Bakan Çiftçi: Uyuşturucuyla mücadele milletimize borcumuzdur
Anadolu Yayıncılar Derneği tarafından düzenlenen “Uyuşturucu ile Mücadelede Medyanın Rolü” paneline katılan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, “Uyuşturucunun damarını kurutmak, devlet olarak en temel sorumluluğumuz ve milletimize karşı borcumuzdur” dedi.
Anadolu Yayıncılar Derneği tarafından, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü desteğiyle düzenlenen “Uyuşturucu ile Mücadelede Medyanın Rolü” paneli, Ulucanlar Cezaevi Müzesi Sanat Sokağı’nda gerçekleştirildi. Programa İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve çok sayıda basın ve sivil toplum temsilcisi katıldı. Açılış konuşmasını yapan Türkiye Basın Federasyonu Genel Başkanı ve Anadolu Yayıncılar Derneği Başkanı Sinan Burhan, uyuşturucuyla mücadelenin yalnızca güvenlik değil aynı zamanda toplumsal farkındalık meselesi olduğunu belirterek, medyanın özellikle gençleri koruma ve bilinçlendirme noktasında kritik rol üstlenmesi gerektiğini vurguladı. Bakan Çiftçi ise uyuşturucunun aile yapısı, gençlik ve kamu düzeni için ciddi tehdit oluşturduğunu ifade ederek, “Uyuşturucunun bu damarını kurutmak, devlet olarak en temel sorumluluğumuz ve milletimize karşı bir borcumuzdur” dedi. Medyanın bu süreçte “stratejik bir paydaş” olduğunu belirten Çiftçi, “Medyamızın uyuşturucuyla mücadelede yalnızca izleyen ve aktaran değil, çözümün parçası olan toplumsal bilinci arttıran, farkındalık zincirini büyüten güçlü bir ortak paydaş olarak görüyoruz” diye ekledi.

“MEDYAYA DÜŞEN GÖREV; TOPLUMSAL FARKINDALIĞI ARTIRMAKTIR”
Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Türkiye Basın Federasyonu Genel Başkanı ve Anadolu Yayıncılar Derneği Başkanı Sinan Burhan, uyuşturucuyla mücadelenin sadece güvenlik ve sağlık meselesi değil, aynı zamanda güçlü bir toplumsal farkındalık meselesi olduğunu belirtti. Devletin tüm kurumlarıyla sahada aktif olduğunu ancak medyanın da bu süreçte belirleyici bir rol üstlenmesi gerektiğini vurgulayan Burhan, şunları kaydetti:
“Medyaya düşen görev; toplumsal farkındalığı artırmaktır. Maalesef dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de uyuşturucu kullanım yaşı 15’li yaşlara kadar düşmüştür. Bunu söylemek elbette üzücüdür; ancak bu durum karşısında mücadelemizi daha da artırmamız gerekmektedir. Özellikle sentetik uyuşturuculardaki yaygınlık da ciddi bir tehdit oluşturmaktadır.

“FARKINDALIK OLUŞTURMAK TEMEL HEDEF OLMALI”
Medyanın uyuşturucuyla mücadelede kritik bir rol üstlenmesi gerektiğini altını çizen Burhan, dizilerden haber programlarına kadar tüm içeriklerin toplumsal etkisine dikkat çekti. “Medyamızın örnek bir duruş sergilemesi büyük önem taşımaktadır” diyen Burhan, farkındalık oluşturmanın temel hedef olması gerektiğini söyledi. Ayrıca Yeşilay başta olmak üzere sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarının çok kıymetli olduğunu ifade eden Burhan sözlerini şu cümlelerle noktaladı:
“Ulucanlarda ki bu mekân, geçmişte farklı acıların yaşandığı bir yer iken bugün bir müzeye dönüştürülmüştür. İnşallah bizler de burada yaptığımız çalışmalarla, bu kötü tablonun olumlu bir sürece dönüşmesine katkı sağlarız.”

“AİLE YAPIMIZI, GENÇLİĞİMİZİ VE KAMU DÜZENİMİZİ TEHDİT EDİYOR”
Uyuşturucunun çağımızın en büyük tehdit alanlarından biri olduğunu söyleyerek cümlelerine başlayan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ise, “Uyuşturucu, çağımızın en büyük tehdit alanlarından biridir. Yalnızca bireyi hedef alan bir bağımlılık meselesi değil; aynı zamanda çok boyutlu bir toplumsal sorundur. Aile yapımızı, gençliğimizi, toplumsal huzurumuzu ve kamu düzenimizi tehdit etmektedir” dedi. Uyuşturucunun organize suçlarla bağlantısına da dikkat çeken Çiftçi, bu yapının terör örgütlerine finansman sağladığını belirterek, “Bu nedenle uyuşturucunun bu damarını kurutmak, devlet olarak en temel sorumluluğumuz ve milletimize karşı bir borcumuzdur. Bu mücadele; çocuklarımızın istikbalini koruma, aile kurumumuzu muhafaza etme, milletimizin huzurunu ve devletimizin güvenliğini sağlama mücadelesidir” diye ekledi.

“TÜRKİYE YÜZYILI’NI HUZURUN YÜZYILI OLARAK İNŞA EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yürütülen “Türkiye Yüzyılı” vizyonuna değinen Çiftçi, “Türkiye Yüzyılı vizyonunu; huzurun, güvenin, istikrarın ve güçlü toplum yapısının yüzyılı olarak inşa ediyoruz. Bu vizyonun merkezinde insan vardır, aile vardır, gençlik vardır ve gelecek vardır” diye konuştu. İçişleri Bakanlığı olarak önleyici güvenlik anlayışını esas aldıklarını söyleyen Çiftçi, “İçişleri Bakanlığı olarak bizler de Türkiye Yüzyılı’nı, huzurun yüzyılı yapmak için yeni güvenlik paradigmasında önleyicilik ilkesini esas alıyoruz. Artık mücadelemizi yalnızca operasyon, yakalama ve adli süreçlerle sınırlı görmüyoruz. Riski kaynağında tespit eden, suça giden yolları kapatan, gençlerimizi koruyan, aileleri bilinçlendiren ve toplumsal farkındalığı artıran bütüncül bir anlayışla hareket ediyoruz” ifadelerini kullandı.

SOSYAL SORUNLARA PROJE TEMELLİ MÜDAHALE
Çiftçi, uyuşturucuyla mücadelede önemli araçlarından birinin Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü bünyesinde yürütülen Proje Destek Sistemi (PRODES) olduğunu belirtti. Bakanlık olarak derneklere proje karşılığında hibe desteği sağlandığını, sivil toplum kuruluşlarının kurumsal kapasitelerinin güçlendirildiğini ve kamu–STK iş birliğinin geliştirildiğini kaydetti. Böylece toplumsal sorunlara gönüllü kuruluşlar eliyle çözüm üretildiğinin altını çizdi. 2010 yılından bugüne kadar derneklere çok önemli hibe destekleri sağlandığını kaydeden Çiftçi, “2026 yılı destek başlıkları arasında uyuşturucu ve madde bağımlılığı ile mücadele de özel olarak yer almaktadır. Bugünkü panel de bu anlayışın somut ve kıymetli bir örneğini oluşturmaktadır” diye ekledi.

17 BİN 188 OPERASYONLA UYUŞTURUCUYA AĞIR DARBE
2025 yılı içerisinde yaklaşık 9 milyon 798 bin vatandaşa ulaşıldığını söyleyen Çiftçi, operasyonlara ilişkin de şu bilgileri verdi:
“Sahadaki mücadelemiz de kesintisiz şekilde devam etmektedir. 1 Ocak ila 25 Nisan 2026 tarihleri arasında uyuşturucu imal ve ticaretine yönelik 17 bin 188 operasyon gerçekleştirilmiş; bu operasyonlarda 16,8 ton uyuşturucu madde, 51,2 milyon uyuşturucu hap ve 49 bin kök kenevir ele geçirilmiştir. Hedef aldığımız 298 organize suç örgütünün 46’sının narkotik suç odaklı olması uyuşturucu tehdidinin organize suçla, sokak şiddetiyle, yasa dışı para ağlarıyla ve terörün finansmanıyla ne kadar iç içe geçtiğini apaçık göstermektedir.”

“BÜTÜNCÜL BİR ANLAYIŞLA HAREKET EDİYORUZ”
Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen projelere değinen Çiftçi, “Bütüncül bir anlayışla hareket ediyoruz. Narko Rehber’ ile yetişkinlere ulaşıyoruz. ‘En İyi Narkotik Polisi Anne’ projesi ile annelerimizi ve anne adaylarımızı bilinçlendiriyoruz. ‘Narko Gençlik’ eğitimleriyle üniversite gençliğine ulaşıyoruz. ‘Narkogüvenlik” ile özel güvenlik görevlilerinin farkındalığını artırıyoruz. ‘Narkolog’ ile sahadan gelen verileri analiz ediyor, riskleri daha doğru okuma imkânı buluyoruz. ‘Narkonokta’, ‘Narkotır’, ‘Narko 19’ ve ‘Uyuma’ gibi projelerle vatandaşlarımızı sürecin aktif bir paydaşı hâline getiriyoruz” şeklinde konuştu.

“KELİMELERİN GÜCÜ SAHADAKİ MÜCADELE KADAR ETKİLİ”
Medyanın uyuşturucuyla mücadelede stratejik bir paydaş olduğunu vurgulayan Çiftçi, “Uyuşturucu ile mücadelede medyanın rolü son derece kritik bir öneme sahiptir. Medyayı; toplumu bilinçlendiren, aileleri uyaran, gençlerimizi koruyan ve kamuoyunu doğru bilgiyle buluşturan en stratejik paydaşlarımızdan biri olarak görüyoruz” dedi. Bu mücadelede kelimelerin de en az sahadaki operasyonlar kadar etkili olduğu söyleyen Çiftçi, sözlerini şu cümlelerle noktaladı:
“Bu mücadelede kelimeler de en az sahadaki operasyonlar kadar etkilidir. Haber dili, görsel tercihler, başlıklar ve tekrar edilen ifadeler toplumsal algıyı doğrudan etkilemektedir. Uyuşturucuyu özendiren, magazinleştiren normalleştiren ya da merak uyandıran her içerik ciddi risk taşımaktadır. Buna karşılık doğru, sorumlu ve bilinçlendiren yayıncılık anlayışı ise mücadelemize büyük güç katmaktadır. Bu nedenle; uyuşturucunun kullanım şekli, temin yolu ve fiyatı gibi detayların haberleştirilmesinden kaçınılmalı, bunun yerine tedavi süreçleri, rehabilitasyon başarıları ve toplumsal bilinçlendirme içerikleri ön plana çıkarılmalıdır. Medyanın merakı artıran dili azaltması, umudu ve çözümü büyüten bir yaklaşım sergilemesi büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle medyamızın uyuşturucuyla mücadelede yalnızca izleyen ve aktaran değil, çözümün parçası olan toplumsal bilinci arttıran, farkındalık zincirini büyüten güçlü bir ortak paydaş olarak görüyoruz.”
Kaynak:Ankara Ulus Gazetesi

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.