Hüseyin Taklacı

Hüseyin Taklacı

Miraç

Miraç

Recep’in 27. gecesi Miraç gecesidir.

Allah Rasulünün uyanıkken Mescid –i Haram’dan Mescid –i Aksa’ya oradan da gökyüzüne yükselmesidir.

Miraç bir arınma ve Allah’a yükseliştir. İnsanın erdem yolculuğu, beşerilikten insaniliğe yükseliş hikâyesidir. Sadece Mescid-i Haram, Mescid-i Aksa ve varlığın düzeylerinde, hakikat göğünün katmanlarında değil, insanlığın Allah’a ulaşan yolunun duraklarında da gerçekleşmiş kutlu bir yolculuktur.

Bu olay, Kur’an ayeti (Ayetlerimizden bir kısmını ona göstermek için kulunu bir gece Mescid-i Haram"dan alıp, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa"ya seyahat ettiren Allah, her türlü noksandan münezzehtir. Şüphesiz ki O herşeyi hakkıyla işiten, herşeyi hakkıyla görendir."" (İsra 1)   Bu olaya, isrâ ve miraç olayı denir. İsrâ; gece yürüyüşü demektir. Miraç da, yükselmek demektir.

Bu olay ayrıca Allah Rasulünün mucizesidir. Kur’an-dan sonra en büyük mucizedir.

MİRAÇ OLAYININ SEBEPLERİ

            Miraçtan önce inananlar, akla hayale gelmedik zulüm ve işkence gördüler. Müşrikler Müslümanlara karşı, baskılar uyguladılar. Müslüman-lar, imtihana tabi tutuldular.

Bu olaylar ve oğlunun ölümü, Hz. Hatice(ra)’nin vefatı ile peygamberimiz, iyice bunalmıştı. Cenab-ı Allah peygamberini teselli etmek, gönlünü okşamak için böyle bir ikramda ve ihsanda bulunmuştur.

Miraç olayının diğer sebeplerinden bazıları;

            – Cenab-ı Allah varlığını birliğini, gücünü göstermek için peygamberi şereflendirmiştir.

            – Cenab-ı Hak, Allah Resulüne cenneti, cehennemi göstermek ve mesajlar vermek için katına yükseltmiştir.

            – Sanatkârın sanatını teşhir ettiği gibi, Cenab-ı Allah da âlemdeki nizamı göstermek için peygamberin temaşa etmesini istemiştir. İsrâ 1. ayetinde “gücümüzü göstermek için” demiştir.

            – Cenab-ı Allah, peygamberinin maddî ve mânevî yücelişini istemiştir. Meryem: 57. ayetinde “Onu üstün bir makama yükselttik” buyurur.

 

MİRAÇ OLAYINDAN ÇIKARILAN MESAJLAR           

 Cenab-ı Allah şöyle buyurur:

            “Kulu Muhammed’i öyle bir gece Mescid-i Haram’ dan kendisine bir kısım ayetlerimizi göstermek için çevresini mübarek kıldığımız Mescid’i Aksa’ya götüren Allah’ın şânı yücedir. Doğrusu O, işitir, görür.” (İsrâ sûresi: 1)

Evet Allah Rasûlüne bazı sırların gösterilmesi, ahiret aleminin ve bazı insanların gelecekteki durumlarının bildirilmesi için, isra ve miraç olayı gerçekleşmiştir.

İsra, Kâbe-i muazzamdan Mescid-i Aksa’ya yürümek,

Miraç, Mescid-i Aksa’dan gökyüzüne yükselmektir.

Miraç olayı, büyük bir mucizedir. Zaman ve mekânı aşan, maddi kanunların ötesinde bir olaydır.

Allah Rasulü, uyanık iken bizzat miraca çıkmıştır.

Peki nasıl olmuştur bu olay: Tabiî ki Kaynaklara baktığımızda Allah Rasulü miraç olayını şöyle anlatır:

“Ben, kâbede yatarken bana biri geldi. Göğsümü yardı. Kalbimi çıkardı, zemzemle yıkayıp içini imanla doldurdu. Burak getirildi ona bindirildim, Cebrail beni götürdü. “Sen, semanın ziyaretine davetlisin” dendi.

Birinci kata geldik, kapıyı Cebrail çaldı.

 Gelen kim? denildi.

 Cibrilim.

 Yanındaki kim?  Muhammed.

 Ona miraç daveti geldi mi? Cebrail:  Evet, dedi.

Kapı açıldı. Hz. Adem’i gördüm. Selâm verdim. Bana:

 Salih evlat hoş geldin, salih peygamber hoş geldin, dedi.

İkinci kata geldik. Her katta kapı açılmadan “Kimsin? Yanındaki kim?” soruları soruldu. Bize “Hoşgeldiniz” denildi. Orada Hz. Yahya ve Hz. İsa(AS)’ yı gördüm. Selâm verdim. Bana: Hoş geldin salih peygamber, dediler.

Üçüncü semaya geldik. Hoşgeldiniz dediler. Orada Yusuf peygamberi gördüm. Selâm verdim, bana hoş geldin, dedi.

Cebrail beni dördüncü semaya getirdi. Orada da hoş geldin denildi. Hz. İdris’i gördüm. Selâm verdim. Selamımı aldı. Bana: “Salih kardeş hoş geldin”dedi.

Beşinci semaya geldik, orada Harun peygamberle karşılaştık. Selam verdim, selamımı altı, bana hoş geldin, dedi.

Altıncı semaya geldik, bize hoş geldiniz denildi. Orada da İbrahim peygamberi gördüm, selâm verdim. Selâmımı aldı. Bana: “Salih oğlum, hoşgeldin” dedi.

Sonra sidret’ül müntehaya çıkarıldım. Orada meyvalar testi gibi iri iri idi. Orada dört nehir gördüm. Cebrail:

 Şu iki nehir cennetin nehridir. Üçüncüsü Nil, dördüncüsü Fırat’tır, dedi.

Bana üç kap sunuldu: şarap, bal ve süt. Ben sütü seçtim.

Cebrail bana: “fıtratı seçtin” dedi.

Bana: 50 vakit namaz farz kılındı. Dönerken Musa (AS):

 Ne ile emrolundun? dedi.

 50 vakit namazla, dedim.

 Ümmetin buna güç yetiremez, dön, hafifletme talebinde bulun. Döndüm Rabbimden azaltması için yalvardım. Musa:

 Ne ile emrolundun? dedi.

 40 vakit namazla, dedim.

 Dön, ümmetin 40 vakit namaz kılamaz. Dön dedi, döndüm. 5 vakit namaz emrolununcaya kadar gidip geldim. Musa peygamber:

 Ne ile emrolundun? dedi.

 5 vakit namazla, dedim benden tekrar dönmemi istedi.

 Dönemem artık utanırım, dedim. Bana 50 vakit sevabı olan beş vakit namaz emrolundu.” dedim. Allah Resulü miraçta bazı olaylara şahit olmuş ve bazı emirler alarak yeryüzüne dönmüştür.

bütün süfli duygulardan, beşeri hislerden ter temiz bir kulluğa, en yüce mertebeye terakki ediştir. Resulullahın (a.s.m.) şahsında insanlığın önüne açılmış sınırsız bir terakki ufkudur.

Dilerim Bu Miraç Hadisesi bütün Müslümanlara etki yapsın, Kurtuluşumuz için kandilleri fırsat bilen

dualarla hayat bulacağımız bu gecede dua bahçesinde yeşeren fidan olmak dileğiyle kandiliniz mübarek olsun.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
SON YAZILAR