Kentte doğayı eve taşıyan girişim: Çıbık Projesi
Şehirde azalan yeşil alanlara karşı genç girişimci Emir Kemal Eraslan ve ekip arkadaşlarının geliştirdiği Çıbık Projesi, evde bitki yetiştirme zorluklarını ortadan kaldırarak, bitkilerin büyümesini akıllı cihaz verileriyle daha verimli hale getiriyor.
Kentleşmeyle birlikte insanlar doğadan giderek uzaklaşıyor. Özellikle çocuklar, sebze ve meyvelerin nasıl yetiştiğini bilmeden büyüyor. 22 yaşındaki genç girişimci Emir Kemal Eraslan ve ekip arkadaşları tarafından geliştirilen Çıbık Projesi; evde bitki yetiştirmenin zorluklarını ortadan kaldırarak, bitkilerin büyümesini akıllı cihazlardan alınan veriler sayesinde daha verimli ve erişilebilir hale getiriyor. Proje hakkında Ulus’a bilgi veren Eraslan, temel amacının şehir yaşamında azalan yeşil alanlara karşı bireyleri yeniden doğayla buluşturmak olduğunu belirtti. Sistemin pH, nem, sıcaklık ve ışık gibi değerleri ölçerek kullanıcıya anlık geri bildirim sağladığını kaydeden Eraslan, mobil uygulama sayesinde ise deneyimsiz kullanıcılar bile yönlendirmelerle bitki yetiştirebildiğini söyledi. Eraslan, projenin hem su ve zaman tasarrufu sağladığını hem de insanların doğayla bağını güçlendirdiğini vurgulayarak, “Amacımız herkesi yeniden doğayla buluşturmak” dedi.

GENÇ GİRİŞİMCİDEN DOĞAYA TEKNOLOJİK DOKUNUŞ
Şehirde yaşayan insanların doğayla olan bağlantılarını güçlendirerek sürdürülebilir yaşamı destekleyen bir sistem olan Çıbık Projesi’nin kurucusu 22 yaşındaki girişimci Emir Kemal Eraslan, “Tarım alanında, özellikle iç mekân bitki yetiştiriciliği üzerine çalışıyoruz” dedi. 8 kişilik bir ekiple çalışmaları sürdürdüklerini kaydeden Eraslan, “Proje ilk olarak benim fikrimle başladı. Daha sonra yazılım ve elektronik alanlarında ekip arkadaşlarımızın katılımıyla büyüdü. Zamanla yatırım ve üretim süreçlerinin artmasıyla ekibimiz genişledi. Yaklaşık bir yıldır kendi firmamızı kurarak hem TÜBİTAK hem de Birleşmiş Milletler’den aldığımız desteklerle projemizi ticari bir yapıya dönüştürmeyi hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

KENTLEŞMEYE KARŞI YEŞİL ÇÖZÜM
Projeye “Küçük Doğa, Büyük Huzur” mottosuyla başladıklarını belirten Eraslan, “Artan kentleşme ile birlikte şehirlerdeki yeşil alanlar giderek azalıyor. Bu durum insanların doğaya erişimini zorlaştırıyor” dedi. Avrupa’da kullanılan “3-30-300” kuralına değinen Eraslan, şunları kaydetti:
“Bir insanın yaşadığı yerden en fazla 300 metre uzaklıkta bir ağaç görebilmesi gerekir. Ancak ne yazık ki ülkemizde özellikle metropollerde bu mümkün olmuyor. Biz de bu noktada devreye giriyoruz. Bitki yetiştirmek yalnızca bir hobi değil; yapılan araştırmalar, bunun hem fiziksel hem de mental sağlık üzerinde olumlu etkileri olduğunu, hatta depresyon gibi rahatsızlıkların etkisini azaltabildiğini gösteriyor. Ancak birçok kişi bilgi eksikliği ve gerekli malzemelere ulaşamama gibi sebeplerle bu süreci yarıda bırakıyor.”

KULLANICILAR, BİLDİRİMLERLE BİTKİLERİNİ YETİŞTİREBİLİYOR
Geliştirdiklerini projenin üç temel üzerine kurulu olduğunun altını çizen Eraslan, “İlk olarak geliştirdiğimiz akıllı cihaz; bitkiler için hayati önem taşıyan pH, sıcaklık, ışık ve nem değerlerini ölçerek bu verileri sistemimize aktarıyor. Bu veriler analiz edilerek kullanıcıya anlık geri bildirimler sunuluyor” dedi. Eraslan, “Mobil uygulamamız sayesinde özellikle hiç deneyimi olmayan kullanıcılar için öğretici içerikler ve yapay zekâ destekli yönlendirmeler sağlıyoruz. Böylece herkes kolaylıkla bitki yetiştirebiliyor” diyerek mobil uygulama hakkında da bilgi verdi. E-ticaret entegrasyonuna da değinen Eraslan, “Kullanıcıların ihtiyaç duyabileceği toprak, gübre ve saksı gibi ürünleri kolayca temin etmelerini sağlıyoruz” diye aktardı. Kullanıcı deneyimini oldukça basit tuttuklarını söyleyen Eraslan, sözlerine şu cümlelerle devam etti:
“Ürünü satın aldıktan sonra yalnızca evdeki Wi-Fi ağına bağlamak ardından bitkinin toprağına yerleştirmek yeterli. Sonrasında kullanıcılar sadece bildirimleri takip ederek bitkilerini sağlıklı şekilde yetiştirebiliyor. Elbette su tasarrufu, zaman tasarrufu sağlıyoruz. Bunun yanında projemizin sosyal bir yönü de var.”

ÇOCUKLARDA SORUMLULUK BİLİNCİ HEDEFLENİYOR
Projenin sosyal yönüne işaret eden Eraslan, “Yaptığımız gözlemlerde, çocukların doğayla temas kurduklarında problem çözme becerilerinde ve sorumluluk duygularında ciddi artış olduğunu gördük” diye konuştu. Bu doğrultuda bir eğitim kiti geliştirdiklerini sözlerine ekleyen Eraslan, “Gazi Üniversitesi, Türkiye Eğitim Derneği, Amerikan Kültür Kolejleri ve Diltaş Eğitim Kurumları ile ortak bir konsorsiyum kurduk” cümlelerini kullandı. Amaçlarının projeyi okul müfredatına entegre etmek olduğunu belirten Eraslan, çocuklarda sorumluluk bilinci ve aile içi bağları güçlendirmeyi hedeflediklerini söyledi.

“AMACIMIZ HERKESİ YENİDEN DOĞAYLA BULUŞTURMAK”
Bugüne kadar birçok platformdan ödüller aldıklarını da dile getiren Eraslan, “Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler gibi çeşitli kurumlardan ödüller aldık” dedi. Öncelikli hedeflerinin pazara güçlü bir giriş yapmak olduğunu kaydeden Eraslan, “Aldığımız geri dönüşler oldukça olumlu. Özellikle ‘ilk benimseyen’ kullanıcılarımız ürünü sahiplenerek bize sürekli geri bildirim veriyor” diye ekledi. Bu da ürünü geliştirmelerinde çok önemli bir rol oynadığını aktaran Eraslan, “Özellikle çocuklu aileler projeye büyük ilgi gösteriyor. Çünkü bitki yetiştirmek, hem sorumluluk kazandıran hem de somut sonuçlar alınabilen bir deneyim sunuyor. Bizim asıl amacımız sadece çocukları değil, herkesi yeniden doğayla buluşturmak. Günümüzde birçok insan, örneğin bir domatesin nasıl yetiştiğini bile görmeden büyüyor. Oysa toprağa dokunmak bile insan üzerinde hem fiziksel hem de psikolojik olarak çok olumlu etkiler oluşturuyor” ifadelerini kullandı.
Kaynak:ANKARA ULUS GAZETESİ

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.