Müminin hayatında vefa: Değerleri hatırlamanın önemi

Müminin hayatında vefa: Değerleri hatırlamanın önemi

Günümüzün hızlı ve yüzeysel ilişkiler ortamında vefa, mümin için hem Allah’a hem insanlara bağlılığın sembolü olarak öne çıkıyor. Değerleri unutmamak, hem ibadette hem günlük hayatta bir sorumluluk olarak görülüyor.

Zamanın hızla aktığı, ilişkilerin giderek daha yüzeysel hâle geldiği günümüzde vefa, ahlâkî bir duruş olarak önemini koruyor. Vefa, sadece insanlara değil, Rabbine, geçmişe, değerlerine ve kendisine karşı sürdürülen bir bağlılık biçimi olarak tanımlanıyor. Mümin, her adımında Allah’ın rızasını gözetirken, nimetlere şükretme ve ibadetle bağlılığını ortaya koyuyor.

Vefa, kulun Rabbine olan sadakatinde kendini gösteriyor. Namaz, şükür ve teslimiyet aracılığıyla mümin, Allah’a karşı vefasını ifade ediyor. Hayatın zorluklarında sığınacağı sabrı, sevinçlerini ve gözyaşlarını Allah’a emanet etmesi, inanç boyutunda vefanın tezahürlerinden biri olarak öne çıkıyor.

MÜSLÜMANIN UNUTMADIĞI DEĞER VEFA

Zamanın hızlı aktığı, ilişkilerin yüzeyselleştiği bir çağda yaşıyoruz. İnsanlar kolayca söz veriyor, kolayca unutuyor; hızla tanışıyor, hızla vedalaşıyor. İşte tam da bu yüzden vefa, bugün belki de en çok ihtiyaç duyduğumuz ahlâkî bir duruş olarak karşımızda duruyor. Vefa, müminin sadece insanlara değil, Rabbine, geçmişine, değerlerine ve kendisine olan bağlılığının bir tezahürüdür. Vefa önce Allah’a bağlılıkla başlar. Zira mümin, her nimetini O’ndan bildiği gibi, her adımında O’nun rızasını gözetir. Huzur bulduğu duayı da, sığındığı sabrı da, sevinci de, gözyaşını da O’na emanet edişinin bir vefasıdır. Kul, Rabbine karşı vefasını namazıyla, şükrüyle, itaat ve teslimiyetiyle gösterir. Unutmaz ki vefanın ilk kapısı, nimeti vereni hatırlamakla açılır. İkinci olarak vefa, insan ilişkilerinde kendini gösterir. Anne babaya vefa; onların emeklerini, dualarını, fedakârlıklarını unutmamakla olur. Eşe vefa; iyi günde olduğu gibi zor günde de yanında durmakla mümkündür. Dostlukta vefa menfaat bitince kapılarını kapatmamak, sırları korumak, yokluğunda da varlığında da aynı sadakati sürdürmek demektir. Toplumumuzda çoğu zaman değer verdiğimiz şeyleri, onları kaybettikten sonra anlıyoruz. Hâlbuki vefa, kaybettikten sonra değil, yanımızdayken kıymet bilmek demektir. Bir tebessümün, bir ziyaretin, bir hayır duasının, bir teşekkürün ihmal edilmemesidir. Bazen bir mezar ziyareti, bazen bir hatır sorma telefonu bile vefanın sessiz ama güçlü bir ifadesidir.

 Yazar
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.