• BIST 95.734
  • Altın 271,249
  • Dolar 5,5633
  • Euro 6,1703
  • Ankara 20 °C
  • İstanbul 21 °C
  • İzmir 25 °C
  • Konya 20 °C

Müslüman Türk’ün soykırımı: Hocalı

İsmet TAŞ

27 yıl evvel bugün. 25 Şubat’ı, 26 Şubat’a bağlayan gece. Dünyanın Hocalı’ya ağıt yaktığı,  İnsanlığın öldüğü, hatırlandıkça gözyaşlarının sel olup aktığı gece!

Dünya tarihinde birçok soykırımlar yaşandı. Ama bu kadar vahşicesini, bu kadar alçakçasını, bu kadar şerefsizcesini görmedi. İnsan kılığına girmiş, ruhlarını şeytana satmış köle ruhlu mankurtlar, masum insanları, çocuk, kadın, ihtiyar, genç demeden, insanlığın görüp göreceği en vahşice işkencelerle katlettiler. 

Ermenistan silahlı kuvvetleri, Sovyetler Birliğinin Silahlı Kuvvetlerine bağlı 366. Motorize Alayı ile birlikte, onların desteğini alarak en modern silahlarla helikopter, tank ve ağır makinalı silahlarla, saatlerce kursun ve top ateşi yağdırdılar. Kentte tek bir canlı kalmamasını hedefleyen mankurtlar, kenti yakıp yıktılar. Resmi rakamlara göre, 613 kişiyi tüyler ürpertici işkencelerle yok ettiler.  Bunlardan 83 çocuk, 106 sı kadın ve geri kalanı ihtiyardı. Yani masum, silahsız ve savunmasız insanlar. 

En acı olanı da, cesetler incelendiğinde şehit olanların, en ağır işkencelere maruz kaldıklarıdır. Canlı canlı ateşe atılmaları, derilerinin yüzülmeleri, gözlerinin oyulmaları, karınlarının deşilmesi ve sayısız tecavüzler…..  Bunun adı bütün hukuk kitaplarında;

SOYKIRIMDIR. SAVAŞ SUÇUDUR…

Peki insanlık adına dünyanın tepkisi ne oldu diye bir soru aklımıza geliyor. El cevap, iyi yapmışsınız dercesine büyük bir SUSKUNLUK…

Üç maymun ancak bu kadar güzel oynanır. Suçluların yakalanması ve cezalandırılması için ne ciddi bir komisyon kurulur, ne de ciddi bir tahkikat. Bu da yetmezmiş gibi soykırım suçluları, Ermenistan da yıllarca terör eğitimi vermişlerdir. Bir nevi Ermenistan’a göz yumulmuştur. Cesaretlendirilmiştir. Aradan 27 geçmiş olmasına rağmen, Hocalı’ya adalet uğramamıştır. Sivil Toplum Kuruluşları bu konuya dünya kamuoyunun dikkatini çekmek istemişlerse de ciddi bir sonuç alınamamıştır..

Peki soykırıma tabi tutulan çocukların, kadınların, ihtiyarların hakkını, hukukunu kim savunacak, kim koruyacak? Suçluların cezalarını kim verecek? Kim yargılayacak?  Terörü besleyip büyütenler mi? Teröre ev sahipliği yapanlar mı? Dünya da, Müslüman Türk kanı akması için ellerinden geleni yapanlar mı? İslam’ın ve Müslümanların düşmanları mı? Allah’ın Resulü ne güzel söylemiş, “Siz onlardan olmadıkça, onlar sizden olmaz” Kim bunlar?

İslam’ın dışında kalanlar!

Ortada bir suç varsa ki fazlası ile var! Bu suçunda suçluları vardır. Şayet suçlular cezalarını çekmezlerse bu onlara cesaret verir tekrar aynı şeyi yaparlar mantığı basit bir hukuk öngörüsüdür.  

Hocalı soykırımının cezasız kalması aynı mankurt kafalara sahip yaratıkları cesaretlendirmiş ve 1995 yılında Srebrenitsa da Boşnak Soykırımı yapmışlardır. Yani yine Müslüman Türk soykırıma uğramıştır. Peki, Arakan’da, Suriye’de, Irak’ta, Afganistan da ve daha pek dünyanın çeşitli yerlerinde Müslümanların katledilmesi farklı mı?
Batıl yemin etmiş, Müslüman kanı dökmeye, Müslüman Türk’ü katletmeye. 

Peki susmaya devam mı edelim? Ağlayıp, ahlayıp, sızlanıp, dövünelim mi? Vicdansızların, mankut kafalıların insafına mı sığınalım? Böyle olmaya devam edersek, biz daha çok Srebrenitsana’lar, Hocalılar yaşarız.
Bilinmeli ki, bizler sustukça onlar daha çok Müslüman Türkü katledecekler, oluk oluk kan akıtacaklar. 

SUSMAYACAĞIZ… UNUTMAYACAĞIZ…  UNUTTURMAYACAĞIZ. 

ANKA ANADOLU KAFKAS DANS VE SANAT KULÜBÜ BAŞKANI DERYA HOCA, HOCALI’YI NE GÜZEL ANLATMIŞ…

HOCALI’DA ZULÜM

Bu gece uzun ve umutları yağmalanmıştı.
Sarılacak bir umudun dileğine
Yaşlı ,titrek ellere uzanıyordu çaresiz,
Genç ve körpe bedenin son çığlığında.
Zalimdi Ermeni, Rus destekçiydi.
Hocalı da son geceydi 
Feryattı, figandı, ağıttı.
Umudun kanlı battaniyede can verişine
Şahitlik etti, dondurucu ayaz.
Yetmedi yetmiyordu.
Mermi sesleri sağır etti kulakları,
Amansızca katledildi,
Çoluk çocuk yaşlı genç.
Analar her çocuk çığlığında bir kez daha ölüyordu. 
Yetmedi, ermeni deri yüzmeye, yaratıklaşmaya, canavarlaşmaya başladı. 
Gece ağladı acıdan.
Acıdan gam düştü, kan damladı toprağa.
Gelmedi vicdana, veledi zina.
Eller göklerde, ağıtlar doldu sinelere.
Yüreği yanan ananın, atanın, torunun, gelinlerin, balaların sesini, feryadını.
Hocalı sağır, Hocalı dilsiz dilber, yeterrrr.
Bu çığlık tüm kulakları sağır etti.
Bu savaş değil katliamdı
Nasıl unutabilirim o körpenin ,
Yüreğine akıttığı acılı yaşı.
And olsun bu haykırış unutulmayacak
Bu ruh bu bedende sızlar,
Yüreğim yanar geceleri 
Beynim yanar.
Bu çığlık arşa kalkar
Dokunur o masumun ifadesi kalbe
İnsanlık yanar. 
Umutsuzluğun çilesini kucaklar analar 
Gözyaşlarımda boğulur hıçkırıklarım.
Her yıl Hocalıya ağlarım.
Ben bir Azerbaycan kızıyım
Gönlüme geceyi çarşaf yapana sorarım
Hesabım bitmez ağlamakla...
Bu acı dinmez. 
Kâbusu olurum o zalimlerim 
İçimde açım dinmez,
Nasıl olurum ,masal olurum Azrail’i olurum. Bir dans olurum, bir türkü 
Ben gözümü karartır Azerbaycan olurum.
Hocalı, Laçin olurum,
Yurduma kurban milletime can olurum .
Ben Hocalı olurum.:(

  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (312) 311 53 73