Hüseyin Taklacı

Hüseyin Taklacı

Ramazan ve Zekat vermek

Ramazan ve Zekat vermek

 

 

İslamın beş şartından biri olan zekat; kelime anlamı olarak temizlik, arınmak, bereketli olmak, iyi ve düzgün olmak manasına gelir. 

Dini anlamıyla ise; nisap miktarı zenginliğe sahip olan Müslüman’ın Allah'ın hakkı olanlara verilmesini emrettiği belli miktarda malı vermesidir. Veren kimseyi cimrilik, kirlerinden ve günahlardan temizlediği ve malında berekete vesile olduğu için, kelime manası ile dini manası arasında bir bağ vardır. 

Örfte, mecburi olmayan küçük bağışlar için kullanılan sadaka kelimesi Kuran-ı Kerim’ de ve hadislerde zekat manasında kullanılmıştır.

 

Zekat, hicretin ikinci yılında Ramazan orucundan sonra farz kılınmıştır.

İslam’ın beş şartından birisidir. Kuran-ı Kerim’de zekatı emreden pek çok ayet vardır. Bunlardan birisi şöyledir:

“ İman edip iyi işler yapan namaz kılan ve zekat verenler var ya, onların mükafatları Rableri katındadır. Onlara korku yoktur, onlar üzüntü de çekmezler.” Mealinde söylenmiştir. (Bakara 277.)

 

Zekat, dinin direği olan namaz ibadetinden hemen sonra gelmekte ve birlikte zikredilmektedir. İkisinin birbirine bağlanmasının en mühim hikmeti, namazın dinin direği, zekatın ise İslam'ın köprüsü olmasıdır. Namaz, dini koruyan, zekat asayişi temin eden ilahi iki esastır. 

Ebedi saadetin başta gelen şartlarından biri olan zekat, öylesine kuvvetli bir iman azametidir ki; müminlerle kanlı çarpışmalara giren müşriklerin tövbe edip namaz kılmaları ve zekat vermeleri halinde, savaş halinin kalkacağı, müşriklerin  bu alametlerle birlikte müminlerin din kardeşi vasfını kazanacakları bildirilmiştir.


Zekatın dindeki ehemmiyeti içindir ki; Peygamber Efendimiz Hazretleri (s.a.v)'nin vefatından sonra halife seçilen Hz. Ebubekir (r.anh), zekat vermeyenlerle savaşmış ve bununla ilgili olarak şöyle söylenmiştir:

 

"Allah (c.c)'a yemin ederim ki, namazla zekatın arasını ayıranlarla mutlaka savaşacağım. Çünkü zekat malı bir haktır. Allah (c.c)'a yemin ederim ki; Resulullah (s.a.v)'a vermiş oldukları bir deve yularını dahi bana vermezlerse, bu sebeble onlarla mutlaka savaşırım." (Ebu Davud; Zekat:1)

Gerek ayetlerde gerekse de hadislerde farz olan zekatı vermeyenler şiddetle tehdit edilmişlerdir.

 

Dinimizce Zekat babaya, anneye, dayıya, amcaya kısaca akrabalara verilmez. Zekat fakir ve miskinlere verilir. Fakir, nisap miktarı mala sahip olmayan kişilere denir. Miskin sözcüğü hiçbir şeyi olmayan kimselere denir. Buna göre miskinler, fakirlerden daha muhtaçtır. Zekat vermenin bir şartı da borçlu olmamaktır; borçluysan elindeki parayla öncelikle borçlarını ödemeli daha sonra zekatını vermelisin. Borcu olana zekat farz değildir.

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
SON YAZILAR