• BIST 97.917
  • Altın 278,969
  • Dolar 5,8318
  • Euro 6,4975
  • Ankara 17 °C
  • İstanbul 21 °C
  • İzmir 23 °C
  • Konya 15 °C

Uslanmıyoruz

Selçuk  YILDIRIM

Evet acı ama gerçek bir durum, yaptığımız yanlıştan dönüp aynı yanlışı yapmakta ısrarcıyız maalesef. İlk olarak 90’lı yıllarda ortaya çıkan saadet zincirleri furyası zaman zaman azalsa dahi günümüze kadar varlığını artarak sürdürmeyi başarmış bir tür dolandırıcılık faaliyetidir.

Bugünlerde sık sık adını duyduğumuz Çiftlik Bank’ta bu uygulamanın en son ve en çok para toplayanlarından. Çiftlik Bank konusu çok ta yeni değil. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, 2018’in ilk günlerinde izinsiz şekilde 'banka' ifadesi kullanıldığı gerekçesiyle Çiftlik Bank reklamlarına 3 ay süreli durdurma cezası vermişti. Bakanlık, bundan daha önce de vatandaşlara bu ve bu gibi oluşumlara para yatırmamaları ve dikkatli olmaları hususunda uyarıda bulundu. Öncelikle Çiftlik Bank’ın oluşumuna ve piyasadan topladığı miktara bir göz atalım.

Çiftlik Bank nedir?

Sanal oyun olan Çiftlik Bank'ın www.ciftlikbank.com ve www.ciftlikbank.web.tr adresli internet siteleri ve Çiftlik Bilgi İşlem Bilişim Tarım Hayvancılık, Fame Game Hayvancılık Sanayi, Çanakkale Dora Gıda ve Fame Game Software şirketinden oluşuyor. Sermaye Piyasası Kurumu'nun raporuna göre, Çiftlik Bank ödeme sistemi Papara kanalıyla 2016-2017 arasında 132 bin 222 kişiden toplam 1 milyar 139 milyon 972 bin 622 lira topladı. Katılımcılara 687 milyon 838 bin 995 lira geri ödeme yaptı. Kalan paraların bir kısmı Kuzey Kıbrıs'a aktarıldı. Ayrıca sistemdeki mal varlığı değerinin 58 milyon 126 bin 75 lira olduğu, şirketlere sermaye olarak toplam 128 milyon 490 bin 850 lira aktarıldığı, şirketlerin 2017 yılı itibarıyla toplam 22 milyon 541 bin 596 lira zarar ettiği aktarıldı. Sistemde para toplamak için Papara dışında G-pay ve Epin gibi ödeme sistemlerinden de Kıbrıs'a yaklaşık 120 milyon TL gönderildiği tespit edildi.
Ancak bütün bu olanlara rağmen olayın aslına şimdilerde Tombalak, Dombili gibi sıfatlarla anılan ve henüz 27 yaşında olan Mehmet Aydın’ın yurtdışına kaçtığı ortaya çıkınca uyanıldı. Ocak ortasında Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, bakanlığın Çiftlik Bank’ı denetime aldığını; benzer örgütlenmeye sahip 11 organizasyon daha olduğunu söylemişti. Bakanın verdiği listeye göre: “Çılgın Tavuklar, Maden.İm, Çiftlikmania, Ukash İnternet Hizmetleri, Skp Teknoloji Sanal Market, Cashçiftlik, Elit Çiftlik, Birlik Beraberlik Tarım Hayvancılık, Çiftlikshop, Bizim Tavuklar, Ekolium Bilişim.” 

Bunların yanında şimdilerde vatandaşlardan benzer şekilde para toplayan ‘Sütbank’ ve ‘AnadoluFarm’ adı altında 2 oluşumun yöneticileri gözaltına alındı bazıları da tutuklandı. Maalesef bu firmaların da yüklü miktarda para topladıkları ortaya çıktı.

Burada göz önünde bulundurulması gereken önemli husus ise Akdeniz Üniversitesi’nin yaptığı anket neticelerinin toplumda halen bu tip organizasyonlara olan akılalmaz derecedeki güveni. Bunca olay olmasına, haftalardır yazılıp çizilmesine, kurucusunun para topladığı insanlarla alay etmesine karşın yapılan Ankette bu tip oluşumlara halen para yatıracağını söyleyen % 20 oranında insannın bulunması. Üniversitenin yaptığı anketin hedef kitlesi, coğrafi alanını bilmiyor olsam dahi şahsi kanaatim büyükşehirlerde bu oranın %30 civarında olacağı yönünde. Şöyle ki bu dolandırıcıların kullandığı yöntemler ve söylemler her dönem için benzer bitelikler taşımaktadır. Örneğin Titan zincirinin şirket adı  ‘TİTAN Uluslararası Bilgi İşlem ve Matematiksel Kazanç Sistemler Ticaret Danışmanlık Hizmeti’ dir.  Aynı şekilde Çiftlikbank da içinden geçtiğimiz hassas şartlardan faydalanarak söylemler geliştirmiş tamamen temiz bir söylem olan yerli ve milli kavramlarını kendi dolandırıcılık şebekesinin kirli emellerine alet ederek bu söylemi kirletmiştir. 

Değinmeden geçemeyeceğim bir husus da bu sistemlere dahil olan insanların bu sahtekarlara aşırı güvenmeleri ve bu sahtekarları onlardan daha çok savunur hale gelmeleridir. Kaynak olarak gösterdikleri argüman ise sahtekarların ‘Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez’ atasözünü akla getirircesine dağıttığı az miktardaki tutarlar insanların sisteme olan inancını artırmaktadır. 

Gördüğümüz gibi bu sahtekarlar dönemim konjonktürel yapısından esinlenerek şirket isimleri ve söylemler geliştirmişler ve vatandaşları utanmadan kandırarak onların samimi duygularını sömürerek paralarını zorla olmasa da alarak onları mağdur etmektedirler. Kilit husus ise devletimizin alacağı sert ve caydırıcı önlemlerle bu network marketing işini hakkıyla yapan firmalar ile sahtekarları birbirinden ayırması olacaktır.
 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73