Uzman doktor uyardı: “Bahar şikâyetlerini grip diye geçiştirmeyin”
Baharın gelişiyle birlikte doğa uyanırken, polenlerin yoğunlaşması alerjik reaksiyonları tetikliyor. Ulus’a konuşan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Zeki Yıldırım, “2 haftadan uzun süren bahar şikâyetlerini grip diye geçiştirmeyin” dedi.
Baharın gelişiyle birlikte doğa uyanırken, bazı kişiler için alerjik reaksiyonlar da artıyor. Polenlerin yoğunlaştığı bu dönemde burun akıntısı, gözlerde kaşıntı ve sık hapşırma gibi şikâyetler kendini gösteriyor. Alerjik rinit olarak bilinen bu durum, kişilerin günlük yaşamını da olumsuz etkileyebiliyor. Özel Ortadoğu Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Zeki Yıldırım, bahar alerjisinin belirtilerini, hangi grupların daha fazla etkilendiğini ve günlük hayatta alınabilecek önlemleri Ulus’a anlattı. Bu durumun özellikle çocuklar, genç erişkinler ve astım hastalarını daha çok etkilediğini belirten Yıldırım, polen, çimen ve ağaç polenleri, hava kirliliği ve rüzgârın şikâyetleri artırdığını kaydetti. Yıldırım, alerjiyi “grip gibi geçer” düşüncesinin yanlış olduğunu, erken tanı ve düzenli tedavinin yaşam kalitesini artırdığını vurgulayarak, vatandaşları uyardı.

POLEN SEZONU BÖLGELERE GÖRE DEĞİŞİYOR
Bahar alerjisi hakkında bilgi veren Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Zeki Yıldırım, “Bahar alerjisi, tıbbi adıyla alerjik rinit, özellikle ilkbahar aylarında artan polenlere karşı bağışıklık sisteminin aşırı tepki vermesidir. Vücut poleni zararlı bir madde gibi algılar ve histamin salgılayarak burun, göz ve solunum yollarında belirtilere yol açar” ifadelerini kullandı. Bahar alerjisinin Türkiye’de genellikle mart ile haziran ayları arasında yoğun görüldüğünü dile getiren Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Akdeniz ve Ege Bölgesi’nde polen sezonu şubat sonu ile mart başı gibi başlar. Marmara ve İç Anadolu bölgelerinde mart ile mayıs ayları arasında yoğunluk artar. Doğu Anadolu Bölgesi’nde ise mayıs ile haziran döneminde artış görülür. İklim değişikliği nedeniyle son yıllarda sezon daha erken başlayıp daha uzun sürebilmektedir.”

EN ÇOK ÇOCUKLARI VE ASTIM HASTALARINI ETKİLİYOR
Bahar alerjisinin özellikle bazı risk gruplarında daha sık görüldüğünü söyleyen Yıldırım, ailesinde alerji öyküsü bulunan bireylerin, çocukların, genç erişkinlerin ve astım hastalarının daha fazla etkilendiğini kaydetti. Açık havada uzun süre çalışanlar ile şehir yaşamında yoğun hava kirliliğine maruz kalan kişilerin de risk altında olduğuna dikkat çeken Yıldırım, bahar alerjisinin yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürebileceğini ifade etti.

POLEN, HAVA KİRLİLİĞİ VE RÜZGÂR TETİKLİYOR
Bahar alerjisini en çok tetikleyen etkenlerin neler olduğuna değinen Yıldırım, ağaç, çimen ve yabani ot polenlerinin en önemli tetikleyicileri arasında bulunduğunu dile getirdi. Yıldırım, özellikle rüzgârlı ve kuru havalarda şikâyetlerin arttığını söyledi. Sigara dumanı, hava kirliliği ve açık alan aktiviteleri sonrasında yoğun polen maruziyetinin de alerjik belirtileri artırabildiğini sözlerine ekleyen Yıldırım, hassas bireylerin bu dönemde daha dikkatli olması gerektiğini vurguladı.

GRİPTEN FARKI ATEŞ YAPMIYOR
Yıldırım, bahar alerjisinde en sık görülen belirtilerin arka arkaya hapşırma, burun akıntısı ve tıkanıklığı, gözlerde kaşıntı, kızarıklık ve sulanma olduğunu ifade eden Yıldırım, öksürük, baş ağrısı, boğaz kaşıntısı ve halsizliğin de tabloya eşlik edebileceğini söyledi. Bu belirtilerin çoğu zaman grip ile karıştırıldığının altını çizen Yıldırım, “Bahar alerjisinde genellikle ateş görülmez. Bu yönüyle gripten ayrılır” diye konuştu.

ALERJİ YAŞAM KALİTESİNİ DE DÜŞÜRÜYOR
Alerjinin sadece fiziksel şikâyetlerle sınırlı kalmadığını belirten Yıldırım, günlük yaşam üzerinde de önemli etkilere sebep olduğunu söyledi. Gün içinde yorgunluk ve dikkat dağınıklığı gelişebildiğini, uyku kalitesinin bozulduğunu aktaran Yıldırım, yetişkinlerde iş performansının, çocuklarda ise okul başarısının olumsuz etkilenebileceğini ifade etti. Kontrol altına alınmayan vakalarda ise alerjinin astımı tetikleyebileceği uyarısında bulundu.

BAHAR ALERJİSİNDE KORUNMANIN PÜF NOKTALARI
Bahar alerjilerinden korunmak için günlük yaşamda alınabilecek basit ama etkili önlemlerden bahseden Yıldırım, “Polen yoğunluğu özellikle sabahın erken saatlerinde yüksek oluyor. Bu saatlerde mümkün olduğunca dışarı çıkılmaması gerekiyor” dedi. Dış ortamdan eve dönüldüğünde kıyafetlerin değiştirilmesi ve duş alınmasının polen temasını azaltacağını söyleyen Yıldırım, “Evde camları özellikle rüzgarlı günlerde kapalı tutmak, araçta polen filtresi kullanmak, doktor önerisiyle koruyucu ilaçlara sezon başlamadan önce başlamak ve burun yıkama solüsyonlarından yararlanmak, günlük korunmada etkili yöntemler arasında yer alıyor” şeklinde konuştu.
BAHAR ALERJİSİNDE DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR
Yıldırım, bahar alerjileriyle ilgili hal arasında yaygın ancak yanlış bilinen bazı inanışlara da işaret etti. “Bahar alerjisi grip gibidir, geçer” düşüncesinin doğru olmadığını kaydeden Yıldırım, alerjinin kronik bir durum olduğunu ve ancak uygun tedaviyle kontrol altına alınabildiğini ifade etti. Her burun akıntısının enfeksiyon anlamına gelmediğine de değinen Yıldırım, alerjik şikâyetlerde genellikle ateş ve genel kırgınlık görülmediğini belirtti. Alerji ilaçlarıyla ilgili “bağımlılık yapar” algısının da yanlış olduğunu aktaran Yıldırım, “Doktor kontrolünde kullanılan modern alerji ilaçları güvenlidir” dedi. Ayrıca alerjinin sadece ilkbahar aylarında ortaya çıkmadığını söyleyen Yıldırım, bazı kişilerde yaz ve sonbahar dönemlerinde de benzer alerjik yakınmaların görülebildiğinin altını çizdi.

“GRİP DİYE GEÇİŞTİRMEYİN”
Vatandaşlara uyarılarda bulunan Yıldırım, bahar aylarında sık görülen hapşırma, burun akıntısı ve göz kaşıntısı gibi şikâyetlerin hafife alınmaması gerektiğini dile getirdi. “Bahar aylarında 2 haftadan uzun süren burun akıntısı, hapşırma ve göz kaşıntısı varsa bunu grip diye geçiştirmeyin” diyen Yıldırım, özellikle astım hastaları ile çocukların mutlaka bir hekime başvurması gerektiğini vurguladı. Erken tanı ve düzenli tedavinin yaşam kalitesini belirgin şekilde artırdığını ifade eden Yıldırım, olası komplikasyonların önüne geçilebilmesi için uzman kontrolünün önemli olduğunu kaydetti.
Kaynak:ANKARA ULUS GAZETESİ

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.