• BIST 98.415
  • Altın 277,449
  • Dolar 5,7824
  • Euro 6,4409
  • Ankara 10 °C
  • İstanbul 17 °C
  • İzmir 19 °C
  • Konya 12 °C

Karar

Ali İlkbahar

Doğu Türkistan’da insanlar yıllarca köklerinden, inançlarından, ibadetlerinden dolayı zulüm altındadır. Kamplar, baskılar, intiharlar hayatı çekilmez hale getirmiştir. İnançlarını, kimliğini, aslını inkar edeceksin diye her yol denenmektedir. Türkistanlı yok edilip Şin-Can’ı Çinlisin diye Çinli olduğunu kabul ettirme zulmü vardır.

Yemen’de emperyalistler Müslüman’ı, Müslüman’a kırdırmaktadır. Ölümler her gün artmaktadır. Yokluk, çaresizlik, açlık ülkeyi sarmıştır. İnsanlar açlıktan, çaresizlikten hayatlarını kaybetmektedir. 

Suriye en ağır zulmün uygulandığı öldürenin de ölenin de Allahu Ekber dediği binlerce çocuğun katledildiği, binlerce çocuğun da yetim, öksüz kaldığı, anaların yavrularını, eşlerini kaybettiği, evlerinin başlarına yıkıldığı, şehirlerin yerle bir olduğu ülke olmuştur.

Evlerini, şehirlerini, ülkelerini, yürekleri kan ağlaya ağlaya terk etmeye mahkum olduğu insanlar…Türkiye’ye sığınanlar dışında ya ayaklarına çelme takıldı ya da cesetleri sahilleri vurdu. Ölümü bile nimet kabul ettikleri, yuvasız, vatansız, aç, açık, acılı insanlar…

Arakan, Myanmarda köyleri, evleri ateşe verilenler, insanların diri diri yakıldığı, bir kaşık çorbaya muhtaç, yollarda telef olan yeniden sığınacak yer arayan mazlumların ülkesi oldu.

Afrika’da emperyalistlerin sömürülerine devam etmek için kurdukları örgütlerle insanları birbirine yok ettirildiği, kamplarda işkence, zulmün altında kalan masum insanların olduğu bir kıta haline geldi. 

Dünyanın dört bir yanında  Müslümanlar, Türkler, mazlumlar gözyaşları arasında zulmün bitmesi için dua ediyorlar.

Bir kurtarıcı, bir el, bir çare arıyorlar. 

Dünyayı kara bulutların kapladığı, mazlumların yok olmamak için bitmemek için ‘Yeter artık gelin ey Osmanlının torunları’ diye yolumuzun beklendiği, sorumluluğumuzun her geçen gün arttığı bir dünyada yaşıyoruz. 

Dört milyona yakın vatansız, evsiz, yuvasız kalan Suriyeliyi bağrımıza bastığımız, gelemeyip yardım ettiğimiz elimizi uzattığımız mazlumlara ümit olduk. Çare olmaya gayret ediyoruz. Devletimizle, kurumlarımızla, vakıflarımızla, derneklerimizle yoklukların bir nebze azalması için dünyanın seyrettiği bir çağda ümit oluyoruz, çare oluyoruz. Dua alıyoruz. Yolumuz bekleniyor. Yetim, öksüz yavrular eşini, çocuğunu kaybeden anaların, babaların ümidi olduk. İlaç olduk ve olmaya da devam ediyoruz. 

Bu fotoğrafı iyi okumalı, incelemeli, tarihin, insanlığın, inancımızın, medeniyetimizin omuzlarımıza yüklediği görevi iyi değerlendirmeli, yeniden var olma, yeniden dirilme mücadelesinin, mazlumların gözyaşlarının dinmesi için vereceğin kararın ne kadar önemli olduğunu kimse unutmamalı. Allah yar ve yardımcımız olsun.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73