• BIST 99.028
  • Altın 282,185
  • Dolar 5,8739
  • Euro 6,4829
  • Ankara 13 °C
  • İstanbul 17 °C
  • İzmir 18 °C
  • Konya 12 °C

Ceviz sahtekarlığı

Erkal Erdogan

Yılın bu zamanları ceviz satışlarının yükseldiği hatta kabuklu taze cevizin en çok satıldığı zamanlar. Maalesef her şeyde olduğu gibi bu işte de sahtecilik almış başını gitmiş.

Yerli diye Amerikan cevizi satılması, taze diye bir sene önceki cevizin dış kısmı temizlenerek tekrar taze diye satılması bunların en başında geliyor.

Peki, gelelim bunu nasıl anlarız?

En başında taze cevizin ağırlık tabi bir öncesine göre daha farklı olur.

Kabuklu iki ceviz elinize aldığınızda biri diğerinden daha ağırsa bu senenin taze cevizi diğer geçen senenin kurumuş cevizidir.

Özellikle tezgâhlarda iki cevizi birbirine karıştırarak satılıyorlar. Almadan önce elinizle bir kontrol etmenizde fayda var.

Eğer 1 2 tane kırıp tadına bakabiliyorsanız. İçinin beyazlığı ve dolgunluğu çok önemlidir.

Tabi iyi bir cevizin kabuğu da ince olur ve elinizle rahatlıkla çıkarabilirsiniz.

Neyse içine geri dönelim taze cevizin yüzde 90 oranın da beyaz olduğunu suyunu çekmediğini cevizin içinde ceviz parçalarını birbirinden ayıran o parçaların daha ıslak nemli olduğunu görürsünüz.

Diğerinde ise o parça tamamen parçalanmış kurumuş ceviz küçülmüştür. Gelelim ithalin yerli diye satılmasına. 


AFYON, TOKAT SANIYORUZ MEĞER AMERİKAN


Maalesef ülkemiz dünyanın ceviz ithal eden ülkeleri arasında üst sıralarda yer alıyor.

Ve yine maalesef bizim satıcılarımız ithal mala olan toplumun seviyeli duruşunu bir fırsata çevirme işine yöneliyor.

İthal dendiğinde almak istemeyen vatandaşa, Amerikan cevizleri bugün pazarlarımızda Afyon, Amasya, tokat cevizi olarak satılıyor.

Bunu nasıl anlayacağız derseniz bugüne dek pek anlayan ben görmedim.

Gönül ister satıcıya güvenelim ağzından çıkan söz bizim için belirleyici olsun. Ama nerede kaldı öyle satıcılar? 

ÜRETİME DEVLET TEŞVİĞİNİN YANI SIRA MEDYA DESTEĞİ GEREKİR


Artık üretimin ne denli öneme sahip olduğunu çok daha iyi anlıyoruz. Kendi ürettiğimiz ürünler hakkında dövizin çok bir söz sahibi olmadığını görüyoruz. Evet, peki medyada üretimi nasıl özendiriyoruz.

Devlet üretim için elinden gelen her desteği verdiğini söylüyor desteği veriyor, fakat neden insanlar halen buna yönelmiyor?

Bunun en baş sebepler şehirlerde hayat var anlayışı.

Evet, herkes aynı yerde yaşamak, aynı işi yapmak istiyor.

Üretimi teşvik devlet politikası olabilir ancak bunu medya ile desteklemek gerekir.

Toplumun en çok izlediği saatlerde gösterilen hiçbir dizide neden üretim yapan bir aile yok.

Neden çiftçiliğin, kasaba yaşamanın güzelliği gösterilmiyor.

Maşallah dizilerimizde herkes plazalarda son derece lüks, sürekli tüketen, bir yaşam sürüyor.

ugün genç kardeşlerim arasında plazalarda çalışma hayali kuranlar görüyorum.

Neden bir genç köyünde üretim yapma hayali kurmuyor?

Neden atalarının topraklarını değerlendirmek istemiyor?

Vatandaşı teşvik etmek istiyorsak, bunu en etkili araç olan medya ile yapabiliriz.

Yalnızca devletin verdiği teşviklerle bunu sınırlandırmak politikanın iyi gelişmemesine neden olur.  

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73