Celâlettin Yünel

Celâlettin Yünel

Nurullah Genç Şiirlerini Herkes Seslendirmesin

Nurullah Genç Şiirlerini Herkes Seslendirmesin

 

Nurullah Genç’in şiir dünyasına inmek ve o dünya da kendini bulan şiirleri seslendirmek herkesin harcı değildir. Nurullah Genç’in şiirleri okuyanları ve dinleyenlerin tüylerini diken diken yapan ve gönül dünyasında derin yaralar bırakan ve şiirler kendileriyle birlikte şairini de düşündüren şiirlerdir.

Şiir okumak şiirin dünyasına girmek değildir. Bir şiiri seslendirebilmek için o şiirin atardamarlarını yüreğinde temiz kanı içinde deveran ettirtmeli yoksa sadece okuyup geçmektir şiiri ve şiiri katletmektir. Bu yüzden herkes şiir seslendirmemeli hele de Nurullah Genç şiirini sadece biçimsel özellikleri akıcı diye asla seslendirilmemeli. Nurullah Genç şiiri vefadan nasibini alanların, yüreklerinde Rüveyda’ları yolcu edenlerin, Gülnare’nin gözlerindeki İbrahim için hazırlatılmış ateşte yananların ve yakılanların seslendirmesi gereken şiirlerdir…

Siyah Gözlerine Beni de Götür” şiirini okumak için sabahlanmalı bir garda bir bankın üstünde ve kovalamalı düşler karanlıkları adı Erzurum garı olmasa da o anı yaşamalı. Giden trenlerin ardından geri de kalınmalı “Ya da bu vefasız şarkıyı bitir” diye isyan edilmeli şiirde. Yoksa “Siyah Gözlerine Beni de Götür”  şiiri gündüzde geceyi aramaktır.

Nurullah Genç şiiri “Kaç kere çağırdım seni öteden/Turnalar uçurdum gittiğin yere” diyebilenlerin seslendirebileceği şiirlerdendir. Çağırmalı önce ve beklemeli, umursamalı içten içe yanmalı ve tutuşmalı öyle okuyup geçilmesi için yazılmadığı şiirin dünyasına girenler tarafından çok iyi tahlil edilebilir.

Kapama gözlerini; karanlıktan korkarım/Atlılar kaybeder yolunu, hasretimin/Posta güvercinleri geri dönmez ülkeme/Yaslı dereler gibi mutsuzluğa akarım/Kapama gözlerini; karanlıktan korkarım” diyerek sevgilinin gözlerini kapanmasına bile tahammül edemeyen âşıkların okuyabileceği ve seslendirebileceği şiirlerdir Nurullah Genç’in şiirleri…

Herkes Nurullah Genç’in şiirlerini seslendirmeye çalışsa da okuyanlar ve seslendirenler arasında nasıl bir fark varsa okuyanlar ve yaşayanlar arasında da o denli bir uçurum vardır. Nurullah Genç’in şiirleri her harfine ızdırabın ve hüznün gömülü olduğu şiirlerdir. O yüzden de yolu hüzünden ve ızdıraptan geçmeyenler o şiirleri okuyunca kendilerini belli etmektedirler. Şiir yaşayanların seslendireceği türkülerdir. Nasıl herkes şarkı söyleyip türkü okuyamazsa Nurullah Genç’in şiirlerinde de acıların , hüzünlerin ve aşıkların türküleri vardır.

Son olarak da “Benden anlamadın şiirden anla/Senin gülüşünle yaşadığımı/Akşamı ettiğim senden kalanla/Sabaha seninle başladığımı/Benden anlamadın şiirden anla” diyen Nurullah Genç’i önce  şiirlerini yaşamalı sonra yaşadıklarını onun şiirlerinden anlamalı…Vesselam…

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
SON YAZILAR