• BIST 94.896
  • Altın 279,101
  • Dolar 5,8598
  • Euro 6,5130
  • Ankara 12 °C
  • İstanbul 16 °C
  • İzmir 19 °C
  • Konya 14 °C

Eğitimde başarının tarihi ipuçları 5

Ahmet Aydınsoy

İnsan hayatının en önemli dönemi hiç şüphesiz  eğitim hayatıdır.

Bu gerçek toplumun tamamının, eğitimin tüm paydaşlarının kabul ettiği bir hakikattir.

Ama maalesef bu konuda yine eğitimin tüm paydaşlarının (öğrenci, öğretmen, velî ve devlet ) ciddi hataları, eksikleri var.

Eğitime ve eğitimcilere bakış açımızda sıkıntılar var. Eğitimin sorunlarına ve onların çözümlerine yönelik ciddi yanlışlarımız var. Gözbebeğimiz çocuklarımızın eğitim çağına geldiklerinde, eğitimin önemini onların iliklerine kadar hissetmelerini sağlamak ve bu süreci hayatları boyunca en güzel şekilde, kabiliyetleri doğrultusunda geçirmelerini sağlamak için tarihten alacağımız çok güzel örnekler var.

Osmanlının en parlak dönemlerinde eğitimin ilk basamağı olan İlk Mektep döneminden güzel bir örnekle bu konuya dikkat çekmek isterim. 

Osmanlı da çocuklar İlk Mektep çağına geldiklerinde, onların dünyasında eğitimin çok önemli bir yere sahip olduğunu göstermek için harika düzenlemeler yapılırdı. Okulla, öğretmenle tanışmaları ömür boyu unutamayacakları özel anlara sahne olurdu. 

İşte bu örneklerden bir tanesi:

Öğretmen, öğrenci, veli; okul, aile ve çevre ilişkileri açısından harika bir örnek.

Eğitimin değiştirici ve dönüştürücü etkisini  güçlendirecek güzel bir örnek.

O sahnelerden günümüze sadece küçük kırıntıları kalan bir kaç kelime var.

Maalesef onlarında içini boşaltıp pedagojiye uygun olmadığını iddia ederek tarihin tozlu raflarına hapsettik.

“Eti senin, kemiği benim...” gibi. 

Okullar açılacağı zaman  İlk Mektep çağına gelen çocukların olduğu evlerde tatlı bir telaş başlardı.

Çocuklara eğitimin değerini hissettirmek için özel gayret sarf edilirdi.

Okulların açılacağı ilk gün sadece bir evde değil, mahallenin tamamında bayram havası eserdi.

Çocuklar en güzel elbiselerini giyer, mektebe törenle, şenlik havasında giderlerdi.

Bu sayede çocuğa eğitimin ve mektebin önemi ve değeri hissettirilmeye çalışılırdı.

Ailenin reisi olan baba evladının elinden tutar, onu mektebe bizzat kendisi götürürdü.

Çocuğun öğretmeniyle ilk karşılaşması ve tanışması, oldukça önemli ve dikkat çekicidir. Şöyle ki, baba önce öğretmeni saygıyla selamlar ve yaşı öğretmenden büyükte olsa, onun elini öper ve şöyle derdi:

“Hocam işte evladım, önce Allah'a sonra size emanet, eti senin kemiği benim.”  Bu manzaraya şahit olan çocuğun hayatına giren okul ve öğretmen olgusu böylece büyük bir saygı temelinde inşa edilirdi. Bayramlar da ve tüm özel günlerde, evde anne dahil herkes babanın elini öper ve ona saygıda kusur etmezdi. Baba evde aile reisi, çocuğun rol modeli ve en büyük kahramanıydı. Şimdi babasını bir başkasının elini öperken gördüğü zaman çocuğa şöyle bir anlayış kazandırılmış oluyordu. Demek ki babamdan daha büyük ve önemli birisi varmış, o da benim öğretmenim.

Daha ilk günden öğretmen- öğrenci ve veli ilişkileri hangi çerçevede şekilleniyor dikkatinizi çekmek isterim. 

İşte bu sayede Osmanlı sağlam ve disiplinli bir şekilde attığı  eğitim temelleri üzerinde büyük medeniyetini inşâ etmiştir. Bu kadim medeniyetin kökleri, “ Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum.” Anlayışının eseridir.  Bu eser hocasının atının ayağından kaftanına sıçrayan çamuru şeref bilen hükümdarların kurduğu medeniyettir.

Ele avuca sığmayan şehzadesinin eğitimi için oğlunun yanında hocasından tokat yemeye razı olan padişahların kurduğu medeniyettir.

Ailesinden sonra çok önemli bir rol ve değerle çocuğun hayatına bu şekilde giren öğretmen, büyük bir özveri fedakarlıkla onun şahsiyetini ve doğuştan gelen melekelerini ilmek ilmek dokuyup onu başarılı bir insan olarak hayata hazırlayacaktır. Eğitimden beklenen hedef ancak bu sayede gerçekleşmiş olacaktır.

Osmanlının tarihteki başarılarının kaynağında, eğitimin her alanında tesis ettiği, saygı ve disiplin temelinde yükselen, gerçek değeri toplumun her kesimi tarafından hakkıyla anlaşılan bir nizamın kurulmuş olmasıdır. 

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (312) 311 53 73