Öğretmen ve öğrencilerden ortak kitap: Nihat Başakar İlkokulu’nun hafızası satırlara taşındı
Nihat Başakar İlkokulu öğretmen ve öğrencilerinin kaleminden çıkan, “Altın Hatıralar” kitabının imza günü büyük bir coşkuyla gerçekleşti. Ortak emekle hazırlanan kitapta, okul hayatına dair unutulmaz anılar, duygular ve yaşanmışlıklar satırlara taşındı.
Nihat Başakar İlkokulu öğretmen ve öğrencilerinin kaleminden çıkan, birbirinden değerli anıların yer aldığı “Altın Hatıralar” kitabının imza günü büyük bir coşkuyla gerçekleşti. Daha önce yayımlanan “Altın Kalemler” şiir kitabı ve “Altın Mektuplar” mektup kitabının ardından hazırlanan üçüncü eser olan “Altın Hatıralar”, okulun hafızasını geleceğe taşıyan anlamlı bir çalışma oldu. Ortak emekle hazırlanan kitapta, okul hayatına dair unutulmaz anılar, duygular ve yaşanmışlıklar satırlara taşındı. Yıllar sonra yeniden açıldığında bugünlerin heyecanını ve anılarını yaşatacak olan kitap, katılımcılardan da büyük beğeni topladı. Düzenlenen imza gününe, başta Altındağ İlçe Millî Eğitim Müdürü Hasan Yıldırım olmak üzere öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda veli katıldı. Program boyunca öğrenciler, kitapta yer alan kendi yazılarının bulunduğu sayfaları imzalayarak unutulmaz bir gün yaşadı.

KÜÇÜK SORUDAN DOĞAN BÜYÜK BİR HİKÂYE
Nihat Başakar İlkokulu öğretmen ve öğrencilerinin ortak çalışmasıyla hazırlanan “Altın Hatıralar” kitabının imza günü programının açılış konuşmasını yapan Okul Müdürü Fevzi Buyrukçu, görevine başladığı ilk köy okulunu detaylı şekilde anlattı. Buyrukçu, o günleri şu sözlerle anlattı:
“Mesleğimin ilk görev yerindeydim. Köy okulunun bahçesi küçüktü; toprağı biraz yorgun, duvarları biraz suskundu. Ben ise heyecanlıydım, gençtim, Umutlarım cebimde, sorumluluğum omuzlarımdaydı. Bir gün teneffüste öğrencilerimle bahçede dolaşırken içlerinden biri, ‘Öğretmenim, bahçemizde neden hiç ağaç yok?’ diye sordu. İşte o an, mesleğimin ilk izini toprağa bırakmaya karar verdim. Hep birlikte küçük bir fidan diktik. Toprağını ellerimizle bastırdık, suyunu bir pet şişeyle verdik. Adını da birlikte koyduk. O fidan sadece bir ağaç değildi; hayallerimizin, emeğimizin ve çocuk seslerinin sessiz tanığıydı. Her sabah derse girerken ona bakar, ‘Biraz daha büyümüş’ derdim. Tıpkı öğrencilerim gibi.”

“ASLINDA BÜYÜYEN SADECE AĞAÇ DEĞİLDİ”
Görev yeri değiştikten yıllar sonra o okulu yeniden gördüğünü ifade eden Buyrukçu, sosyal medyada karşısına çıkan bir fotoğrafın kendisini derinden etkilediğini söyledi. Bu görüntüyle birlikte derin bir anlam fark ettiğini söyleyen Buyrukçu, “Yıllar geçti, görev yerleri değişti, öğrenciler büyüdü. Hayat her zamanki gibi hızlı akıp gitti. Bir gün sosyal medyada karşıma o okulun bahçesinin bir fotoğrafı çıktı. Köşede tanıdık bir siluet vardı. Küçük fidan artık yoktu. Yerinde gövdesi kalınlaşmış, dalları gökyüzüne uzanan güçlü bir ağaç vardı. O an durup uzun uzun baktım. Fotoğrafa baktıkça şunu hissettim. O ağaç büyümüşse, dokunduğum hayatlar da büyümüştü. O dallar yeşermişse, verdiğimiz emekler karşılığını bulmuştu. Kökleri derine inmişse, değerlerimiz de öğrencilerimizin kalbinde yer etmişti. Bir öğretmen, bir müdür bazen bir ders anlatır, bazen bir kural koyar. Ama bazen de sadece bir ağaç diker. Ve yıllar sonra anlar ki aslında büyüyen sadece ağaç değildir” ifadelerini kullandı.

HER AŞAMASINDA EMEK VE ÖZVERİ VAR
Konuşmasının devamında okulun son üç yıldır sürdürdüğü yayın çalışmalarından da bahseden Buyrukçu, “Nihat Başakar İlkokulu olarak üç yıl önce başladığımız bu serüveni; 2024 yılında “Altın Kalemler” şiir kitabı, 2025 yılında “Altın Mektuplar” mektup kitabı ve 2026 yılında “Altın Hatıralar” hatıra kitabı ile taçlandırmanın gururunu ve heyecanını yaşıyoruz” diye konuştu. Bu sürecin yalnızca bir yayın faaliyeti olmadığını sözlerine ekleyen Buyrukçu, sözlerini şu cümlelerle noktaladı:
“Geleceğin şairlerini ve yazarlarını yetiştirme hedefiyle öğretmenlerimizin ve öğrencilerimizin ortaya koyduğu bu eser, Nihat Başakar İlkokulu’nun geçmişten geleceğe uzanan kıymetli bir hatırası olarak hafızalarımızda daima yerini koruyacaktır. Bu kıymetli eserin oluşmasının her aşamasında emek veren, kitabın hazırlanmasını ve öğrencilerimizle buluşmasını sağlayan Nihat Başakar İlkokulu’nun değerli öğretmenlerine, kıymetli meslektaşlarıma huzurlarınızda teşekkür etmek istiyorum. Ayrıca bizleri hiçbir zaman yalnız bırakmayan Altındağ İlçe Millî Eğitim Müdürümüz Sayın Hasan Yıldırım’a teşekkürlerimi sunuyorum. Okul müdürü arkadaşlarıma, siz değerli velilerimize ve bugün bu programın hazırlanmasında emeği geçen Okul Aile Birliğimizin kıymetli temsilcilerine de ayrıca teşekkür ediyorum.”

“58 ÖĞRENCİMİZİN BU KİTAPTA EMEĞİ VAR”
Öğrencilerin hazırladığı kitap çalışmasının tanıtım programında konuşan Altındağ İlçe Millî Eğitim Müdürü Hasan Yıldırım ise, “Bugün burada bulunmak benim için gerçekten çok anlamlı ve çok özel. Biraz önce öğrendim ki tam 58 öğrencimiz bu kitapta emek vermiş. Bu gerçekten büyük bir mutluluk” dedi. Çocukların yıllar sonra unutamayacakları bir anının parçası olduklarını belirten Yıldırım, “Bir çocuğun kitap yazması kolay bir şey değil. Aslında oldukça zor bir iş. Bana sorsanız ben bile yazamam derim çoğu zaman. Ama evlatlarımızın böyle güzel çalışmalar ortaya koyduğunu gördükçe gerçekten çok mutlu oluyorum” şeklinde konuştu. Projeye ilk günden itibaren destek verdiklerinin altını çizen Yıldırım, şunları kaydetti:
“Bu bizim üçüncü kitabımız. Fevzi hocam ilk geldiğinde, ‘Müdürüm, böyle bir proje düşünüyoruz. Destek verir misiniz?’ dediğinde hiç düşünmeden şunu söyledim: ‘Eğer bu işin içinde çocuklarımız varsa, biz her zaman onların yanındayız’ Bugün de aynı düşüncedeyim. Her zaman onların yanında olmaya devam edeceğiz. Çünkü çocuklarımızın heyecanı, üretmesi, düşünmesi ve kendilerini ifade etmeleri bizleri mutlu ediyor. Bizler onlar için varız. Onların iyi yetişmesi için çalışıyoruz.”

“BİZİM İÇİN EN ÖNEMLİ ŞEY; ÇOCUKLARIMIZIN İYİ İNSAN OLMASIDIR”
Konuşmasında çocukların üretmesinin, düşünmesinin ve kendilerini ifade etmelerinin önemine dikkat çeken Yıldırım, “Bizim için en önemli şey; çocuklarımızın iyi insan olmasıdır. Ahlaklı, vicdanlı, vatanına ve milletine faydalı bireyler olarak yetişmeleridir. En büyük temennimiz budur. İnşallah hepsi çok güzel yerlere geleceklerdir” sözlerini kullandı. Program sonunda projeye katkı sunan okul yönetimine, öğretmenlere, öğrencilere ve velilere teşekkür eden Yıldırım, öğrencilerin gelecekte çok başarılı yerlere geleceklerine inandığını sözlerine ekledi.

“İLERİDE KENDİ KİTABIMI ÇIKARMAK İSTİYORUM”
2’nci sınıf öğrencisi Nisa Nur Kaplan, kitapta Okuma Bayramı’na dair anılarını kaleme aldı. Kaplan, özellikle törende sunucu olarak görev almasının kendisi için unutulmaz bir deneyim olduğunu belirtti. Okuma Bayramı’nda yaşadığı heyecanı anlatan Kaplan, “Benim için çok özel ve güzel bir deneyimdi. Sahneye çıkmak ve konuşma yapmak beni çok mutlu etti. Arkadaşlarımın önünde görev almak çok heyecanlıydı. Kendi yazdığım yazının kitapta olması beni çok mutlu etti. İlk kez böyle bir şey yazdım ve çok güzel hissettim. Yazdıklarımı başkalarının okuyacağını bilmek beni daha da heyecanlandırdı. İleride daha çok yazı yazmak ve kendi kitabımı çıkarmak istiyorum. Yazmak benim için yeni ve güzel bir başlangıç oldu” sözleriyle duygularını özetledi.

“OKULUN İLK GÜNÜNÜ ANLATTIM”
2’nci sınıf öğrencisi Miray Berin Aydoğan ise, okul tarafından hazırlanan kitap çalışmasına “öğretmen” konulu yazısıyla katkı sağladı. Küçük yazar, yazısında özellikle okulun ilk gününde yaşadıklarını anlattıklarını kaydetti. Yazı sürecine ilişkin soruları yanıtlayan Aydoğan, kitapta bir öğretmen konusunu işlediğini belirterek, “Okulun ilk gününü anlattım” dedi. Daha önce de kitaplarda yazı yazdığını kaydeden Aydoğa, bu çalışmanın kendisi için ikinci yazı deneyimi olduğunu söyledi. Yazı yazmanın kendisine güzel duygular hissettirdiğini dile getiren Aydoğan, “Güzel şeyler hissettiriyor, mutlu oluyorum” sözleriyle duygularını paylaştı. Okul tarafından düzenlenen etkinlik için öğretmenlerine teşekkür eden Aydoğan, bu tür çalışmaların kendisini motive ettiğini söyledi.

Kaynak:Ankara Ulus Gazetesi

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.