Pandemide 2 kovanla başladığı arıcılıkta 180 kovanlık işletme kurdu

Pandemide 2 kovanla başladığı arıcılıkta 180 kovanlık işletme kurdu

Kızılcahamam'da Durdane Aktaş, pandemi döneminde hobi olarak 2 kovanla başladığı arıcılığı, eşi İsmail Aktaş’ın da desteğiyle geliştirip, 180 kovanlık işletmeye dönüştürdü. Aile, yılda 1 ton bal üretiyor.

Ankara'da yaşayan Durdane Aktaş (39), pandemi döneminde hobi olarak 2 kovanla başladığı arıcılığı, eşi İsmail Aktaş’ın (38) da desteğiyle geliştirip, 180 kovanlık işletmeye dönüştürdü. Aile, yılda 1 ton bal üretiyor.

Kızılcahamam ilçesi Üçbaş Mahallesi’nde yaşayan ve pandemi sürecinde eve kapanan Durdane Aktaş'a, akrabası 2 kovan hediye etti. Aktaş, evin balkonunda başladığı arıcılığı, kamu kurumunda çalışan eşi İsmail Aktaş'ın da desteğiyle geliştirdi. İsmail Aktaş'ın boş zamanlarında sürdürdüğü üretim, ev kadını olan Durdane Aktaş'ın ise mesleği haline geldi. Balkonda başlayan üretim, koloni sayısının artmasıyla bahçeye ardından daha geniş bir üretim alanına taşındı.

Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin arıcılık eğitimleri ile kovan desteğinden de yararlanan çift, üretim kapasitesini her yıl artırdı. Yaklaşık 180 kovana ulaşan işletmede yılda 1 tonun üzerinde bal üretimi yapan aile, oğullarının da desteğiyle üretimi sürdürüyor.

'ANA ARILARIMIZI KENDİMİZ ÜRETİYORUZ'

İlk olarak korkarak başladığı arıcılığın, zamanla yaşam biçimi ve geçim kaynağı haline geldiğini belirten Durdane Aktaş, "Pandemi zamanı eşimin ağabeyi 2 kovan arı vermişti, onunla başladık. Önce hobi olarak adım attık, şimdi ise bu iş bizim mesleğimiz haline dönüştü. Eşimle beraber devamlı çalışıyoruz. Artık damızlık arılarla kendi ana arılarımızı kendimiz üretiyoruz. Arılarımız sanki çocuğumuz gibi oldu; birine bir şey olduğunda kendi çocuğumuz gibi üzülüyor, canımızı sıkıyoruz. Bu sene 1 ton bal aldık, net 100 kilo süzme balımız var, diğer kovanlardan da hasadı bekliyoruz. Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği Kızılcahamam ve Kahramankazan’daki eğitimlere katıldık. İlkbahar-sonbahar bakımı ve varroa hastalığıyla mücadele eğitimleri aldık, bu sayede bilinçlendik. Bu sene 2 oğlum da bize destek veriyor, onlarla beraber yapıyoruz. Hobi olarak başladığımız bu işten artık kendi paramızı kazanıyoruz. Bu durum bana çok büyük bir güven ve rahatlık verdi. Herkese tavsiye ediyorum” dedi.

‘ARILARLA UĞRAŞMAK HUZUR VERİYOR’

Arıcılığı eşinin desteğiyle gerçekleştirdiklerini vurgulayan İsmail Aktaş da "Eşim Durdane Hanım ile birlikte bu işi büyütmeye karar verdik. Ben kamu işçisiyim, boş zamanlarımda gelebiliyorum. Eşim ise ben yokken çocuklarla birlikte buraya gelip arılara gözü gibi bakıyor. Şu an 180 bandında arımız var. Bu sene 20 arıyla bala çalıştık ve yaklaşık 1 ton bandında ürün aldık. Yüksek rakımlı köylerde de 12 bölme arımız var, onların da ballarını 1-2 hafta içinde inşallah alacağız. İnsana en büyük desteği veren eşi oluyor. Eşi olmadan bu işi yapma şansı yok insanın. Bir kadın olarak bu işi yapması benim için çok değerli. Bir şey üretiyoruz ama eşimle, çocuklarımla birlikte olunca bunun değeri bizim gözümüzde 10 katına çıkıyor. Arılarla uğraşmak insana huzur veriyor, stresi ve bütün yorgunluğu alıyor. Yeni başlayacak olanlar önce konuyu araştırsın, kafasında oluştursun. Araştırmadan sonra korkacak hiçbir şey yok, herkes yapabilir” ifadelerini kullandı.

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.