Savaşın insanlar üzerindeki etkileri
Savaş, toplumların süre giden devamlılığında bir kırılmaya ve olağanın olağanüstüne dönüşmesine işaret eder.
Olağanüstü dönem, toplumsal normların ve değerlerin tamamen ortadan kalkmasına sebep olmasa da olağan dönemdeki süreklilikleri sağlayamamalarına sebep olur. Aile, ekonomi, siyaset, eğitim ve din gibi genel kurumların yanında mezo ve mikro sosyal ilişkiler de savaşın yıkımından etkilenir. Gündelik hayatın toplumsal düzenliliğini sağlayan rutinler, oluşan belirsizlik dolayısıyla değişebilir. Böylece olağanüstü durum, gündelik hayatta kendi rutinlerini oluşturur.
Burada düzenliliğe bağlı rutinlerden çok düzensizliğin ürettiği ve kısa ömürlü rutinler söz konusu olur. Savaşın ürettiği yeni sosyal, kültürel ve psikolojik durumu sadece devleti yönetenler değil, toplumda yaşayan bütün kesimler yönetmek zorunda kalır. Yani düzenin yerini kaotik olan alır, kaotik olanın belirsizliği ve sınırları içinde düzen oluşturulmaya çalışılır. Bu de yeni ve geçici değerler ve normların ortaya çıkmasına sebep olabilir.
Savaş, savaşı kazanmış kabul edilen toplumlar için bile büyük maliyetlere sebep olur. Yeniden bir düzen kurma konusunda adımlar atılması, alt yapı çalışmalarının yanında savaşa katılanların ve savaştan etkilenen her nesilden insanın olağan döneme geçişlerinin de sağlanması gerekir. Burada hem sosyal hem de psikolojik bir sağaltım ve rehabilitasyon sürecinden geçilir. Sonuçta insanlar arasında yıkım, korku ve travmalar olacaktır.
Savaş sırasında yaşananlar yeni kültürel tutum ve pratiklere de sebep olabilir. Zorluklar yaşamış insanlar, daha tutumlu, fedakâr ya da dayanışmacı olma ile ilgili bazı değerler ve pratikler üretebilirler. Bizde yirminci asrın ilk yarısındaki savaşların trajedisini ve travmasını yaşamış nesiller ile Avrupa’da II. Dünya Savaşı’nı yaşamış nesillerin tutumlu olma ve savaşın yıkımını tekrar yaşamama konularındaki hassasiyetleri Savaşlar toplumlarda savaş hafızası da üretir.
Savaşın sıkıntılarını maddi ve manevi bir şekilde yaşamış nesiller, bu hafızanın etkisinde daha tedirgin bir hayat sürerler. Yeni nesillere bu hafızayı aktarmaya çalışırlar. Elbette savaş hafızasını kaybetmiş toplumlarda yaşanan trajedinin aktarımı bir tür anlatıya dönüşür ve zamanla insanlar üzerindeki etkisi de azalabilir.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.