• BIST 1.191
  • Altın 487,026
  • Dolar 7,9427
  • Euro 9,4068
  • Ankara 23 °C
  • İstanbul 24 °C
  • İzmir 24 °C
  • Konya 23 °C

İz bırakanlar 9

Ahmet Aydınsoy

BÜYÜK RÜYALARIN ADAMI: MEHMET AKİF İNAN*

“Büyük rüyalarla geçmişse ömür.
Hiç yanmam ölümün her çeşidine...

Rüya gibi atlar ve erler vardı.
Her bahar yürürdü düşman üstüne...

Her eylem yeniden diriltir beni.
Nehirler düşlerim göl kenarında...

Soyundum çileye dönmemesine.
Bilendim ışıktan göz yaşlarıyla...

Acılar umudu buldurur bize.
Bir zırha büründüm bu çağa karşı...

Çağı kurtarmanın bir eylemidir.
Çağdışı dışı görünen ilgimiz bizim...

Türkümüz dünyayı kardeş bilendir.
Gökleri insanın ortak tarlası...” [1]

Her insan hayatı boyunca yeni şeyler öğrenen bir öğrenci, aynı zamanda bildiklerini başkalarına öğreten bir öğretmendir.

“Ya ilmi öğrenen, ya öğreten, ya dinleyen, ya da bunları seven ol, sakın beşincisi olma, helâk olursun.” (Hadis-i şerif)
Öğretmenliği, sınıfın, hatta okulun dört duvarlarına sığmayan, bulunduğu çevreyi, şehri aşıp zamanın ve mekanın ötesine taşan bir muallimdir M. Akif İNAN. 

Zira Muallim, “Öğreten, talim eden, öğretici eğitici kimse anlamıyla yaşı, mevkisi, cinsiyeti ne olursa olsun, insanı muhatap alan kimse” demektir. Ne var ki mektebin, okul, talebenin öğrenci olduğu bir süreçte muallimlik de öğretmenliğe dönüşerek/dönüştürülerek, mesleği icra edenler sınıfların dört duvarına hapsedilmişlerdir. İşte M. Akif İnan bu yanlış algıyı ve gidişatı altüst ederek kendi müktesebatı içerisinde tam anlamıyla “millet muallimi” olmayı başarmış bir şahsiyettir. Ona dair böyle bir adlandırma öznel bir yorumu ve tespiti içermiyor. Zira karşımızda sadece sınıfta belli bir dersin müfredat bilgilerini aktaran biri yoktur. Biyografisi incelendiğinde görülür ki, daha talebelik yıllarında bile yaşıtı talebe arkadaşlarına, divan şiirinden, müzikten, ilahiyat konularından bahsederek, onlara okulun vermediği bilgileri veren bir şahsiyet olarak karşımıza çıkar. Onun bu vasfını lisede birlikte okuyan arkadaşlarının hatıratların da görmek mümkündür. O bu anlamda sadece yaşıtlarına değil, kendinden yaşça büyük olanlara da okulda öğretilmeyen pek çok bilgiyi öğreten bir “Arkadaş Muallim” olmuştur. [2]

Bazı insanlar vardır ki doğuştan öğretmendirler sanki. Bu özelliği esas mesleği gibi yaşayan ve algılayan birisiydi ağabeyim rahmetli M. Akif İnan. O hayat boyu öğretmen oldu, herkese ve her kesime. İnancının ve kişiliğinin ona yüklediği yüklerden en önemlisi öğretmenliktir sanıyorum. Çünkü o bu mesleği yani öğretmenliği ibadet eder gibi yapanlardandı. Misyonunun ona yüklediği görevlerini yerine getirirken dolaştığı tüm Anadolu şehir ve kasabalardaki konferans ve konuşmalarında, radyo ve televizyon programlarında hep öğretmendi. Diklenmeden dik durmayı her ortam ve fırsatta çevresindekileri anlattı.  Her yerde, her görevde ve her kademede gerçek bir öğretmen olarak çevresini bilgilendirdi, anlattı... anlattı, yılmadı. Gerektiğinde sağlığını bile riske atarak, ölünceye kadar çabaladı durdu.

Sahipsiz bırakılan öğretmenlerin hak ettikleri yerde olmadığı düşüncesi onu öğretmenlerin kendilerini kendilerince savunması gereğine zorladı. Öğretmenliğini hiç unutmadı ve öğretmenlerin bilinçlenmesi ve kendilerini rahatça savunmaları için kafasında geliştirdiği düşünceyi/ sendikalaşmayı 14 Şubat 1992’de gerçekleştirdi. [3]

Eğitim enstitüsünden öğrencisi Metin Selçuk anlatıyor: Dinleyen herkes duyduğu her cümlenin, her kavramın yeni olduğunu düşünürdü. Çünkü kavramların içini kendi tarzınca doldurur ve onları yeniden giydirdi. Hafızamıza değil idrakimize seslenirdi. O konuşurken sanki bir ırmak çağlardı. Herhangi bir konudan bahsederken acaba şiir mi okuyor diye defalarca irkildiğimi hatırlarım. Geçen zaman içinde şahit oldum ki hocamın öğretmenliğinin ve sendikal anlayışının temelinde bu kutlu öğretinin izleri çok belirgindi. Zamanın ruhu onun karanlıkları aydınlatmak için sunduğu bir mumdu adeta. Bir şey öğretirken huşu hissi uyandırırdı. Öğrencilerin ânı yaşaması için zamanı parmaklarında şekillendiriyordu adeta.[4]

Akif İNAN'ın hayatı ideal bir öğretmen için örnek alınması gereken bir hayattır. Gençliğin yetişmesi konusunda nasıl bir yol izlemeli, hangi metotları kullanmalı, yeniden dirilişin gerçekleşmesi için neler yapmalı, sorularına cevap veren örnek bir hayat hikayesi onunki...[5]
________
*Dr. Hüseyin YORULMAZ, 
[1]M. Akif İNAN 
[2] H. Yıldırım, İz Bırakan Öğretmen M. Akif İNAN ll. Cilt, s.521,522 (Mustafa ÖZÇELİK)
[3] age, s. 508-515 (Ali Mithat İNAN),
[4] age, s. 569(Metin SELÇUK),
[5] age, 595 (Şakir KURTULMUŞ),

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73