• BIST 1.210
  • Altın 482,502
  • Dolar 7,8553
  • Euro 9,2901
  • Ankara 13 °C
  • İstanbul 17 °C
  • İzmir 21 °C
  • Konya 13 °C

Eğitimi Öğütüme Dönüştürmemek İçin Motivasyon Şart

Ahmet Aydınsoy

Ortaokul öğrencisi suratı asık bir halde eve geldi, çantasını yere fırlattı, yukarı odasına koşup kendini yatağa attı ve ağlamaya başladı. En büyük rüyasını gerçekleştirememişti. Okulun basketbol takımına girmek için elinden geleni yapmış ama başaramamıştı.
Annesi sessizce odaya girdi şefkatle ona ne olduğunu sordu:
-    “ Takıma giremedim.” dedi küçük delikanlı. “Bana ‘Sen daha küçüksün’ dediler.”
Annesi oğlunun yanına oturdu, kolunu boynuna dolayıp şöyle dedi:
-    “ Yavrum! Önemli olan takıma giremeyecek kadar küçük olman değil, içindeki basketbolcunun ne kadar büyük olduğudur.”
Annesi bunu söyleyip odadan çıktıktan sonra, minik delikanlı yatağında doğruldu. Kendisini her zamankinden daha güçlü hissediyordu. Evet belki küçüktü, ama içindeki basketbolcu çok büyüktü. Ertesi sabah, erkenden antrenmanlara gitti. Her gün, her hafta, her ay... Hep annesinin söyledikleri yankılandı kulağında. “Önemli olan içindeki basketbolcu ne kadar büyük...?” Gün geçtikçe hem içindeki basketbolcu hem de azmi büyüdü.
Ertesi sene, takım seçmeleri yine yapıldı. Bu defa minik delikanlının içindeki büyük basketbolcu, kendisini yeterince gösteriyordu. Takımın hocası ondan çok etkilendi ve onu takıma aldı. Sonraki senelerde, takımdaki yerini hep korudu. Hep daha iyiye gitti, gelişti.
Çok geçmeden dışarıdan teklifler gelmeye başladı. Önce amatör takımlarda oynadı. Sonra başarı merdivenleri üçer beşer tırmandı.
Ve bir gün tüm dünya, bir zamanlar okul takımına bile giremeyen o çocuğu, Michael Jordan adıyla basketbol tarihinin en başarılı oyuncularından birisi olarak tanıdı.
Ve Michael’ın annesinin tarihe altın harflerle geçen şu sözü, biz eğitimcilerin kulağına altın oldu. 
“YAVRUM ÖNEMLİ OLAN TAKIMA GİREMEYECEK KADAR KÜÇÜK OLMAN DEĞİL, İÇİNDEKİ BASKETBOLCUNUN NE KADAR BÜYÜK OLDUĞUDUR.”
Bir annenin yüreklendiren bu sözleri, yine tarihe altın harflerle geçen bir dehanın annesini hatırlattı bize. 
Yine bu köşeden “Eğitimde Başarının Tarihi İpuçları başlığı ile yazdığımız, Thomas Edison ve annesinin hikayesini bir kez daha hatırlayalım.
Thomas Edison, Michigan Port Huran İlkokulunda öğrenciyken bir gün eve geldiğinde annesine bir kağıt verdi. 
-    “Bu kağıdı öğretmenim verdi ve sadece sana vermemi tembihledi”. dedi.
Annesi kağıdı gözyaşları içinde oğluna sesli olarak okudu: 
-    “Oğlunuz bir dahi. Bu okul onun için çok küçük ve onu eğitecek yeterlilikte öğretmenimiz yok. Lütfen onu kendiniz eğitin.”
Aradan uzun yıllar geçtikten sonra Edison’un annesi vefat ettiğinde, o artık yüzyılın en büyük bilim adamlarından biriydi ve bir gün eski aile eşyalarını karıştırırken bir çekmecenin köşesinde katlı halde bir kağıt buldu ve alıp açtı.
Kağıtta:
-    “Oğlunuz “şaşkın” (akıl hastası) bir çocuk. Hiçbir işte başarılı olamaz. Artık kendisinin okulumuza gelmesine izin vermiyoruz…” yazılıydı.
Edison saatlerce ağladıktan sonra günlüğüne şu satırları yazdı:
-    “Thomas Alva Edison, kahraman bir anne tarafından, yüzyılın dahisi haline getirilmiş, ‘şaşkın’ bir çocuktu.”
 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73