Tarihin dönüm noktası! Lozan ile yeni Türk devleti dünyaya tescil edildi
Türk milletinin Kurtuluş Savaşı'ndaki askeri zaferi, 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Barış Antlaşması ile diplomatik başarıya dönüştü. Yaklaşık sekiz ay süren zorlu müzakerelerin ardından Lozan Antlaşması 24 Temmuz 1923’te imzalandı.
Büyük Taarruz'un başarıyla sonuçlanması ve 30 Ağustos 1922'de kazanılan Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nin ardından Türk ordusu işgal altındaki toprakları kısa sürede kurtardı. İzmir'in 9 Eylül 1922'de özgürlüğüne kavuşmasının ardından askeri mücadele fiilen sona ererken, yeni dönemin gündemini diplomatik görüşmeler oluşturdu. Mudanya Ateşkes Antlaşması'nın imzalanmasıyla silahlar sustu ve kalıcı barışın sağlanması amacıyla uluslararası konferans süreci başlatıldı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmeti adına yürütülecek görüşmeler için Mustafa Kemal Paşa tarafından Dışişleri Bakanı İsmet Paşa görevlendirildi. Heyette ayrıca Dr. Rıza Nur ve Hasan Saka da yer aldı. Türk delegasyonu, yeni devletin bağımsızlığı ve milli egemenliği temelinde hazırlanan ilkeler doğrultusunda İsviçre'nin Lozan kentine hareket etti.
GÖRÜŞMELER ÇETİN MÜZAKERELERE SAHNE OLDU
Lozan Konferansı'nın ilk oturumu 20 Kasım 1922'de başladı. Türkiye ile birlikte Birleşik Krallık, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya ve Yugoslavya başta olmak üzere çeşitli ülkelerin temsilcileri müzakere masasında yer aldı. Konferans boyunca sınırlar, kapitülasyonlar, Osmanlı borçları, Boğazlar'ın statüsü, azınlık hakları ve savaş tazminatı gibi başlıklarda uzun görüşmeler gerçekleştirildi.
Taraflar arasında özellikle kapitülasyonların kaldırılması ve ekonomik bağımsızlık konularında önemli görüş ayrılıkları yaşandı. Türk heyeti, Misak-ı Milli'den taviz verilmemesi yönündeki kararlı tutumunu müzakereler boyunca sürdürdü. Anlaşmazlıkların derinleşmesi üzerine konferans, 4 Şubat 1923'te kesintiye uğradı. Taraflar daha sonra yeniden bir araya gelerek 23 Nisan 1923'te ikinci görüşme dönemini başlattı. Aylar süren diplomatik temasların ardından uzlaşı sağlandı.

TÜRKİYE'NİN EGEMENLİĞİ ULUSLARARASI ALANDA TANINDI
24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanan Lozan Barış Antlaşması ile Türkiye'nin bağımsızlığı uluslararası hukuk bakımından resmen kabul edildi. Antlaşma kapsamında kapitülasyonlar tamamen kaldırıldı ve ekonomik alandaki yabancı ayrıcalıkları sona erdi. Doğu Trakya ile Anadolu üzerindeki Türk egemenliği uluslararası düzeyde tanınırken, Meriç Nehri Türkiye-Yunanistan sınırı olarak kabul edildi. Bozcaada ve Gökçeada Türkiye'de kalırken, Ege Denizi'ndeki bazı adaların statüsü de antlaşmada hükme bağlandı.
Osmanlı Devleti'nden kalan dış borçların paylaşımı konusunda esaslar belirlenirken, azınlıkların hukuki statüsü de karşılıklılık ilkesi çerçevesinde düzenlendi. Boğazlar bölgesi uluslararası geçişe açık bırakıldı ve yönetimi uluslararası bir komisyonun denetimine verildi. Söz konusu hüküm, 1936 yılında imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile değiştirildi.
CUMHURİYET'E GİDEN SÜRECİN EN ÖNEMLİ ADIMLARINDAN BİRİ OLDU
Lozan Barış Antlaşması, Milli Mücadele'nin diplomatik alandaki son aşaması olarak tarihe geçti. Antlaşmanın imzalanmasının ardından işgal kuvvetlerinin İstanbul'dan çekilme süreci tamamlandı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmeti'nin uluslararası alandaki meşruiyeti kesinlik kazandı. Yaklaşık üç ay sonra, 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet'in ilan edilmesiyle yeni Türk devletinin siyasi yapısı da resmen şekillendi.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.