Yerel basın OSTİM’de: Üretim ve teknoloji sahada incelendi
BİK Ankara Bölge Müdürlüğü ve yerel basın mensupları, OSTİM OSB’de düzenlenen programda bir araya geldi. Programda, OSTİM’in üretim kapasitesi, teknoloji yatırımları, savunma sanayindeki rolü ve uluslararası çalışmaları hakkında bilgi paylaşıldı.
Basın İlan Kurumu (BİK) Ankara Bölge Müdürlüğü ve yerel basın mensupları, Ankara’nın ilk sanayi bölgelerinden biri olan OSTİM Organize Sanayi Bölgesi’nde düzenlenen programda bir araya geldi. “Yerel Basın Temsilcileri OSTİM Ziyareti” kapsamında gerçekleştirilen buluşmada OSTİM’in üretim kapasitesi, teknoloji yatırımları, savunma sanayindeki rolü ve uluslararası çalışmaları hakkında bilgi paylaşıldı. Ardından OSTİM Teknik Üniversitesi, PROTA Teknoloji Üretim Atölyesi ve Cezeri Teknoloji Araştırma Merkezi ziyaret edilerek yerli üretim ve Ar-Ge çalışmaları yerinde incelendi. Programda, Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden biri olan OSTİM Organize Sanayi Bölgesi hakkında basın mensuplarının merak ettiği sorular yanıtlandı.

“OSTİM, ANKARA’NIN SANAYİ KİMLİĞİNİ ŞEKİLLENDİRDİ”
1967 yılında Ankara’nın planlı olarak kurulan ilk sanayi bölgelerinden biri olan OSTİM’in Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın, “1967 yılından önce küçük tamir atölyeleri ve sanayi siteleri vardı. Ancak Ankara’da sanayileşme fikrinin organize bir yapıyla ilk kez hayata geçirildiği yer burası oldu. Ankara’nın yalnızca bir memur kenti değil, aynı zamanda üretim yapan bir şehir olması gerektiği düşüncesi burada filizlendi” diye konuştu. OSTİM’in kuruluş sürecinin kolay olmadığını belirten Aydın, şunları kaydetti:
“Ankara’da sanayi kurulması fikrine sıcak bakmayan çevreler de vardı. Ancak OSTİM’in kurucuları ahi kültürüyle yetişmiş, üretime ve emeğe inanan insanlardı. Yaklaşık 2 bin esnaf ve üreticiyi burada bir araya getirebilmek için büyük mücadele verdiler. İnsanlara güçlü bir altyapı sunmak ve üretim ortamı oluşturmak adına ciddi emek harcadılar. Üstelik yalnızca fabrikalar ve atölyeler kurmayı düşünmediler. Eğitim merkezleri, sosyal tesisler, spor alanları ve sağlık birimleriyle birlikte burayı bir ‘sanayi şehri’ olarak tasarladılar. 1975 yılından itibaren de bölge aktif şekilde yerleşime ve üretime açıldı.”

“OSTİM’DE DOĞAN FİRMALAR BAŞKA OSB’LERE YAYILDI”
Aydın, OSTİM’in gelişiminde Ankara’nın yakaladığı bazı tarihi fırsatların da önemli etkisi olduğunu söyledi. OSTİM’in zaman içerisinde yüksek standartlı üretim yapan bir merkeze dönüştüğünü kaydeden Aydın, savunma sanayiine üretim yapmanın ciddi kalite ve teknik altyapı gerektirdiğini belirtti. Bölgedeki firmaların savunma sanayiinden elektroniğe, enerji sektöründen iş ve inşaat makinelerine kadar birçok alanda sertifikalı ve teknoloji odaklı üretim gerçekleştirdiğini ifade eden Aydın, “Zamanla firmalar büyüdü, mevcut alanlar yetersiz kalmaya başladı. Ankara’nın sanayileşme süreci hız kazandıkça yeni organize sanayi bölgeleri oluştu. Bugün Ankara’daki 13 organize sanayi bölgesindeki firmaların önemli bir kısmı aslında OSTİM’de doğmuş, burada büyümüş ve gelişmiştir. Ancak başka bölgelere taşınsalar bile OSTİM ile bağlarını koparmadılar; tedarik, iş birliği ve üretim ilişkileri devam etti. Bu gelişim yalnızca sanayiyle sınırlı kalmadı. Meslek liseleri, çıraklık eğitim merkezleri, meslek yüksekokulları ve teknoparklar da bu yapının içine dahil edildi. ODTÜ Teknokent’in sanayi bölgesine taşınması önemli bir adımdı. Ardından Ankara’daki yedi üniversitenin ortaklığıyla OSTİM Teknopark kuruldu ve teknoloji odaklı yüzlerce firma burada faaliyet göstermeye başladı” ifadelerini kullandı.

OSTİM, ULUSLARARASI BİR EKOSİSTEME DÖNÜŞTÜ
Bugün OSTİM’in yalnızca bir organize sanayi bölgesi olmadığını vurgulayan Aydın, “OSTİM; yaşayan, gelişen ve sürekli kendini yenileyen bir ekosistemdir. Üstelik OSTİM artık yalnızca kendi sınırları içerisinde kalan bir yapı da değildir. Firmalarımızın rekabet gücünü artırmak amacıyla kümelenme modelleri oluşturduk. Savunma ve havacılık, medikal, enerji, iş ve inşaat makineleri ile haberleşme teknolojileri gibi birçok sektörde firmaları aynı çatı altında buluşturduk” şeklinde konuştu. Bugüne kadar 22 ülkede iş birliği gerçekleştirdiklerini ve son olarak Özbekistan’da OSTİM modeli oluşturmak için çalışmalara başladıklarını söyledi. OSTİM’in yalnızca bulunduğu bölgeyi değil, Ankara’yı, Türkiye’yi ve uluslararası iş dünyasını etkileyen büyük bir üretim ve teknoloji ekosistemi olduğunu söyleyen Aydın, konuşmasını şu cümlelerle noktaladı:
“Biz bütün bunları neden yapıyoruz? Çünkü yalnızca elektrik, doğalgaz ve altyapı hizmeti veren klasik bir organize sanayi bölgesi olmak istemiyoruz. Biz ülkemiz için, insanlık için fayda üretmeyi bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bu nedenle sloganımızda da ifade ettiğimiz gibi; akıl, ahlak, adalet, adap ve aşkla üretmeye devam ediyoruz.”

“ANKARA’NIN BAŞKA BİR YÜZÜ VAR”
Ankara’nın sanayi ve üretim potansiyelinin yeterince bilinmediğini dile getiren Basın İlan Kurumu Ankara Bölge Müdürü Atakan Çelik, OSTİM’in sadece Türkiye’de değil uluslararası ölçekte de önemli bir marka değeri taşıdığını belirtti. Ankara’nın genellikle “gri ve soğuk bir şehir” olarak tanımlandığını söyleyen Çelik, “Ankara’nın başka bir yüzü vardı. Burada yaşayan insanların ne kadar cevval, başarılı ve dünyada marka olabilecek projelere imza attığını büyük bir memnuniyetle gördüm” dedi. Mesleği gereği savaş muhabirliği yaptığını ve dünyanın birçok farklı noktasını görme fırsatı bulduğunu aktaran Çelik, OSTİM’i ilk duyduğunda şaşkınlık yaşadığını belirterek şunları kaydetti:
“Mesleğim gereği savaş muhabirliği yaptım, dünyanın birçok farklı yerini görme fırsatım oldu. Bir gün bana, ‘Sizin OSTİM’de fabrikanız var’ dediler. Ben de, ‘Fabrika mı, organize sanayi bölgesi mi?’ diye sordum. Bana, ‘Yok, burada her şey yapılıyor’ dediler. Daha sonra Sakarya’da bölge müdürlüğü yaptığım dönemde bir arkadaşımızın aracı kaza yaptı. ‘Ben OSTİM’de yaptıracağım’ dedi. O zaman kendi kendime, ‘OSTİM nedir?’ diye düşündüm. Ben de OSTİM’in hangi noktaya geldiğini gerçekten merak ettim.”

“YEREL MEDYA OSTİM’DE OLANLARI YETERİNCE BİLMİYOR”
Çelik, Ankara Bölge Müdürü olduktan sonra gerekli bağlantıları kurarak bölgenin üretim gücü hakkında bilgi aldığını söyledi. OSTİM’in geldiği noktayı gördüğünde büyük bir şaşkınlık yaşadığına dikkat çeken Çelik, “Biz bu marka değerimizi neden anlatmıyoruz? Neden tanıtmıyoruz? Çünkü gördüm ki yerel medyanın OSTİM’de neler yapıldığından çok fazla haberi yok” diye ekledi. OSTİM’in uluslararası ölçekte marka değeri taşıyan bir üretim merkezi haline geldiğini vurgulayan Çelik, bunu anlattığında insanların şaşırdığını belirtti. Ankara’da üretim yapan fabrikaların kent ekonomisine büyük katkı sağladığını kaydeden Çelik, “Batıkent’ten şehir merkezine giderken yaklaşık 45 dakika yol gidiyorum. Bu yol boyunca sıralanmış fabrikalar görüyorum. Bu fabrikalarda binlerce insan çalışıyor, evine ekmek götürüyor. Anadolu’dan gelen, Ankara’nın çevre ilçelerinden gelen insanlar burada emek veriyor” dedi.

“OSTİM YAŞAYAN BİR DESTİNASYON ALANI”
Üretimin önemine dikkat çeken Çelik, “Üretmediğimiz her şeyi dışarıdan almak zorundayız. O zaman da kazandığımız para başka ülkelere gidiyor. Katma değer üreten, teknoloji geliştiren yapıları daha fazla desteklememiz gerekiyor” diye konuştu. Çelik, Ankara’nın üretim gücünün daha görünür hale getirilmesi gerektiğini ifade etti. Gazetecilerin sadece eleştiren değil, aynı zamanda yapılan başarılı çalışmaları da topluma anlatan bir rol üstlenmesi gerektiğini belirten Çelik, sözlerini şu cümlelerile noktaladı:
“Elbette gazeteciler olarak eleştireceğiz, yanlışları ortaya koyacağız. Ancak yapılan güzel işleri de görmezden gelemeyiz. Dünya tarafından bilinen markalarımızın daha ileri gitmesi için onların motivasyonunu artırmamız gerekiyor. Çünkü kurumlarımız yaşarsa biz de yaşarız. Ben OSTİM’i şöyle tarif etmek istiyorum; OSTİM yaşayan bir destinasyon alanıdır. İçinde üniversitesi var, fabrikaları var, çalışan insanları var; üretim var, hayat var. Burada insanlar alın teriyle geçimini sağlıyor. Çünkü Ankara’nın bu yönünü dünyadaki birçok ülke biliyor ama biz yeterince bilmiyoruz.”

“OSTİM’İN KENDİNE ÖZGÜ BİR YAPISI BULUNUYOR”
Basın toplantısında sunum yapan OSTİM OSB Bölge Müdürü Adem Arıcı ise, OSTİM’in yalnızca üretim odaklı bir sanayi bölgesi olmadığını, eğitimden teknolojiye uzanan çok katmanlı bir ekosistem modeliyle geliştiğini vurguladı. Arıcı, OSTİM’in 1967’de sadece Ankara için değil, “Orta Doğu Sanayi ve Ticaret Merkezi” vizyonuyla kurulduğunu hatırlatarak yaklaşık 60 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu belirtti. Türkiye’de 400’ün üzerinde organize sanayi bölgesi bulunduğunu kaydeden Arıcı, “OSTİM’in kendine özgü bir yapısı bulunuyor. Türkiye’de birebir benzeri olan başka bir organize sanayi bölgesi yok. Çünkü burada sadece sanayi değil; eğitim, teknoloji, ticaret ve yaşam alanlarını birlikte içeren bir ekosistem modeli oluşturuldu” diye ekledi. Arıcı, yaklaşık 500 hektarlık alanda faaliyet gösteren OSTİM’de 6 binden fazla işletme ve 70 bine yakın çalışan bulunduğunu aktardı. Ayrıca vergi dairesi, SGK, KOSGEB, TSE ve emniyet gibi kurumların bölgede hizmet vermesinin bürokrasiyi azalttığını ve iş süreçlerini hızlandırdığını dile getirdi.

SAVUNMA SANAYİİNDEN MEDİKALE GENİŞ ÜRETİM YELPAZESİ
OSTİM’in savunma sanayinden medikale, otomotivden haberleşmeye kadar geniş bir üretim yelpazesine sahip olduğunun altını çizen Arıcı, firmaların uluslararası projelerde daha fazla yer alması için çalışmalar yürüttüklerini kaydetti. Arıcı, OSTİM’i sadece bir organize sanayi bölgesi olarak değil, aynı zamanda bir bölgesel kalkınma modeli olarak değerlendirdiklerini söyledi. Yurt içi ve yurt dışından gelen heyetlerin de OSTİM’i örnek bir model olarak gördüğünü belirterek, bu yapının şehir ve ülke ölçeğinde kalkınma için önemli bir referans oluşturduğunu vurguladı.

YERLİ ÜRETİM VE TEKNOLOJİ ÇALIŞMALARI YERİNDE İNCELENDİ
Basın mensupları kahvaltı programı ve sunumun ardından OSTİM Teknik Üniversitesi’ni ziyaret ederek uygulamalı eğitim yaklaşımı, laboratuvar imkânları ve üniversite-sanayi iş birliğine yönelik yürütülen projeler hakkında bilgi edindi. Ziyaretin devamında OSTİM Teknopark çatısı altında faaliyet gösteren PROTA Teknoloji Üretim Atölyesi ile Cezeri Teknoloji Araştırma Merkezi de gezildi. Burada yürütülen yerli üretim odaklı projeler, Ar-Ge çalışmaları ve teknoloji geliştirme faaliyetleri yerinde gözlemlendi. Program, hatıra fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi.
Kaynak:Ankara Ulus Gazetesi

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.