Zamanın izini sürüyorlar: Atatürk’ün geçtiği mekânları fotoğraflıyorlar
Başkentte yaşayan Alican Berber ve Turgut Yokuş’un “Tarih, Mekân, Zaman” projesi, geçmişle bugünü aynı karede buluşturuyor. İkili, özellikle Atatürk’ün bulunduğu mekânlarda çekilmiş kareleri yeniden yorumladıkları çalışmalarıyla dikkat çekiyor.
Başkentte yaşayan Alican Berber ve Turgut Yokuş’un yürüttüğü “Tarih, Mekân, Zaman” projesi, geçmiş ile bugünü aynı karede buluşturarak görsel bir zaman köprüsü kuruyor. 2019 yılında tanışan ikili, eski fotoğrafları bularak aynı açıdan yeniden çekme fikrini kısa sürede ortak bir çalışmaya dönüştürdü. Fotoğraflarını 2022’de açtıkları sosyal medya hesaplarında paylaşmaya başlayan ekip, özellikle Türkiye Cumhuriyeti'nin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün bulunduğu mekânlarda çekilmiş tarihi fotoğrafları yeniden canlandıran çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Çalışma, hem kentin belleğini gün yüzüne çıkarıyor hem de geçmişi bugünün kadrajında görme fırsatı sunuyor. Tarihle günümüz arasındaki görsel bağı daha geniş kitlelerle buluşturmayı hedefleyen Berber ve Yokuş, öncesi ve sonrası fotoğraflarına ilişkin Ulus’a özel açıklamalarda bulundu. Detaylar haberimizde…

GEÇMİŞİN GÖLGESİ BUGÜNLE BULUŞUYOR
Coğrafyacı ve tarihçi Alican Berber ve ekip arkadaşı muhasebeci Turgut Yokuş, “Tarih, Mekân, Zaman” projesi ile eski fotoğrafları aynı açıdan yeniden çekerek geçmiş ile bugünü bir araya getiriyor. Yıllar içinde oluşturdukları geniş arşivi sosyal medyada paylaşan ikili, takipçilerini adeta görsel bir zaman yolculuğuna çıkarıyor. 2019 yılında ortak bir arkadaş aracılığıyla tanıştıklarını anlatan ekip, kısa sürede aynı projede buluştuklarını ve benzer bakış açılarına sahip olduklarını ifade etti. Keşfetmeyi sevdiklerini belirten ikili, ilk çekimlerini Ankara’nın simge noktalarından Ankara Kalesi’ni görüntülemek için Hıdırlık Tepesi’ne çıkarak gerçekleştirdiklerini söyledi. Tarih, Mekân, Zaman isimli sosyal medya hesabını 2022’de açtıklarını dile getiren ekip, Haziran ayında Beylerbeyi Sarayı’nda çektiğimiz kareleri paylaştığımızda ilgi belirgin şekilde arttı. O tarihten sonra her gün en az bir fotoğraf yayımlayarak sayfayı büyütmeye başladık” sözleriyle çalışmalarına gösterdikleri özeni vurguladı.

“ANKARA’DA BENZER BİR ÖRNEK YOKTU”
Muhasebecilik mesleğinin yanı sıra fotoğrafçılığa duyduğu ilgi ve Ankara tarihine olan merakı sayesinde iki farklı alanı bir araya getiren Turgut Yokuş, “Muhasebeciyim ama fotoğraf çekmeyi seviyorum ve Ankara tarihine meraklıyım. Böylece iki ilgimi birleştirdim” dedi. 2015 yılında ilk denemelerini yaptığını aktaran Yokuş, sözlerini şu cümlelerle sürdürdü:
“O dönemlerde tek tük fotoğraflar çekiyordum. Bu tarz örnekleri daha önce İstanbul’da, işgal döneminden kalma ya da eski İstanbul fotoğraflarında görmüştüm. Ankara’da benzer bir örnek yoktu. Aklıma Atatürk’ün Meclis’ten çıkarken çekilmiş fotoğrafı geldi. O fotoğrafın çıktısını alıp aynı açıdan yeniden çekmeye çalıştım. O dönem oldukça ilgi gördü. Sonrasında 5 ila 6 fotoğraf daha çektim. Anıtkabir’de de eski ve yeni karşılaştırmalı kareler oluşturdum.”

“FOTOĞRAF ÇEKİMLERİ GÜN GEÇTİKÇE ARTTI”
Yokuş, başlangıçta o dönem çekilen fotoğrafların çıktısını aldığı ve elde tutarak çekim yaptığını anlattı. Sürecin zorluklarını da dile getiren Yokuş, “Başlarda fotoğraf çıktısını elde tutarak çekim yapıyordum fakat bu yöntem zordu. Dijital olarak iki fotoğrafı üst üste koymak daha pratikti. Eski kadrajların açıları her zaman tutmadığı için ciddi uğraş gerektiriyordu” diye konuştu. Zamanla çalışmaların arttığını sözlerine ekleyen Yokuş, “Fotoğraf çekimlerimiz gün geçtikçe arttı. ‘Şurayı da çekebilir miyiz?, burayı da yapabilir miyiz?’ derken kapsam genişledi” sözleriyle projenin büyüme sürecini özetledi.

“ÇALIŞMAMIZ GÖRSEL TARİH ARŞİVİNE DÖNÜŞTÜ”
Sayfayı açarken amaçlarının sadece fotoğrafları arşivlemek olduğunu belirten Yokuş, “Başta bu kadar çok fotoğraf çıkacağını düşünmemiştik ama zamanla sayı giderek arttı” diyerek sürecin beklediklerinden çok daha büyük bir çalışmaya dönüştüğünü söyledi. Seyahatlerin yeni kapılar açtığını vurgulayan Yokuş, “Alican’ın Türkiye’nin pek çok ilini gezmesi, benim de seyahat etmeyi sevmem sayesinde gittiğimiz her şehirde ‘Atatürk’ün burada çekilmiş bir fotoğrafı var mı, aynı açıdan çekebilir miyiz?’ diye araştırmaya başladık” dedi. Bugün hâlâ paylaşılmayı bekleyen çok sayıda kare olduğunu belirten Yokuş, çalışmalarının giderek büyüyen bir görsel tarih arşivine dönüştüğünü ifade etti.

DÜNÜ BULUP, BUGÜNÜ ÇEKİYORLAR
Coğrafyacı ve tarihçi Alican Berber ise, öncesi ve sonrası fotoğrafları çekmeye başlama hikâyesinin bir merak sonucu ortaya çıktığını ifade etti. Gezmeyi ve yeni yerler keşfetmeyi sevdiğini kaydeden Berber, “Gittiğimiz yerlerde eski fotoğrafları bulup aynı açıdan çekebilir miyiz diye bakmaya başladık. Zamanla elimizde çok fazla fotoğraf birikti ve bunları arşivlemek için bir sosyal medya hesabında paylaşmaya karar verdik” dedi. Sayfanın isminin de bu fikri yansıttığını belirten Berber, “Sayfanın adını Turgut abi koydu; ‘Tarih Mekân Zaman” diyerek çalışmanın ortak bir emeğin ürünü olduğunu vurguladı.

“ÇALIŞMALARIMIZ ATATÜRK’ÜN FOTOĞRAFLARINA DAYANIYOR”
Uzmanlık alanının özellikle Türkiye Cumhuriyeti'nin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün izlerini taşıyan mekânlar olduğun dikkat çeken Berber, “Benim uzmanlık alanım Atatürk Evleri ve Milli Mücadele müzeleri. Bu kapsamda Samsun’dan İzmir’e kadar pek çok yeri gezdim. Atatürk’ün o dönemden kalma çok sayıda fotoğrafı var. Gittiğimiz her yerde bu fotoğrafların çekildiği noktaları bulup aynı açıdan yeniden çekmeye başladık. Çalışmalarımızın büyük kısmı Atatürk’ün fotoğraflarına dayanıyor” şeklinde konuştu. Projede kullanılan görsellerin büyük bölümünün tarihi karelere dayandığını söyleyen Berber, çalışmaların temel amacının mekânların zaman içindeki değişimini görünür kılmak olduğunu ifade etti.

“GEÇMİŞLE BUGÜN ARASINDA BİR KÖPRÜ GÖREVİ GÖRÜYORUZ”
Kareledikleri öncesi sonrası fotoğraflarının sadece fotoğraf çalışması olmadığını sözlerine ekleyen Berber, bunun aynı zamanda toplumsal bir hafıza çalışması olduğunu dile getirdi. Geçmişle bugün arasında köprü görevi gördüklerinin altını çizen Berber, sözlerini şu cümlelerle noktaladı.
“İnsanlarda son yıllarda geçmişe karşı hem bir özlem hem de merak var. Mustafa Kemal Atatürk’ün gezdiği yerleri görmek istiyorlar. Biz de o noktaları bugünkü hâlleriyle fotoğraflayarak hem mekânın zaman içindeki değişimini gösteriyoruz hem de insanlara somut bir hayal kurma imkânı sunuyoruz. Örneğin biri Meclis’i gezdiğinde zihninde sadece iki boyutlu bir görüntü oluşuyor. Ama biz eski fotoğrafla bugünkü görüntüyü birleştirdiğimizde ‘Evet, paşamız tam burada durmuş’ diyebiliyorlar. Biz de bir yere gittiğimizde aynı hissi yaşıyoruz. İnsanlar düz bir oda görmek yerine tarihi daha canlı hissediyor.”

HEDEF: KAPSAMLI BİR SERGİ AÇMAK
Çalışmalarını sadece dijital ortamda bırakmak istemediklerini dile getiren ekip, ilerleyen dönemde farklı tema ve başlıklardaki fotoğraflarını bir araya getirerek kapsamlı bir sergi açmayı planladıklarını kaydetti. Bu serginin, geçmiş ile bugünü aynı kadrajda buluşturan arşiv niteliğinde bir seçki olmasını hedeflediklerini ifade ettiler.
Kaynak:ANKARA ULUS GAZETESİ

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.