Nagehan Özdemir

Nagehan Özdemir

Türkiye’nin ihtiyacı

Türkiye’nin ihtiyacı

Ahmet Davutoğlu tarafından 62. hükümet programının Meclis'te okunduğu gün Türk siyasi hayatında ilginç bir gün yaşandı. Hükümet programıyla ilgili AK Parti Grubu adına söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı'nın sık sık ünlü düşünür ve kuramcılardan alıntılar yaptığı konuşması nicedir okur-yazar Türk halkının duymayı arzu ettiği bir konuşmaydı. Arnold Toynbee, Habermas, Karl Marks, Gramsci, Freud, Hegel, İbn-i Sina, Farabi gibi ünlü düşünürlerin isimlerinin havada uçuştuğu Meclis Genel Kurulu'nda yaşanan tablo, hakaret ve sataşmalarla dolu genel kurul görüşmelerini izlemeye alışmış olan Türk halkı için alışılmışın dışında bir tabloydu. 
Aslında Meclis Genel Kurulu'nda yaşanan bu gelişmeler siyasette yeni bir üslubun hakim olmaya başladığının ilk göstergeleri değil. Değişim yeni AK Parti Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu'nun, AK Parti Olağanüstü Genel Kurulu'nda yaptığı konuşma ile kendini göstermeye başlamıştı. "Hoca üslubu" diye nitelendirilen Davutoğlu'nun yeni üslubu, siyasetin ihtiyacı olan sakin, nazik ve olgun üslubun bundan sonra geçerli olacağının ilk sinyallerini veriyordu. 
Ardından yeni Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun AK Parti'nin ilk grup toplantısında yaptığı konuşmada, Meclis'te gerçekleştirilen cumhurbaşkanlığı yemin töreninde CHP Grupbaşkanvekili Engin Altay'ın anayasa kitapçığı fırlatması üzerine kitabın ve yazının Türk halkı için önemini anlatan sözlerle cevap vermesi, Türk halkı ve Meclis'e karşı yapılmış seviyesiz bir harekete karşı halkın beğenisini kazanan son derece seviyeli bir duruştu. 
Üslup üzerinden yaşanan bu gelişmeler yeni Türkiye söylemi ile beraber siyasette yeni bir üslubun da geçerli olmaya başlayacağının göstergesi olarak görülebilir. Ancak ne yazık ki muhalefet kanadında bu şekilde bir değişim olduğundan bahsetmemiz zor. Ancak körle yatan şaşı kalkar misali her ne kadar düşünürlerin adını telaffuz etmekte zorlansalar dahi muhalefetin İbn-i Sina'yı, Farabi'yi sahiplenerek iktidara cevap vermek istemesi Türk siyasi hayatı için olumlu bir gelişmeydi. 
Türk siyasetinin nezakete, inceliğe, nükteye olan ihtiyacı bir gerçek. Millet iradesinin temsil edildiği Meclis'te dahi meslektaşlarına karşı kaba, hoyrat, nobran sözler kullanmaktan çekinmeyen vekillerin ve ne yazık ki liderlerin sergilediği üsluptan son derece rahatsız olan halkımız için bu yeni dönem Türkiye'nin ihtiyacı olan huzuru ve kardeşliği tesis etmede son derece faydalı olacaktır. 
Bu yeni dille birlikte ülkemize ve dünyaya olan bakışımız kökten değişebilir. Türkiye devrimini tamamlayacak yeni bir yapılandırmadan söz edildiği bir dönemde bu yeni üslubun Türk halkının yeni Türkiye'yi sahiplenmesinde çok önemli bir yeri olacaktır. Siyaset dilimizdeki bu yenilenme, şimdiye kadar siyaseti sahiplenmeyen, kaçınılması gereken bir şey olarak gören Türk halkının siyasetle ve siyasetçiyle barışmasını sağlayabilir. Şimdiye kadar siyasiler tarafından bize dayatılan yapay siyasi çatışma alanları ve kimliklere göre kamplaşmaya son vermek için bu yeni üslup çok önemlidir. Ülke olarak, millet olarak ortak bir dili, kardeşliği, bir arada yaşayabilme başarısını bu üslup sayesinde daha güzel başarabiliriz. Siyaset dilimizin yenilenmesi, ülkemize ve dünyaya olan bakışımızın yenilenmesini, kökten değişmesini sağlayabilir. 
İşte bu yüzden yeni bir Türkiye inşa edildiğini söylerken, bu yeni üslubun kullanılması ve terk edilmemesi çok önemlidir. Güçlü cumhurbaşkanı, güçlü başbakan ve güçlü toplumsal destek için bu yeni siyasal üslubun daha da geliştirilmesi ve tüm siyasi aktörler tarafından sahiplenilmesini diliyoruz. 
Türk halkı olarak beklentimiz; halkın iradesinin yansıdığı yer olan Meclis'in adının bundan sonra kavga haberleri yerine düşüncelerin, fikirlerin tartışıldığı haberlerde yer alması. Umarım bu yeni dil bütün siyasi partilere hakim olur, biz de o eski Meclis görüntülerinde yer alan su fırlatma, anayasa kitapçığı fırlatma, tokat atma, tekme atma görüntülerini milletçe unuturuz.
 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
SON YAZILAR