Normal doğuma TEŞVİK PROJESİ

Normal doğuma TEŞVİK PROJESİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2013'te sezaryen ve kürtaj ile cinayet işlendiğini söylemiş ve anneleri normal doğuma teşvik etmişti. Bazı devlet hastanelerinde bir proje kapsamında, annelere normal doğumu teşvik edici eğitimler verilmeye başlandı.  

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan olduğu dönemlerde sezaryen ve kürtaj ile bir cinayet işlendiğini söylemiş, anne adaylarını normal doğum yapmaya davet etmişti. Doğum kontrol mekanizmaları ile halkın kısırlaştırıldığını bu sert çıkışıyla 2013 yılında savunan Erdoğan, "Sezaryen' denilen olay budur, 'kürtaj' denilen olay budur. Hep bunları yaptılar.

Bunları yaparken de adeta cinayet işlediler, adeta aldattılar. 'Ölüyorsun, seni ölümden kurtaracağız' dediler 'onun için sezaryen' dediler. Halbuki dert başkaydı. Dert hem fazla para kazanmak hem de maalesef öyle kampanyalar başlattılar ki 'sezaryenle ikiden fazla doğum yapamazsın.' Bunu da aldattılar ve inandırdılar. İşin aslı bu muydu? Değil. Dert, başkaydı. Dert bu milletin nüfusu azalsın ve bu millet, milletler yarışında geri kalsın. Ama bu oyunu artık bozuyoruz, bozmamız lazım, onun için ailelere bu ülkede çok büyük iş düşüyor" demişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın o dönemde yaptığı bu çıkışın ardından bu konuda olumlu gelişmeler yaşandı. 

GEBELİK SINIFI PROJESİ HAYATA GEÇİRİLDİ
Dr. Nafiz Körez Sincan Devlet Hastanesi'nde anne adaylarına normal doğumu teşvik etmek ve doğum konusunda anneyi bilinçlendirmek için "Gebelik Sınıfı Projesi" hayata geçirildi. Birkaç ay önce hayata geçirilen proje hakkında hastane personeli Hemşire Gülseren İşler ve Ebe Aycan Eser ile görüştük. 

DOĞUM KONUSUNDA BİLİNÇLENDİRİLİYOR
Anne adaylarını doğum konusunda bilgilendiren proje hakkında gazetemize bilgi veren  Hemşire Gülseren İşler, "Anne adayları gebe kaldıkları  andan itibaren doğum yapana kadar, doğumdan sonra da bebeğin ilk bakımını kapsayacak şekilde eğitim almasını ve doğuma gelirken daha bilinçli gelmesini, normal doğumlardan korkmamasını sağlamak için oluşturulmuş bir birim burası" dedi. 

DOĞUM KALİTESİ YÜKSELTİLMEYE ÇALIŞILIYOR
 Yeni tespit gebeleri eğitime aldıklarını anlatan İşler, "Anne adaylarına doğum süreleri boyunca 3 kez eğitim veriyoruz. Çünkü hamilelikte 3 kritik dönem vardır. Bu eğitimlerde hangi ayda anneyi neyin beklediğini anlatıyoruz. Son eğitimde ise anneyi doğuma hazırlıyoruz. Yani , 'sizi doğumda şunlar bekliyor, bizim hastanemizde doğum bu şekilde olacak, bebek doğduktan sonra şunlar yapılacak' gibi. Anneyi her açıdan bilgilendiriyoruz. Korkularının önüne geçmeye çalışıyoruz. Doğum kalitesini yükseltmek için büyük çaba veriyoruz" diye konuştu. 

NORMAL DOĞUM TEŞVİK EDİLİYOR
Normal doğumdan anne adaylarının çok fazla korktuğunu ancak bu korkuyu yenmek için ellerinden gelen her şeyi yaptıklarını kaydeden İşler,  "Normal doğumu desteklemek gibi amaçlarımız var. Yeni tespit gebelerimizi toparlıyoruz. Bununla birlikte sezaryen oranları düşmeye başladı. Tıbbi gerekçelerin dışında annelerin korkuları ve endişeleri sebebiyle normal doğumdan kaçmak istemelerinin önüne geçmeye çalışıyoruz" şeklinde konuştu. Bu eğitimler sonucunda annenin normal doğum ve sezaryenin arasındaki farkları daha iyi anladığına da değinen İşler, "Aldığı eğitimlerin ardından anne korkusunun yersiz olduğunu, normal doğumun en güzel tercih olduğunu fark ediyor. Sonrasında 'iyi ki normal doğumu tercih etmişim' diyorlar" ifadelerini kullandı.  

ANNEDEN ANNEYE DENEYİM AKTARIMI...
Emzirmeyi destekleme amaçlı projelerinin olduğunu da kaydeden İşler, "Bizim bir de emzirmeyi desteklemek amaçlı 'Anneden Anneye Destek Programı'mız var.  Tecrübeli anneler ile acemi anneleri bir araya getirerek onların konuşmasını ve deneyim elde etmesini sağlıyoruz. Sohbet ederek doğruyu, yanlışı öğreniyorlar" dedi.  Günlük minimum 15 anne adayını eğittiklerini belirten İşler, eğitimlerin çok faydalı geçtiğini anne adaylarının artık gönüllü bir şekilde eğitime geldiklerini söyledi.  

HER BEBEK KENDİNİ YALNIZ HİSSEDİYOR
Ebe Aycan Eser ise bebeğin dünyaya geldiği ilk an ve annesi ile ilgili iletişimi hakkında bilgi verdi. Eser, bu konuda şunları söyledi: "Her bebek dünyaya geldi kendini yalnız hissediyor. Tanıdığı iki şey, annesinin kalp atımları ve kokusu. O bebek annenin kalp atımını duyduğu, kokusunu hissettiği sürece kendini güvende hissediyor. Bebekler ilk doğduğunda göremiyorlar. Ama çok iyi koku alıyorlar. Onun için annelerinin yanında kendilerini çok güvende hissediyorlar" 

BU ALIŞKANLIĞI OLAN ÇOCUKLARA DİKKAT!
"Mesela, evlenmiş annesinden kopamayan erkekler var diyelim. Bunların çocukluğuna inildiğinde güvenli bağlanmada problem yaşayan erkekler olduğu anlaşılıyor. Hala kendini annesinden uzaktayken kendisini güvensiz hissediyor. Diğer bir örnek ise okul çağına gelmiş bir çocuk okula başlayamıyorsa 'beni bırakma  ya da gitme' diyorsa, emzirme de  ya da annesinin kucağına almada problem yaşadığı ve güvenli bağlanmayı sağlayamamış çocuklar olduğu görülüyor. Bebeğin göbek bağı kesilir kesilmez annenin kucağına veriyoruz ki O bebek kendini güvende hissetsin, kendini güvende hissetsin ki o stres hormonları düşsün diye. Sezaryende anne tam kendinde olamadığı ve bebeği alıp emziremediği için bütün bunlar erteleniyor. Annenin bu duyguları bebeğine yaşatması erteleniyor." 

 OSMAN AKDOĞAN/ HABERVAKTİM- 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.