fatih Diren'in yaptığı film, Kosova'nın Zupa bölgesindeki gelinlerin yüzlerine farklı renk, çizgi ve semboller işlenmesiyle gerçekleştirilen ritüeli, kültürel belleğin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması açısından ele alıyor.

Şar Dağları'nın eteklerindeki Planjane köyünde çekilen kısa metraj belgesel, evlenecek genç kadınların yüzlerinin farklı renk, çizgi ve sembollerle boyanmasını yalnızca görsel bir gelenek olarak değil, toplumsal hafızayı kuşaktan kuşağa aktaran kültürel bir ritüel olarak ele alıyor.

TÜRKİYE'DEN KOSOVA'YA UZANAN BİR KADIN HİKAYESİ

Diren, yaptığı açıklamada, belgeselin hikayesinin, ekipte yer alan görüntü yönetmeni Evrim İnci'nin daha önce yayımlanan bir haber üzerinden geleneği fark etmesiyle başladığını belirtti. Filmin çekimleri için Prizren Yunus Emre Enstitüsünün desteğiyle Kosova'ya gittiklerini anlatan Diren, bölgedeki araştırmaların ardından, geleneği iki kadının karşılaşması üzerinden anlatmaya karar verdiklerini söyledi.

Belgeselde, Türkiye'den Kosova'ya giden Gizem Özdemir ile Planjane köyünde geleneği yaşatan Fehmija Murati'nin karşılaşmasını merkeze aldıklarını aktaran Diren, "Gizem, Türkiye'den bu geleneği öğrenmek için Planjane köyüne gidiyor. Bir de bu geleneği yaşatan Fehmija teyzemiz var. Fehmija'nın hikayesini Gizem üzerinden, biraz da bir yolculuk hikayesi şeklinde anlattık." dedi. Diren, Zupa bölgesindeki Boşnak köylerinde sürdürülen geleneğin en dikkat çekici yönlerinden birinin gelinlerin yüzlerinin farklı renk, çizgi ve sembollerle boyanması olduğunu kaydetti.

Bu renk ve sembollerin yalnızca süsleme amacı taşımadığını belirten Diren, yerel anlatılara göre beyazın "saflığı ve yeni bir hayata geçişi", kırmızının "utangaçlık ve doğurganlığı", altın renginin "yaşam döngüsü ve bereketi", mavinin "mutlu bir aile hayatını", siyahın ise "kötülüklerden korunmayı" simgelediğini anlattı.

Diren, Planjane köyü ve çevresindeki doğal dokunun da filmin anlatımında önemli olduğunu, Şar Dağları, köy evleri ve gündelik yaşamın geleneğin yaşadığı ortamı ortaya koyduğunu dile getirdi.

"TÜRKİYE'DEN GELDİĞİMİZİ SÖYLEYİNCE ÇOK SEVİNDİLER"

Geleneğin kaybolma riski taşıdığına dikkati çeken Diren, şunları kaydetti: "Yüz üzerindeki rengin ve işaretlerin gelini nazardan koruduğuna inanılıyor. Burada Boşnak kültürü, İslami inanışlar, geçmişten gelen gelenekler ve köy yaşamı bir arada. Fakat göç, kentleşme, düğün geleneklerinin değişmesi ve gençlerin Avrupa ülkelerine gitmesiyle bu geleneği bilen ve sürdüren insanların sayısı giderek azalıyor. Biz de Nazarın Renkleri ile sadece bu geleneği anlatmak değil, gelecek kuşaklara aktarılabilecek bir kayıt oluşturmak istedik."

Kosova'daki çekimlerin kendileri için güzel geçtiğini anlatan Diren, bölge halkının ekibe yaklaşımının da süreci kolaylaştırdığını söyledi. "Biz zaten o bölgeyi biliyoruz. Türkleri çok seviyorlar. Gittiğimiz köylerde Boşnak, Arnavut insanlar vardı. Türkiye'den geldiğimizi söylediğimizde çok sevindiler. Herkes çay, kahve ısmarlama yarışına girdi." ifadelerini kullanan Diren, Prizren'de Türkçe bilenlerin de çok olduğunu belirtti.

Diren, "Aynen Türkiye'de gibiydik. Hiçbir zorluk çekmedik. Aksine çok mutlu, güzel bir şekilde 3-4 gün çekim gerçekleştirdik. Köy halkının gündelik yaşamına müdahale etmemeye ve kültürel unsurları egzotikleştirmemeye özen gösterdik." dedi.

Nazarın Renkleri'nin festival yolculuğuna yaklaşık bir ay önce başladığını aktaran Diren, filmin Yunanistan'da "KYMATA International Film Festival", İtalya'da "Festival Internazionale Nebrodi Cinema Doc", ABD'de "She Speaks Film Festival" ve "The Impact DOCS Awards", Azerbaycan'da ise "DokuBaku International Documentary Film Festival" kapsamında izleyiciyle buluşacağını kaydetti. Diren, uluslararası festivallerden gelen seçkilerin kendileri için güzel bir başlangıç olduğunu ifade etti.

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.