Süs havuzlarına girenler dikkat: Sağlık açısından birçok risk barındırıyor
Serinlemek için süs havuzlarına giren vatandaşları uyaran Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Ahmet Beşirbellioğlu, “Süs havuzlarına girerek serinlemeye çalışmak sağlık açısından birçok risk barındırıyor” dedi.
Yaz sıcaklarının etkisini artırmasıyla birlikte vatandaşlar serinlemek için farklı yöntemlere yöneliyor. Park ve meydanlarda bulunan süs havuzları, yaz aylarında çocuklar başta olmak üzere birçok kişi tarafından sıklıkla kullanılırken, vatandaşlara uzmanlardan önemli uyarı geldi. Süs havuzlarının kişi sağlığı üzerindeki etkileri hakkında Ulus’a konuşan Özel Ortadoğu Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Ahmet Beşirbellioğlu, “Süs havuzlarına girerek serinlemeye çalışmak sağlık açısından birçok risk barındırıyor” dedi. Süs havuzlarının çoğu zaman yeterince temizlenmediğini ve dezenfekte edilmediğini vurgulayan Beşirbellioğlu, bu sulardan deri, kulak, göz ve mide-bağırsak enfeksiyonlarının yanı sıra Hepatit A ve leptospiroz gibi hastalıkların da bulaşabileceğini belirtti. Beşirbellioğlu, halk sağlığının korunması için süs havuzlarının düzenli olarak temizlenip dezenfekte edilmesi gerektiğini vurguladı.

TEMİZLENMEYEN SULAR ENFEKSİYON KAYNAĞI OLABİLİYOR
Sıcakların artmasıyla birlikte vatandaşlar serinlemek için çeşitli yöntemlere başvuruyor. Park ve meydanlarda bulunan süs havuzları, özellikle çocuklar tarafından sıklıkla tercih ediliyor. Süs havuzlarına girmenin ciddi enfeksiyon hastalıklarına yol açabileceği konusunda vatandaşları uyaran Özel Ortadoğu Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Ahmet Beşirbellioğlu, şunları kaydetti:
“Sıcakların artmasıyla birlikte toplumda serinleme ihtiyacı da artmaktadır. Yaz mevsimlerinde, parklarda veya meydanlarda bulunan süs havuzlarında serinlemeye çalışan çoğu çocuk, değişik yaşlardaki bireylere rastlamak mümkün olmaktadır. Süs havuzlarına girerek serinlemeye çalışmak sağlık açısından birçok riskleri barındırmaktadır. Enfeksiyon riskleri de bu kapsamda çok önemlidir. Bu havuzların suları yeterince temiz olmayıp havuzda uzun süre beklemekte, klorlama gibi herhangi bir dezenfeksiyon işlemine de genellikle tabi tutulmamaktadır. Bu sulardan deri enfeksiyonları, mide-barsak enfeksiyonları, kulak enfeksiyonları, göz enfeksiyonları, leptospiroz ve Hepatit A gibi enfeksiyonlar bulaşabilmektedir.”

CİLT ENFEKSİYONLARINA DAVETİYE ÇIKARIYOR
Süs havuzu sularının birçok bakteriyi ve mantarı barındırdığını aktaran Beşirbellioğlu, “Derideki sıyrık ve çatlaklardan bulaşma gerçekleşebilir ve deri enfeksiyonları ortaya çıkar. Bu kapsamda yüzeysel enfeksiyonlar gelişebileceği gibi, bazen deri altı derin doku enfeksiyonları da olabilir ve bunlar tedavi edilmediği takdirde hayatı tehdit eden ciddi tablolara ilerleyebilir” diye ekledi. Beşirbellioğlu, yüzeysel enfeksiyonlarda bulaşma yerinde kızarıklık, ağrı, şişlik, ısı artışı ve iltihaplı akıntı görüldüğünü, derin enfeksiyonlarda ise ateş ve genel durum bozukluğunun tabloya eklendiğini kaydetti. Derinin mantar enfeksiyonlarının ortaya çıkmasında ise en önemli etkenin derinin nemli kalması olduğunu söyleyen Beşirbellioğlu, “Yaz aylarında artan terlemenin de bu riski arttırdığı bilinmektedir” dedi.

HAVUZ SUYU DIŞ KULAK ENFEKSİYONU RİSKİNİ ARTIRIYOR
Havuz suyuyla uzun süreli temasın dış kulak yolu enfeksiyonlarına yol açabileceğini söyleyen Beşirbellioğlu, “Havuz suyu ile uzun süre temas edildiğinde kulağa su girer, dış kulak yolu derisinde bariyer bozulur ve kulak yolu florası değişir. Ayrıca; dış kulak yolunun nemli kalması ve dış kulak yolunu koruyan mum benzeri tabakanın ortamdan uzaklaşması da mikropların hızlı üremesine zemin hazırlayacağından enfeksiyon riski artar. Sonuçta mikroorganizmalar dış kulak derisine yerleşip çoğalır ve deri içine nüfuz ederek enfeksiyon oluşturur. Eğer kulak zarında zedelenme veya defekt varsa, ayrıca orta kulak enfeksiyonları da ortaya çıkabilir. Bu enfeksiyonlar kulakta ağrı, akıntı ve bazen yüksek ateş ile seyreder” diyerek uyardı.

BİR YUDUM SU BİLE HASTALIK BULAŞTIRABİLİYOR
Havuz suyunda yer alan mikroorganizmaların çok az miktarda su yutulmasıyla bile enfeksiyona sebep olabileceğine değinen Beşirbellioğlu, “Havuz suyunda bulunan ve mide-barsak enfeksiyonlarına neden olan mikroplar uzun süre canlı kalabilir ve çok az su yutulmasıyla bile enfeksiyona neden olabilir. Bunlar; Rota virüsü, Enterovirus, Hepatit A Virüsü gibi virüsler olabileceği gibi, Salmonella, E.coli gibi bakteriler veya Amip, Giardia gibi barsak parazitleri de olabilir” ifadelerini kullandı. Bu enfeksiyonların genellikle bulantı, kusma, karın ağrısı ve ishalle kendini gösterdiğini söyleyen Beşirbellioğlu, “Bazen bu belirtilere ateş de eşlik eder. İshal bazen kanlı ve sümüklü olabilir” diye ekledi.

SÜS HAVUZLARI LEPTOSPİROZ KAYNAĞI OLABİLİR
Süs havuzlarında karşılaşılabilecek enfeksiyonlardan birinin leptospiroz olduğunu söyleyen Beşirbellioğlu, sözlerini şu cümlelerle sürdürdü:
“Leptospira denilen bakterilerle gelişen bir hastalıktır. Bakteri; fare, kedi, köpek, sığır, kuş, koyun gibi hayvanların idrarı ile hastama saçılır. Süs havuzlarına bu hayvanların idrarı karışabilir. Kirli suyun ağız, göz mukozası veya hasarlı cilde teması sonucu insanlara bulaşır ve kısa sürede kana karışır. Bulaşmadan bir süre sonra grip benzeri bir tablo ortaya çıkar ve baş ve kas ağrıları, üşüme, titreme, ateş, halsizlik iştahsızlık gibi belirtilerle seyreder. Ancak hastalık nadiren ağırlaşabilir. Bu durumda; deri ve gözlerin sararması, kanamalar, böbrek yetmezliği, bazen menenjit ve akciğer belirtileri ile seyreden ağır ve ölümcül bir tablo gelişir.”

HEPATİT A RİSKİ GÖZ ARDI EDİLMEMELİ
İnsan dışkısı ile saçılan Hepatit A virüsünün de süs havuzlarında bulaşabileceğine işaret eden Beşirbellioğlu, “Havuz suyunun çok az miktarda yutulması sonucunda bile duyarlı bireylere bulaşır” dedi. Karaciğere özgü bir virüs olduğu için karaciğeri etkileyebileceğini kaydeden Beşirbellioğlu, “Bulaşmadan bir süre sonra; genel durum bozukluğu, halsizlik, bulantı, kusma, iştahsızlık, ateş, karın ağrısı, idrarda koyulaşma, açık renkli dışkılama ve gözlerde, deride sararma ile kendini gösteren, bazen ciddi sonuçlara neden olan sistemik bir enfeksiyon tablosuna yol açar” şeklinde konuştu.

GÖZ SAĞLIĞINI DA TEHLİKEYE ATIYOR
Süs havuzlarının göz enfeksiyonları açısından da risk taşıdığını sözlerine ekleyen Beşirbellioğlu, bakterilerin yanı sıra suya karışan çeşitli kimyasalların da gözlerde tahrişe sebep olabileceğini dile getirdi. “Konjonktivit olarak adlandırdığımız bu tabloda gözde yoğun çapaklanma, kızarıklık ve batma-yanma tarzında ağrılar oluşur” diyen Beşirbellioğlu, vatandaşların oldukça dikkatli olması gerektiğini ifade etti.
“SÜS HAVUZLARININ DÜZENLİ OLARAK DEZENFEKTE EDİLMESİ ŞART”
Bütün bu risklerin göz önünde bulundurulması gerektiğinin altını çizen Beşirbellioğlu, özellikle çocukların süs havuzlarına girmesinin çoğu zaman engellenemediğini dile getirerek şu cümlelerle yetkililere çağrıda bulundu:
“Tüm bu bilgilerin ışığında süs havuzlarının ciddi sağlık tehditleri barındırmakta olduğunu ifade edebiliriz. Çoğu yerde özellikle çocukların süs havuzlarına girmesinin engellenemediği gerçeği göz önüne alındığında; sorumlu birimlerin bu havuzları sık sık temizleyip dezenfekte etmesi son derece önemli bir zorunluluktur diye düşünüyorum.”
Kaynak:Ankara Ulus Gazetesi

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.