Zincirli Camii, yüzyıllara meydan okuyor: Mimarisiyle göz dolduruyor
17’nci yüzyılda Ankaravî Mehmet Emin Efendi tarafından yaptırıldığı bilinen Zincirli Camii, yüzyıllara meydan okuyor. Hacı Bayram-ı Velî Camii ile benzerlik taşıyan yapı, kalem işi süslemeleri ve kündekârî minberiyle dikkat çekiyor.
Roma yollarına, hamamlara, tarihi camilere ve birçok değere ev sahipliği yapan Ulus semtinde yer alan Zincirli Camii, yüzyıllara meydan okuyor. Vakfiyesi ve kitabesi bulunmayan caminin 17’nci yüzyılın ikinci yarısında Ankaravî Mehmet Emin Efendi tarafından yaptırıldığı biliniyor. Dikdörtgen planlı, kubbesiz ve tek minareli cami, kiremit çatısı ve tuğla duvarlarıyla öne çıkıyor. İç mekânda ahşap tavan, kalem işi süslemeler ve kündekârî minber dikkat çekiyor. Mihrap ve minberde Selçuklu etkileri, geometrik ve bitkisel motiflerle birleşiyor. Hacı Bayram-ı Velî Camii ile benzerlik taşıyan yapı, başkentin tarihi kimliğini yansıtan önemli eserlerden biri olarak varlığını sürdürüyor. Günümüzde yerli ve yabancı ziyaretçilerin ilgisini çeken cami, hem mimari hem de kültürel miras açısından büyük önem taşıyor.

YÜZYILLARA MEYDAN OKUYOR
Zincirli Camii ya da diğer adıyla Kazasker Camii, başkentte tarihi yapılara ev sahipliği yapan Ulus semtinde yer alıyor. Vakfiyesi veya kitabesi bulunmadığı için hakkında net bilgiler bulunmayan Zincirli Camii'nin 17’nci yüzyılın ikinci yarısında, dönemin şeyhülislamı Ankaravi Mehmet Emin Efendi tarafından yaptırıldığı düşünülüyor. Mehmet Efendi tarafından 1685 yılında kurulan vakıfla sadece Zincirli Camii’ni değil, Ankaravî Mehmed Efendi Medresesi, bir mektep ve Ankara’nın çeşitli noktalarına yayılan 25 çeşme de inşa ettiriliyor. Bu yönüyle vakıf, şehrin imar ve ihyasında önemli bir rol üstleniyor. Yapı, ilk olarak 1879 ila 1880 yılları arasında Ankara Valisi Hurşit Paşa’nın talimatıyla onarılıyor. Ardından 1937 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından ikinci büyük restorasyonunu geçiriyor. Caminin son olarak 2022 yılında esaslı onarımı tamamlanmıştır.

HACI BAYRAM-I VELÎ CAMİİ İLE BENZERLİKLER TAŞIYOR
Kubbesiz, dikdörtgen planlı ve tek minareli olarak inşa edilen Zincirli Camii, kiremit kaplı çatı ile örtülü yapıdadır. Beden duvarları tuğla kaplı ve ahşap hatıllı olan yapının kaidesi, taştan oluşuyor. Tek girişi bulunan caminin kapısı güney cephesinde yer alıyor. Harimin kuzeybatı köşesinde konumlanan minare ise yapının genel karakteriyle uyumlu şekilde kesme taş kaide ve tuğla gövde ile yükseliyor. Orijinal yapımında Ankara taşı kullanılan cami, görünüş bakımından Hacı Bayram-ı Velî Camii ile benzerlikler taşıyor.

BÜTÜNCÜL BİR MİMARİ KARAKTER ORTAYA KOYUYOR
Son cemaat yerinin, önde üç, yanlarda ise birer adet sivri kemerle bölündüğü camiinin harim kısmı, kalem işi süslemelerle zenginleştirilen ahşap tavanıyla iç mekânda estetik bir bütünlük oluşturuyor. Güney duvarı üzerinde yer alan mihrap, tavana kadar yükselerek dikkat çekici bir odak noktası sunuyor. Taçkapı formunda ve beş kenarlı tasarlanan mihrap, yapının mimari karakterini güçlendiriyor. Ahşap malzeme kullanılarak kündekârî tekniğiyle hazırlanan minber ise, ince işçiliğiyle öne çıkıyor. Yapının dış cephelerinde hâkim olan taş ve tuğla işçiliği, iç mekânda da devam ediyor. Ahşap detaylarla da birlikte bütüncül bir mimari karakter ortaya koyuyor.

KUTSAL YAZILARLA ANLAM KAZANAN MİNBER BEZEMELERİ
Caminin iç mekânında yer alan ahşap minberin, Ankara’da bulunan diğer camilerde olduğu gibi ceviz ağacından kündekarî tekniğiyle üretildiği görülüyor. Minber, sade işçiliğiyle ferah bir görünüm sunuyor. Lale, karanfil, gül ve erik çiçeği motiflerinin öne çıktığı; narçiçeği, haki, kırmızı ve oksit sarı tonları kullanılarak desenlerin doğal renkleriyle yansıtıldığı anlaşılıyor. Doğadan desenlerin yanı sıra, geometrik süslemelerin de bulunduğu minberde köşeli ve asimetrik yıldızlar, baklava dilimleri gibi formların tercih edildiği görülüyor. Bunların yanı sıra, minber kapısında kullanılan bezemeler arasına dualar ve “Allah” lafzının gizlendiği, ayrı panolarda ise kelime-i tevhid ile “Ya Muhammed” ifadeleri dikkat çekiyor.

SELÇUKLU GELENEĞİNİN İZLERİNİ GÜNÜMÜZE TAŞIYOR
Caminin alçıdan inşa edilen mihrabı, altın tonlarında yağlı boya ile işlenmiş rumi motifler ve dualarla estetik bir görünüm sunuyor. Mihraba uygulanan boyama teknikleri sayesinde yüzeyde üç boyutlu bir etki oluşturulurken, desenler kabartma görünümüyle öne çıkıyor. Yazı panolarında “elif” ve “lam” gibi dikey harflerin birbirine oldukça yakın konumlandırılması, Selçuklu hat sanatı tekniklerinin kullanıldığını gözler önüne sererken, Selçuklu geleneğinin izlerini günümüze taşıyor. Öte yandan yapılan incelemeler, mihrabın zaman içinde gerçekleştirilen onarımlar sırasında yenilendiğini ve üzerindeki yazıların büyük ölçüde değiştirildiğini ortaya koyuyor.
Kaynak:Ankara Ulus Gazetesi

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.